Beklenmeyen Misafir...

2.8K 192 3
                                    

İkisininde yüzleri kireç gibi olmuştu. Şengül Burağı görünce kalakalmıştı.

Burak donmuştu adeta.. Arkadan gelen sesle ikiside kendilerine gelmişti.

"Hadi ama ne paraymış! Kızım versene şoför beye parayı ne bekliyorsun." demeleriyle Burak parayı uzattı.Şengül titrek elleriyle şoföre vermiş şaşkınlıkla dışarıya bakıyordu. Burağın planlarında Şengül için dedikleri Şengülü sinirlendirmişti. Çok sinirliydi ama taa ki onu beklenmedik bir şekilde görünceye kadar..

Burak Şengüle bakıyordu. Şengül ise yan dönmüş Burağı izliyor içinden saydırıyordu.

"Allahın çapkın yaratığı.. Nolacak sanki bende katılsam piknik planına.. Bide neymiş uğraştırıyormuşum. Sen daha uğraştırma görmemişsin. Hem gıcık olanda sensin. Oraya plan diye gidip kız bakacak sanki ben enayiyim yemezler.. Burak efendi piknik ayağına.. Neyse ya banane ki naparsa yapsın pislik. Benden uzak olsun da.." demişti. Burak sanki Şengülün içinden geçenleri okur gibi iç sesiyle konuşuyordu.

"Sanki ben bilmiyorum seni. Tipe bak ya bide kendini bişey sanmalar afralar tafralar. Hiç sevmem aman bana uzak olsun da bide pikniğe getirecekler bunu. Bir köşeye otursun dursun sanki napacak bende işime gücüme bakarım. Yoluma taş koymasında.."

diyerek sırıtıyordu içten içe..

Şengül: "Çok mu komik pis pis sırıtıyorsun?

Burak: "Sana mı güldüm sanki.. Allah Allah ya Sabır.. Herşeyi üstüne alınıyorsun. Sana bakmam alınacağın en son şey bile olmamalı.."

Şengül: "Cevaplara bak ya. Hem sırıtıp duruyorsun bana bakarak sonra da.. Pardonda sen kimsin ki ben alınayım ? Basbaya bakıyordun yani. Tabi senin gözler rahat durmadığı için farketmemişsindir ." diyerek gülmüştü.

Arka koltuktan bir Teyze bize doğru bakarak : "Yeter artık ya taa önden sesiniz buraya geliyor. Gidin başka yerde tartışın. Buraya gelmiş sevgilisine hesap soruyor. Kızım! Git başka yerde sor sevgiline burası Otobüs." demişti. İkimizde sinir ve şaşkınşıkla açılan gözlerimizi birbirimize dikmiştik.

Burak: "Mümkünse müsait bir yerde inebilir miyim!? Malum etrafta deli çok." demişti. Tam kızacaktım ki kapı açıldı ve Burak sinirle inmişti otobüsten.

Otobüsten indiğimde "Ne sevgilisi ya ne sevgilisi ben bu kızı Arkadaş niyetine bile almam yanıma kaldı ki Sevgilim"

Şengülde içinden saydırıyordu " Neymiş efendim sevgilimmiş. Ne sevgilisi ya bildiğin Öküz bu çocuk Odunluk desen bir numara zaten. Bide sevgilimi olacaktım. Iyy uzak olsun uzak." dedikten sonra Şengülde otobüsten inmişti.

Emre arsayı satmak için gitmişti. Adamla konuştuktan sonra işi halletmiş. Artık o arsa satılık bir arsa olmuş. Burağın annesinden kalan son yer yok oluyordu.

Akşam olduğunda Emre eve erken gelmiş Burağı beklerken gelen sesle şaşırmıştı

"Sabahtan beri çıkmadı aklımdan ya. Bide sevgili diyor. Ben ve o mu? İğrenç olurdu eminim. Saçmalığa bak!" dedi.

Emre: "Ne sevgilisi ne oluyor?" demesiyle Burak baştan sona anlatmıştı olanları..

Emre kahkaha ile gülerek

"Vaaay demek yeni yenge yaptın ha bide en sevdiğin Şengülü. Helal olsun kardeşim. Allah ayırmasın inşAllah."

Burak: "Bravo .. Sen dalga geç geç ben böyle yap diye mi anlatıyorum. Haa bu arada Burcuyu gördüm seni soruyordu. Yengem duymasın değil mi abiciğim "diyerek sırıtıyordu. Emre gülen suratını bozarak ciddileşmişti.

"Ne var ne istiyorda beni soruyor?"

"Valla onunla en kısa sürede konuşmalıyım ve.."

"Devamı ne ? "

" Ve seni sevdiğini söyledi." demesiyle Emre sinirlenmişti. Tam züleyha ile araları olmuş ve onu çok sevmişken çıkan bu saçmalığa anlam veremiyordu.

Emre yemeğini bırakıp odasına çekilmişti. Telefonunu alıp züleyhaya mesaj atıyordu.

"Güzel yüzlüm. Seni çok özledim. Yarın olmadan seni görmek istiyorum" yazıyordu.

Züleyha bu mesajı aldığında şaşırmıştı. Çünkü emre hiç böyle birşey yapmamıştı. Züleyha emreye

"Sadece cama çıkabilirim" yazmış. Emre gülerek çıkıyordu odasından. Kapıda ayakkablarını giydikten sonra kapıyı açtı. Karşısında gördüğü Burcuydu.. Bu kadar çabuk beklemiyordu.

"Ne var ne istiyorsun benden? Ne saçmalayacaksın ?"

"Şey. Dışarda konuşsak olmaz mı? "

" Hayır burda şimdi ne diyeceksen de işim var"

"İşin Züleyha mı?" demesiyle Emre sinirlenmişti.

"Birdaha adını ağzına alma! "

"Niye koşarak Züleyhaya gidiyorsun. Ben seni deliler gibi severken.."

"Defol git ! Ve sakın birdaha karşıma çıkma yoksa kötü olur" dedi ve kapıyı hızlıca kapatmıştı. Burcunun sözleri duyuluyordu

"Seni seviyorum ben Emre o kız seni sen onu sevsende ben o kızdan daha çok seviyorum ve seni asla bırakmayacağım. Şimdi git o kızın yanına nasılsa seninle olan son günlerini yaşıyor. Yazık.."
diyerek gitmişti. Emre kapıyı açtığında kimse yoktu. Koşarak Züleyhanın yanına gidiyordu. Züleyha camda onu bekliyordu. Tam cam kenarından ayrılacakken koşarak gelen birini gördü. Emreydi...

Tekrar cam'ın önüne geçmiş ikiside birbirine tebessüm ile bakıyordu. Emre eline telefonu almış birşeyler yazıyordu.

"Başıma gelen en güzel belam. Seni çok seviyorum. Ve ölene dek seninle olmak istiyorum. Seni hiç bırakmayacağım. Hep beraber olacağız inşAllah. " yazıyordu.
Züleyha şaşırmıştı. Noluyordu bu çocuğa? Durduk yere niye böyle şeyler yazıyordu.

Emre biraz durduktan sonra Züleyha içeri girmişti. Eve doğru yürürken aklına Burcu'nun dedikleri gelmişti. Onun bu dediklerinden sonra Züleyhayı kaybetmekten çok korkuyordu. Çünkü çok seviyordu. Kılına zarar gelsin istemiyordu. Züleyhaya bişey yapmasından ona saçma sapan şeyler anlatıp züleyhanın üzülmesinden çok korkuyordu.

Sabah olmuş okula doğru gidiyordu Emre..

Okulun kapısına gelince çok şaşırmış hatta elleri buz kesilmiş gördüklerine inanamıyordu. Çünkü Züleyha..

Haram Sevda.. (Düzenleniyor)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin