"Of, yoruldum!" Jimin yatak odasına girdiğinde, bir eli belinde, diğeri artık büyümüş karnındaydı. Kendince haklı isyanına karşı eşi sadece kıkırdarken, o şekilli kaşlarını çatmıştı hafiften.
"Sadece yemek yedin Jimin, abartmıyor musun?" Jeongguk yatakta kıpırdanıp, kendisine adımlayan omegaya yer açtı çokça ve arkasındaki yastıkları kabarttı onun rahat edebileceği şekilde. Yüzündeki gülümseme bir an olsun silinmiyor, hatta omegası kendisine yaklaştıkça büyüyordu.
"Ben değil, bebeğimiz yiyor. Ayrıca mutfaktan buraya yürümek yordu beni." omega sinirle homurdanıp, eliyle karnını okşadı. Sevimlilikten öteye gidemeyen tavırları eşinin içini sıcacık ediyordu. Hamilelik ona öyle bir güzellik, öyle bir sevimlilik katmıştı ki, daha tombullaşmış yüzü ve bedeni ile yusyuvarlak bir kedi gibi hırçın ve sırnaşıktı şu sıralar.
"Mutfak yan tarafta-" diye cümlesine başlayan alfaya büzülmüş dudakları ile homurdandı omega, yürümeyi bırakarak nefeslerini düzenlemek için odanın ortasında dikiliyordu. Ve öyle bir bakmıştı ki oradan, alfanın anında geri adım atmasına sebep oldu. "Ama sen iki canlısın, o yüzden oluyor tüm bunlar." diye eşinin klasik sebebini ortaya sundu. Bu cümle ile gülümsedi omega ve başını salladı.
"Aferin Jeongguk, arada bir kullanıyorsun kafanı. Dua ette, çocuğumuz bana çeksin ve zeki olsun." iğneleyerek konuşmasına gülümsedi alfa. Garip bir hormonal değişiklik söz konusuydu bedeninde, gerçi Jimin önceden de aman aman tutarlı davranmazdı ama hamileliğinden bu yana daha da zordu işler. Alfa çıplak üst bedeninde bir ürperti hissettiğinde başını camdan yana döndü. Yağmur aralıksız bir şekilde köylerini esir alalı bir hafta oluyordu. Denizin hırçın dalgaları kıyıya çarparken aralık duran camdan iç ferahlatan o manzaranın keyfini çıkarmak adına denizin huzurlu kokusunu çekti içine.
Jeongguk tekrardan eşine döndüğünde onun yatağa vardığını gördü. "Artık altına bir şeyler giymelisin Jimin, sonbahar aylarına girdik." Jeongguk bu görüntüden her ne kadar hoşnut olsa da, eşinin üşüyeceğini düşündüğü için böyle bir uyarı yapma gereksiniminde bulundu. Yatağa varmış olan omega oflayarak önce sağ dizini koydu yatağa, ardından yerinde hafifçe sekerek yatağa tam anlamıyla geçiş yaptı. Alfa yardım için elini uzatmak istese de, omegadan fırça yiyeceğini bildiği için bir şey söyleyemiyordu. Jimin hamilelikten dolayı aldığı kilolarının sebebini, eşine ve onun asla bıkmadan gösterdiği ilgisine bağlıyordu. Yürüyeceği mesafeleri Jeongguk sayesinde kucakta giderek hallediyor, bin bir çeşit lezzeti önüne yine eşi koyuyordu. Asla ama asla ilgisini azaltmadan baktı Jeongguk Jimin'e.
"Sıkıyor onlar!" sinirle homurdanıp, onun için kolunu açan alfaya sığındı Jimin. Soğuk havalara inat içini sıcacık eden his aşktı ve şuanda etrafını saran Jeongguk yalnızca kalbine bulaştırdığı sıcakla değil, bedenen de en iyi ısıtıcıydı. "Ne yapayım, oğlumuzu orada sıkıştırayım mı?" diye sordu büyük olan.
"Tabi ki de kızımızı sıkıştırmanı istemem ama, senin de üşümeni istemiyorum." sürekli yapılan bir tartışmanın fitilini ateşleyen cümleyi Jimin kurdu, Jeongguk ise düşünmeden çaktı kibriti. Cinsiyetini bilmedikleri evlatları üzerinden sürekli tahminde bulunan ikili, sürekli kendi hissettikleri cinsiyeti söylüyor ve tatlı bir atışma başlatıyorlardı. Jeongguk soğuk olduğunu adı gibi bildiği bacaklara elini koyup onları okşarken ısıtmayı hedefliyorken, Jimin, alfanın göğsünde amaçsız şekiller karalıyordu işaret parmağı ile.
"Oğlumuz Jeongguk, oğlumuz olacak." Jimin ısrarla mırıldandı. Ama kimse alfaya kızını reddettiremezdi.
"Hayır, kızımız olacak. Babasıyım ben onun hissediyorum." alfa omegasının bacaklarındaki elini şiş karnına atıp okşadı hafiften. "Değil mi benim güzelim? Şirin mi şirin, güzeller güzeli, yetenek abidesi bir kızımız olacak." dedi sesini incelterek, hatta garip bir tona sokarak. Omega buna kıkırdamamak için yanaklarının içini ısırdı. Kocaman alfa, şeker oluyordu karnı ile iletişim kurmaya çalıştığında. Yüzünü eski haline getirdi ve minik elini, karnındaki eşinin eli üzerine hızlıca vurup kaçırdı. Böylelikle alfa hemen geri çekti ellerini.
ESTÁS LEYENDO
Lacrime Di Loto ~ Jikook
FanfictionGenç Kral elindeki yarısı yanmış defterin sayfalarına bakarken, karaladığı mısralarda okuyordu yitirdiği eşini ve az uz gözüken resimlerden kavramaya çalışıyordu güzel yüzünü. Eli yavaşça boynuna kayarken izi kalmış silik mührünün varlığını bir kez...
