"Tamam annee."annemin dikkatli ol uyarılarına bininci cevabımı verirken çoktan evin kapısını kapatmıştım. Evin kölesi yani ben Park Jineul ramen almak için iki sokak ötedeki markete gönderiliyordum. Gün geçtikçe ayrı bir evde yaşama isteğim daha da çok artıyordu. Ama lanet olsun ki sadece 17 yaşındayım !
Soğuk havada sadece bir hırkayla çıktığım için içinden kendime söverken çoktan markete yetişmiştim. İçeriye adımı attığım da sıcak hava dalgası yüzüme çarptı. Cidden mükemmel hissettiriyordu. Hemen annemin istediklerini alıp en sevdiğim şey yani çilekli sütlere doğru ayaklarımı sürüye sürüye gitmeye başladım.
Tam yetişecekken uzun boylu birisi son kalan çilekli süte elini uzattı. Bense o almaması için koşarak tabiri caizse balıklama dalış yapıp elindeki sütü hırsla çektim.
"İşte bu be" dedim hala üstünde olduğum çocuğu unutarak.
"Üstümden kalkmayı düşünüyor musun?"
"Ah, özür dilerim bir anda süt kalmayınca kendimden geçmişim." Dedim çocuğun üstünden kalkarken .
"Önemli değil eğer söyleseydin verebilirdim. Bu kadar hırs yaptığına göre gerçekten çok seviyorsun çilekli sütü." dedi gülerek.
"Bu arada ben Hyunjin .Hwang Hyunjin ve sanırım artık yeni yan komşunuz." Demek annemin bugün misafirliğe gittiği yeni komşu bu çocuktu.
"Gerçekten mi çok memnun oldum.Bende Jineul. Park Jineul. Buraya taşındığınıza göre Seoul Lisesi'ne kaydını aldırmış olmalısın?"dedim
"Evet yarın ilk günüm ve sanırım biraz heyecanlıyım."
Demek bizim okula geliyordu. Hmm acaba hangi sınıfa? Herneyse beni ilgilendirmez.
"Peki tanıştığıma memnun oldum Hyunjin" deyip elimdeki sütümü ödemek için kasaya doğru adım atacakken Hyunjin birden kolumu tuttu.
"Jineul ben buraları pek bilmiyorum da beklesen beraber dönsek olur mu eve?"
"Tabii şunu ödeyip hemen geliyorum." Dedim ve kasaya doğru yürümeye başkadım Hyunjin de peşimden geliyordu. Hemen parasını kasiyere verip Hyunjin'in yanına gidip marketten dışarı çıktık.
Kapıdan çıkar çıkmaz yüzüme vuran soğuk havayla titredim. Hyunjin'e belli etmeden daha sıkı sarıldım üstündeki ince hırkaya.
"Sende mi Seoul Lisesi'ndesin ?"
Üşüdüğümü belli etmemeye çalışarak cevap verdim "Evet"." Ama ister istemez konuşurken dişlerim birbirine çarpmıştı. Bunu gören Hyunjin hemen üstündeki ceketi çıkarmaya çalıştı.
"Gerçekten gerek yok hiç üşümüyorum bak ."diyip üstümdeki hırkayı aşağı indirip üşümediğimi gösterirken hesaba katmadığım bir şey vardı . O da içimdeki kısa kollu ünce tişörttü. Hırkayı çıkarırken daha çok üşüdüm ve dişlerim daha hızlı birbirine çarpmaya başladı. HyunJin üstümdeki hırkayı omuzlarıma çekip tekrar giydirdi ve gülerek üstündeki ceketi çıkarıp omuzlarıma bıraktı.
"Neden bu soğukta bu kadar imce bir şeyle dışarı çıktın?" Dedi eve doğru yürürken.
"Annem çok konuşunca sinir krizi geçirmemek için evden kendimi nasıl attığımı bilemedim." Dedim gülerek. HyunJin bunu duyunca kıkırdadı ve "Annenle tanışmak istiyorum." Dedi gülerek.
"Emin tanışmak istemezsin. Gördüğü her genç çocuğu bana yamamaya çalışıyor." HyunJin buna kahkaha atınca ben de sesli gülmeye başladım apartmanın bahçe kapsından içeri girerken.
Fakat gülmem karşımda ki kişiyi görmemle durmuştu. Gülümsem yavaş yavaş silinirken ağzımdan tek bir kelime döküldü.
"Jongin."
Selammmm Ay ilk hikayemi yazıyorum dkjdjxjd Umarım beğenirsiniz Aslında daha uzun yazardım da çok uykum var yarına yetiştirmem gereken bir ünitelik matematik testim var ben daha yeni başlıycam wğqpqpoasppwü
Lütfen bol bol yorum yapın ve oylayın sınır dolsun hemen yeni bölüm atıcamm Hepinizi çok seviyorum lütfen ödevlerinizi son güne bırakmayın osowoqpdjqoü
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.