Karşısındaki adamın bakışları; ruhsuz ve bir o kadar zalim olduğunu andırır bir tondaydı, acımasızdı.
"Seni, şimdi.." diye fısıldarken kadının kulağına, nabzı kulaklarında atmaya başlamıştı kadının.
"Aramızda olan, siktiri boktan gerçekleri umursamadan arzuluyor oluşum, şeytanın tanrıya karşı gerçekleştirdiği isyanın varoluşuna sebebiyet kılar mı? " dedi, ellerini kadının kalçalarında gezdirirken.
Vücudunda gezinen eller ve dâhi kulağına fısıldanan sözlerle; kesilmek için fırsat kollayan nefesi, isteğine kavuşmuştu kadının.. nefesi kesilmiş, kalp atışları hızlanmıştı.
Direncini kaybetmiş, şeytana boyun eğmişti kadın zifiri karanlıkta;
Tehlikeye karşı duyduğu arzusuyla, yasak olan sınırları çiğneme dürtüsüne engel olamıyordu.
Adam, şeytanın vücut bulmuş haliydi; Kadınsa, kanadı kırılacak olan bir meleğin sembolü.
Kasıklarında oluşan tatlı sızıyla, rolleri değiştirme yönünde adımını atmıştı kadın.
Bedenini; karşısındaki adamın sertliği üzerine bastırmış, dudaklarının üzerine doğru vermişti nefesini.
"Peki ya benim.." dedi, vücudunu dakikalardır bedeniyle teftişe çıkan zifiri karanlıkların sahibine.
"Aramızda geçen, siktiri boktan gerçekleri umursamadan.. sen tarafından arzulanmak istemem beni kuralsız kılar mı?"
Duyduğu sözler karşısında, adamın yüzünde şeytani bir gülümseme peyda olurken, kadın zevkten kıvranıyordu bedeni üzerinde yangın ateşini harmanlayan adamın kolları altında.
"Büyüleyicisin." dedi adam tutku dolu bir sesle.
"İnsan oğlundan nefret eden şeytanı, kendine kul edecek kadar"
Ateş ve barut birbirleriyle harmanlanırken, geri dönüşü olmayacak olan bir yola adım attıklarından habersizlerdi.
Ortama tek bir şey hakimdi;
Gözlerinin içerisinde yer edinen tutku, bedenlerinde kıvılcımlaşan arzu.
Ruhunu darma duman eden adam, kadını bütün benliğiyle kendine ait kılarken bundan sonrası belliydi kadın için;
Zaman; geri dönüşü olmayan bir girdaptan ibaretti.
Girdabın ortasında; sürüklenip giderken, yolunu arayıp da bulamayan kadından.
Karanlık, önce zihninde yer edinecekti kadının. Sonrasında ise; edindiği bölgeyi saf dışı bırakacak, böyle böyle derken kademe kademe erişecekti kadına, aciz kılacaktı karşısındaki bedeni.
Beyazlar susacaktı, zifiri karanlıklar konuşacaktı.
Siyaha bürünen hayaller, günâhkarlığı cezbedici kılacaktı dönüşü olmayan bir şekilde.
Ne kötülük,
Ne de iyilik kazanacaktı.
Kazanılan tek şey; kulağa ilişen kıyamet alametinin çan seslerinden ibaretti.
Herkese merhabalaar! Yeni bir hikâye ile başbaşayız bebişkolarıım.. umarım, beğenirsiniz. Sizlerle bir şeyler yapmak, muazzam ötesi ❤️
Sınır: 150 vote, 400 yorum.
Sınır geçildiği andan itibaren yeni bölümler yayınlanmaya başlayacaktır.
YOU ARE READING
Müphem +18
General Fiction||Karşısındaki adamın bakışları ruhsuz ve bir o kadar zalim olduğunu andırır bir tondaydı. "Seni, şimdi.." diye fısıldarken kadının kulağına, nabzı kulaklarında atmaya başlamıştı kadının. "Aramızda olan, siktiri boktan gerçekleri umursamadan arzuluy...
