I

34 3 0
                                        

Yüzüne vuran sıcaklıkla uyandı Jimin. Ellerini yüzüne vuran güneşe siper etmek için havaya kaldırırken bir yandan gözlerini açmaya çalışıyordu.

Neredeyse öğlendi. Bu kadar geç uyanmasının sebebi dün gece uzun uzun Yoongiyle vakit geçirmesiydi. Yoongi Jiminin kucağındayken fısıldamıştı 'seni seviyorum'

Jimin yüzünde kocaman bir gülümsemeyle açtı gözlerini. Elini yatağın sol tarafına attı yavaşça. Eline gelen sıcak bedeni hissedemediğinde tamamen uyanmıştı artık.

Yataktan yalpalayarak kalkarken bağırdı kısık sesiyle "hyung!" Cevap gelmeyince odanın bir köşesinden aldığı eşofmanı üstüne geçirdi. Ev soğuktu. Dökülen turuncu yapraklar yerini beyaz kar tanelerine bırakacaktı artık.

Mutfağa doğru ilerlerken odaları gezip Yoongiyi arıyordu. Baktığı hiçbir yerde yoktu. Mutfağa girip buzdolabını açtığınta yumurta kalmadığını fark etti.

Yoongi büyük ihtimal markete yumurta almaya gitmişti. Asla yumurtasız kahvaltı etmezdi. Rahat bir şekilde mutfağa girip birşeyler atıştırdı. Salon kaltugunda duran üstlerini örttukleri battaniyeyi katladı. Boş kupaları mutfağa taşıdı. Minin suyunu doldurdu, mamasını verdi.

Yoongi çoktan işini bitirmiş olmalıydı. Telefonunu açtığında ekrandaki fotoğraflarına uzun süre gülümseyerek baktı ve ardından sevgilisini aradı. Evden Yoonginin telefon sesi yankılanıyordu. Jimin hızla başını kaldırıp telefonun sesine doğru ilerledi.

Yatak odasına geldiğinde birkaç kitabın altındaki çalan telefonu gördü. Eline alırken düşünüyordu. Yoongi telefonunu asla unutmazdı.

Dışarı çıkmaya yeltendiğinde aklına geldi. Yoongi telefonunu unuttuysa anahtarı da unutmuştu. Eve geldiğinde kapıyı açamaz düşüncesiyle içeri girdi Jimin.

Bekledi.

.....

Gözleri acıyordu Jiminin. Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Yoongi gelmemişti. Hiç yok gibiydi. Elindeki Yoonginin telefonunu çevirmeye başladı Jimin . Düşünüyordu.

Elektirikler kesildiği için karanlıktı ev. Korkuyordu Jimin. Yoongi yanında değildi. Burda olsaydı kollarının arasına alırdı Jimini. Sohbet ederlerdi mum ışığında.

Yoongi nerdeydi. Hiç gecikmezdi bu kadar. Içindeki korku gitgide büyüyordu. Dayanamadı çıktı evden.

Yoonginin sık sık gittiği bara baktı. Yoongi gelmediğinde genelde kendini bu barda dağıtırdı. Her zaman Jimin onu bulur evine getirirdi.

Parkları sokakları gezdi Jimin. Hiç bir yerde yoktu. Aklına kötü şeyler gelirken gözleri dolmuştu Jiminin. Arkadaşı da yoktu.

Son çare olarak Yoonginin ailesinin evine gitmişti. Korkarak çalmıştı kapıyı. Jimin Yoonginin ailesiyle arası pek iyi değildi. Kapıyı açan babasıydı. Yoonginin babası Jiminden nefret ederdi. Yoonginin eşcinsel olduğunu öğrendiğinde daha da kabarmıştı öfkesi. Evinden ayrılmak zorunda kalmıştı sevgilisi. O gece zor toplamıştı Jimin Yoongi.

"Ne istiyorsun"

Adamın sesiyle kendisine geldi. Karşısında ona çatılmış kaçlarla bakan adama korkuyla bakarken cevap verdi.

"Yoongi burda mı?"

Zaten çatılan kaşları daha da çatıldı. Sinirle bağırdı.

"Hayır! Yok!"

Yüzüne kapandı kapı. Gözleri doldu. Öylece baktı kapıya. Yalnız yürüdü evine. Karanlık sokakta yapayalnız. Ağlıyordu bir yandan da. İlk defa o gece Yoongisiz uyudu. Yüzünü yastıkla kapadı. Ağlamamaya çalıştı. Zihnini susturmayı denedi. Susturamadı. Çünkü zihni bağırıyordu tüm sessizliğiyle.

Yoongi yok.

Merhaba arkadaşlar yazdığım ve yayınladığım ilk fic. Kısa bir hikaye olacak. Bin turnaya hep inanmışımdır. Sizde Yoonmine inanın.😊😀😍

BİN TURNA •yoonmin•Stories to obsess over. Discover now