tek bölümlük bir kitap olucaktır.
o, bir ressamdı fakat hiç bilmediği birisine aşık olan ressam, kim taehyungtu.
sokak sanatçısı her gün ki gibi sahil kenarına gelmişti.
yaz ayıydı bu yüzden turistler onun resimlerine dikkat edebilir ve ona portelerini çizdirebilirdi.
mantıklı bir seçenekti.
katlanabilir sandalyesini açtı ve kumların uzak kaldığı kaldırıma koydu. şövalyeyi sabitledikten sonra kalemlerini tek tek hazırladı ve hazırdı.
şimdi eksik olan tek şey ilhamdı.
kutusundan bir tane kalem aldı ve aklındaki boşluğu doldurabilecek şeyler çizdi.
ilham bir türlü gelmiyordu her zaman eksik olmayan şey bu kere yoktu.
bir şeyler bulma umuduyla etrafını dikkatle inceledi.
karşısındaki kumsaldan bir kişi dikkatini çekmişti.
kumlarda, elleri arkasında destek alarak uzanmış sadece denizi izliyordu.
sanatçı, siyah saçları hafif rüzgar ile uçuştukça gülümseyen o adamın büyüsüne kapılmıştı. o gülümsedikçe ruhundaki sevgi ışıkları daha çok aydınlanıyordu.
taehyung, düştüğü anlık durum için fazlasıyla şaşırmıştı çünkü hayatında hiç böyle hissetmemişti. hayranlık mıydı yoksa daha fazlası mı ?
bu duygu her ne ise taehyung'u fazlasıyla etkilemişti. güçlü hissediyordu, hiç hissetmediği kadar.
ani gelen his ile şövalyesini kumsaldaki adama doğru çevirdi ve çıkartmaya gerek duymadığı boyalarını, paletini çıkardı.
karşısında gördüğü adamı çizmeye odaklanmıştı. etrafındaki kimseyi görmüyor,sabahın güzelliği ile aydınlanan gökyüzünü umursamıyordu.
sadece ama sadece onun için gülümseyen adam vardı.
uzun uğraşları sonunda bitirmişti. çizdiğinden memnundu. kendini tatmin ediyordu fakat yanıtlayamadığı bir soru vardı.
neden gülümseyen adama karşı savunmasız kalmıştı ?
sadece bir gülümseme yüzünden miydi yoksa içtenlikle hiç kıpırdamadan -yüzündeki o eşsiz gülümsemesi eksik olmadan- doğanın güzelliğini izlemesi mi ?
ne olduğunu bilmiyordu fakat bildiği şey ikisinden de fazlasıyla etkilenmiş olmasıydı.
taehyung gelen cesaret ile tablosunu aldı ve gülümseyen adamın yanına doğru gitti.
her adımları içindeki merak duygusunu körüklüyordu, kalbinin daha hızlı atmasına sebep oluyordu.
"merhaba." sesinde içinde olan heyecan duygusunu belli etmediğini umdu.
adam affalamışcasına taehyung'a baktı.
"merhaba." taehyung az önce hayran kaldığı gülümsemeyi canlı gördüğü için ruhunun bir anlığına tanrıya şükür etmek için bedeninden uzaklaştığını düşündü.
koltuk altına sıkıştırdığı tablosunu çıkardı ve ona doğru uzattı.
"ilham aradığım sırada sizi gördüm, gülümsemeniz ve gökyüzüne olan bakışlarınız çok hoşuma gitti. bende bunu çizdim. umarım rahatsız olmamışsınızdır."
gülümseyen adam ayağa kalktı ve tabloyu sahibinin ellerinden aldı.
gülümseyen adam kendisinin olduğu tabloyu incelerken, taehyung'ta hayran olduğu adamı inceliyordu.
YOU ARE READING
just love
Fanfictionvmin is just love but this love covers the world. -tek bölümlük-
