Peggy, Liam, Joe ve Edna ile her zamanki mekanımızda otururken tuhaf bir şeylerin olacağını sezdim. Liam gülmemek için zor duruyor gibi görünürken Peggy ise aşırı heyecanlı duruyordu. Durumu fark etmem kaşlarımın katılmasına sebep oldu. Tam önümdeki iki arkadaşımı parmağımla işaret ederek "Siz iki salak neler çeviriyorsunuz?" dedim ciddi bir sesle. Liam dayanamayarak kahkaha atmaya başladığında Peggy susması için omzuna vuruyordu.
Liam'ın susması için bir süre bekledim, fakat sikik bir bozuk plak gibi hala gülmeye devam edince işe el atmanın vaktinin geldiğini anladım.
"Seni am beyinli neye güldüğünü söyleyecek misin? Yoksa kafanı ayaklarımın altına mı alayım?"
Arkadaşım şakacı bir insan olmadığımı bildiği için hemen ciddileşince suratımda yamuk bir sırıtış oldu. Liam'ın bozulan ifadesini gören Peggy üfleyerek sevgilisinin omzuna acıtmayacak bir yumruk attı. "Sakın Liam!"
Uyarısı kaşlarımın daha da çatılmasını sağladı. Masadaki diğer arkadaşlarıma döndüğümde onlar da en az benim kadar meraklı görünüyordu. Anlaşılan aşk kuşları kafalarında kurdukları çocuksu plan her neyse diğerlerine söylememişti.
Liam, Peggy'ye bir kez daha dönüp bakmadan bakışlarımızı buluşturdu.
"Farkında mısın kardeşim, masadaki tek sap sensin."
"Bana masadaki tek akıllıymışım gibi geldi." gülerek söylediğim şeye karşı kızlar gözlerini devirdi.
Liam cevabıma karşılık derin bir nefesi dışarı bıraktı. "Hazza, Hazza, Hazza." dedi bıkmış bir ses tonuyla. "Bugün bunu değiştireceğiz." diye devam etti.
Tek kaşımı sorgulayıcı bir şekilde kaldırdım.
"Eğer demek istediğin..."
Peggy sözümü keserek "Sana birini ayarladığımızsa evet doğru, teşekkür etmene gerek yok." dedi elini havada sallayıp gülümserken.
Beth'den sonra kimseyle olmamıştım, o bana kadınlara güvenmemem gerektiğini en acı yolla göstermişti. Artık kadınlarla olmak istediğim tek ilişki yatakta -ya da arabada, ya da havuzda...- yapılabilecek ufak edepsizliklerdi o kadar. Yaşadığım onca dramaya şahit olup bana bir kaltak ayarlamaya çalışmaları son raddeydi.
En yakın arkadaşıma yumruk atmakla masadan kalkmak arasında gidip geldim.
Masadan kalkıp sakinleşince onun ağzına sıçmaya karar verdiğim sırada kafeye giren kızıl saçlı hatunu fark ettim.
Üstündeki deri ceketi ve karışmış kızıl saçlarıyla oldukça özensiz ve seksi duruyordu. Kafamda onu düzme düşüncelerinden çıktığımda masamıza doğru geldiğini fark ettim.
Tam önümde durduğu sırada Liam ve Peggy'de ayaklanıp önümdeki pilice sarıldılar. Daha sonra Peggy onu bana doğru çevirdi. "Riley, Harry Styles. Harry , Riley Wanderwaal." dedi.
Yaklaşık 2 saniye önce adının Riley olduğunu öğrendiğim kadın yüzünde tehlikeli sayılabilecek -bir o kadar da seksi- bir gülümsemeyle elini uzattığında aynı şekilde karşılık verdim.
"Eğer bu bana ayarlamak için bahsettiğiniz Harry ise söylemlerinize göre kesinlikle daha suratsız birini bekliyordum." omuz silkti ve eliyle beni göstererek "Bu çocuk varlığımı fark ettiği an ayağa kalktı yahu, neresi kaba bunun?"
"Aslında onun için kalkma-"
"Sorun değil, benden herkes etkilenir. Seni suçlamıyorum Harry."
Kaşlarım şaşkınlıkla kalkarken Liam'a döndüm. "Bu kız ciddi mi?" diyerek samimiyetsizce güldüğümde o sadece omuz silkip Peggy'nin yanındaki sandalyeye oturdu. Hala ayakta olan bana aşağıdan bakarak "Bu kadar kibarlık yeter Harry, oturabilirsin." dedi.
Liam'ın çevresindeki normal olmayan tek arkadaşının ben olmadığımı biliyordum ama bu kadın kesinlikle üst düzey manyaktı.
Yeni hikayeyle buradayım. Uzun süredir wattpad'e giremeyecek kadar çok şeyle uğraştım fakat artık sıkça burada olacağım. harrythemoststyles bugün bana "bir şeyler yap." yazmıştı TABİ Kİ ONU KIRAMAZDIM ve hemen taslaktaki bu hikayemi çıkardım.
Bu arada Riley için tam kafamdaki karakteri bulan @harrysbrunettegirl bölüm senin, tekrar teşekkür ederim. ❤️
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.