Y.N: Medyaya düştüm...
Öğle tenefüsü çalmıştı. 11. Sınıflardan Levi Ackerman, yemekhaneye tek başına indi. (Y.N: Levi'yi asosyal yaptım eheh) Levi yemeğini alıp sandalyesine oturur oturmaz arkasından cırtlak bir ses bağırdı.
"LEVİİĞH"
Levi,"Ne var dört göz?"
Hanji, "Yemegimi senle yiyebilir miyim?"
Levi, "E oturdun ya zaten."
Levi yemeğini yedikten bir kaç dakika sonra elini yıkamak için kalktı ve tuvaete yöneldi.
Levi elini yıkarken kapı birden çarparak açıldı ve tuvalete 3 kişi girdi. Levi onları görmezden gelip çıkmaya çalışacaktı ki, bir çocuk Levi'nin beline dokunarak elini kalçasına kaydırır. "Naber güzellik?" (Y.N: Selam bebek ben kebelek) Levi dirseği ile çocuğun burnuna vurduktan hemen sonra iki kişi hemen koluna yapıştılar. Diğer çocuk ise burnunu tutup geriye sendeledi, "Hah seni kaltak!"
Levi hemen ayağı ile çocuğun ayağına tekme atar ve çocuk düştüğünde boş kalan eliyle diğer çocuğun karnına yumruk attı.
Levi tuvaletten titreye titreye çıktı, ve direk sırasına geçip kafasını gömdü. Kafasını gömer gömmez zil çalınca öfleyerek kafasını kaldırdı. Levi dersin dersinin fizik olduğunu hatırlayınca, içini bir mutluluk sardı. Levi'nin en sevdiği ders fizikti. İçeri fizik öğretmeni olan Eren Jeager girdi. Eren, okulda öğrenciler arasında bayağı popüler bir öğretmendi. Saçları uzundu ve arkadan topuz yapıp bağlıyordu. Önlerden ise hafifçe uzamış saçları anlından gözlerine zarifçe düşüyordu. Bayık bakan orman yeşili gözleri vardı. Özellikle kızlar arasında çok popüler bir öğretmendi. Öğrenciler bağzı tenefüslerde Eren'i rahat bırakmıyor, bildikleri soruların cevaplarını bile sorabilecek kadar ileri gidiyorlardı onunla zaman geçirebilmek için.
Eren sınıfa girince herkes ayağa kalktı, ve Eren direk derse başladı. Levi normalde dersleri pür dikkat dinleyen bir öğrenci olmasına rağmen kafası dağınıktı ve dersle alakası yoktu. Eren bunu dersin ilk 5. Dakikasında fark edip Levi'yi dersten sonra odasına çağırdı.
Eren Aynı zamanda rehber öğretmeniydi. Daha önce psikolojide okumuştu ve çokta iyiydi. Kendine ait odası vardı. Öğle aralarında genellikle o odada takılıyordu. Tabi okulda sadece Eren rehber öğretmeni değildi.
Levi, Eren'in odasına girdi ve sandalyeye oturdu.
Eren, "Levi, sorun ne dersi pür dikkat dinlerdin her zaman, mutsuz ve kafan dağınık gibi duruyorsun seni tedirgin eden bir durum mu var?"
Levi "Bir sorun yok efendim."
Elleri ile oynamaya başlayınca, Eren şüplendi ve gözlerini kıstı, ve sonra Levi'nin dizlerinin hafifçe titrediğini fark edince bir şeylerin ters gittiğini anladı.
Eren üstüne gitmemeye karar verdi, ne de olsa levi illaki Eren'e ne olduğunu anlatırdı.
"Tamam Levi-kun. Eğer bir sorun yoksa çıkabilirsin."
Levi sessizce ayağa kalktı ve kapıya yürümeye başladı. (Y.N Eren de sana yürüsün oh mis) Tam elini kapı kulpuna attığında "Bir sorun olursa ne olursa olsun bana anlatabilirsin Levi."
Levi duraksar, sonra kapıyı açıp odadan çıktı.
Bir kaç dakika sonra zil çaldı ve herkes okuldan çıkıp evlerine yöneldi.
Levi'yse kulaklığını takıp sevdiği grup olan Linkin Park'ı dinleyerek eve yol aldı.
Levi evinde tek yaşıyordu. Uzun süre önce annesini kaybetmişti. Babasını ise hiç görmemişti. Tek akrabası, amcası olan Kenny Ackerman'dı. Amcası ise Levi'ye bakmak istemiyordu. Onun yerine her ay yüklü miktarda para gönderiyordu.
Levi eve girer girmez (Y.N: Oo zarf fiil) odasına girip yatağına yattı ve kafasını yastığa gömüp sessizce ağlamaya başladı.
~~~
Levi aslında çok popülerdi ama soğuk davranışları, diğer insanları onla konuşmaktan uzaklaştırıyordu. Tek arkadaşı diyebileceği kişi ise Hanji'ydi. Biraz çatlak olsada Levi ona sıcak hissederdi. Hanji ise herkese kendini sevdiren manyak bir karıydı.
Yorumlamayı ve oylamayı unutmayın (っ◔◡◔)っ
YOU ARE READING
Physics | Ereri |
RomanceEren 26 yaşında bir fizik öğretmeni ve 17 yaşındaki Levi...
