Bir uğultuyla uyandım. Olup bitenin farkında olmadan şaşkın ve uykulu gözlerle etrafıma bakınıyordum. Ev sahibi yine kira için kapıya dayanmıştı. Annem ve ev sahibi hararetli bir çatışmadayken ben onların aksine hiçkimseyi umırsamazcasına mutfağa indim ve buz dolabını açtım. Fakir bir ailenin ezik bir kızı olduğum için dolapta bir bardak süt, masanın üzerinde de yarım ekmek kalmıştı. Buz dolabını bu denli boş görünce bir an iştahım kapandı ve dolabı üzgün bir yüzle kapattım. Daha sonra giriş kapısından sesler yükselmeye başladı. Ben hala umursamaz bir biçimde ağzımda bir şarkı mırıldanarak mutfağın penceresinden dışarı bakıyordum. Bir an ev sahibinin 'kirayı 2 gün içinde getirmezseniz evi boşalmanız gerekicek' demesiyle mırıldandığım müziği bitirerek titrek ve bir o kadar da korkmuş bir biçimde ' aman tarım' dedim ve o an gözümden bir damla yaş aktı. Annem hızlıca kapıyı ev sahibinin suratın kapattı ve mutfağa geldi. Annem ne kadar üzgün olursa olsun bana bunu yansıtmamaya gayret eden güçlü bir kadındı. Çünkü benim annemde oydu babamda oydu o yüzden bana hep kendini güçlü gösterir herkesden sakınırdı. Evet, babamı 2 yıl önce kaybetmiştim.
Annem önce bana baktı yüzüne sahte bir tebessüm koyarak yanıma geldi gözlerime baktı. Üzgün olduğumu hissetmiş olmalı ki saçma sapan espriler yapıp beni güldürmeye çalışıyordu. Anneme dönerek üzgün bir surat ifadesiyle -bu kadın bizden ne istiyor. dedim Annem bir an yutkundu,kafasını önüne eğdi tezgahın üzerinde duran dün geceki portakallı meyve bıçağının yanındaki sigara paketini eline aldı ve ocağın altını yakarak sigarasını ateşledi daha sonra masaya oturdu bense kollarımı bağlamış bir cevap beklercesine annemin yüzüne ciddiyetle baktım. Annem kafasını önüne eğdi ve -otur karşıma dedi yorgun bir sesle. Karşısına oturdum. Annemi ilk defa böylesine üzgün bir ifadeyle görüyordum. - ımm bak ev sahibi geldi ve 2 gün içinde kirayı ödemezsek evden çıkaracağını söyledi. Ben bunları duymuştum ama haberim yokmuş gibi davranmayı seçtim ve şaşırmış bir biçimde annemin yüzüne bakdım. -ne nasıl yani şimdi biz 2 gün içinde kirayı ödemezsek evden mi çıkcaz??? Dedim Annem onaylar bir şekilde kafasını salladı. İyisiyle kötüsüyle acısıyla tatlısıyla bir gün bitmişti. Yarın pazartesiydi yani okulun ilk günü. Dünün üzüntüsünden sıyrılıp bu üzüntünün aksine o kadar mutluydum ki anlatılcak gibi değil. Çünkü benim bir erkek arkadaşım vardı. Aynı okuldaydık. Onu çok seviyordum. Sabah gözlerimi açar açmaz içim içime sığmaz bir biçimde yatağımdan fırladım. Kıyafetlerimi onlarla dans edercesine giyindim. Koşarak mutfağa indim. Annem uyanmıştı. Üzgün olduğunu anlamıştım. Nedenini de biliyordum ama ben hala mutluluğumdan taviz veremedim. Annemi sevinçli bir biçimde arkasın dan sarıldım ve öptüm. Annem beni görmemiş olmalı ki önce korkak bir şekilde sonra şaşkın ve mutlu bir yüz ifadesiyli bana baktı. Sevincime anlam veremediği çok belliydi. Kendimi açıklama yapmak zorunda hissetmemiştim açıkçası. Ayakkabımı giyerek bahçe kapısına yöneldim annem mutfaktan çıkıp yanıma geldi elindeki 50$(dolar) ı ceketimin cebine koydu. Anneme teşekkür eden gözlerle baktım ve artık hazırdım okul yolunu tuttum..
ESTÁS LEYENDO
Firarla Başlayan Gizem
Misterio / SuspensoFakir bir aile Aşık bir genç kız Zengin bir yakışıklı...
