4.Bölüm''Sen Benim Gördüğüm En Masum İnsansın Be Ünzile...''

6.8K 604 50
                                    

Merhaba küçük ailem...:)Bu sefer Yakup'u dinleyeceğiz...:) Bakalım neler düşüneceksiniz? Oylarınızı ve yorumlarınızı heyecanla bekliyor olacağım...:)

Medyaya koyduğu şarkıyla dinlemenizi tavsiye ediyorum.Keyifli okumalar.:)


4.Bölüm

''Sen Benim Gördüğüm En Masum İnsansın Be Ünzile...''

...Yakup'tan...


Lale'nin sesine döndüm. Ünzile'ye çok bakmak iyi gelmiyordu ki bana... Hem nasıl kadın, hem nasıl küçük bir kız çocuğu olabiliyordu bu kadın.Her seferinde saygı duyuyor ,her seferinde daha çekiliyordum ona ve yaşadıklarına.

Onu ilk kez kafasında şişe kırdığı adam yüzünden görmüştüm karakolda. Öyle güçlü öyle kendinden emindi ki farkında değildi.

Ne kadar güzel olduğunun...

Ama güzelliğinin sadece yüzünden değil gözlerinde taştığının hatta çattığı kaşlarıyla bile öyle bir duruşu vardı ki...İnsana kendini sorgulatıyordu bu kadın. Annem ve kız kardeşim dışında hayatıma birilerini hiç sokmadım ben. Her erkek gibi oldu sevgililerim ama aşk derseniz işte onun tek atımlık olduğuna inanırdım ben.

Çok kadın tanıdım ama mesleğim gereğince. Çok canı yanmış kadınla karşılaştım ama o ...Ünzile...O bambaşka bir kadındı.

Hala kulaklarımdadır kendini savunduğu sözler...

''Ne olmuş orospuysak... sattığımız bedenimiz ruhumuz değil ya... eğer...''O eğerin sonunu duymayı çok istemiştim ben mesela... İlk kez o gün ben kapıda o içeride göz göze gelmiştik. Anlık bir şeydi ama çekildiğimi hissettim. Arkasından bile uzun zaman bakkaldım. Yanıma gelen Fuat komiserim dikkatimi çekene kadar...

''Ne o Yakup baktın kaldın?'' Başımı salladım, bilmiyorum dercesine... Birine neden sürekli bakmak isterdiniz,üstelik ilk kez gördüğünüz birini?

''Bilmiyorum,komiserim ama o kız çok hüzünlüydü kahverengi gözleri vardı.'' Gözlerimi tekrar Fuat komiserime çevirdim.

''O kız varya benim hayatta tanıdığım en güçlü insanlardan biri. Çok çekti yavrucağız. Babası sattı onu ilk. Daha 16'sında... İlk baskın yaptığımız zaman pavyonda buldum onu bir masanın altında titriyordu.Elimi uzattığımda 'bana vurmayacaksın değil mi' dediğinde kendi kızım geldi aklıma. Sonrası o gece ne o uyudu ne ben anlattı her şeyi.O anlattı ben ağladım be Yakup... '' Kaşlarım çatıldı.

Baba demek can demekti.

Nasıl insanlar vardı? Çok şey gördüğümü düşündüğüm her olayda anlıyordum ki gördüklerim göreceklerimin yarısı bile değilmiş. Kadın olmak zordu bu ülkede. Anne olmak zordu. Kız çocuğu olmak daha zordu.

Adam kılığına girmiş şerefsizlerin elinde harcanıyordu ya bu masumlar,istifa et al eline silahı vur hepsini diyordum.

''Üzülme,Ünzile, anlattıklarında sonra gözlerimde ki yaşları o küçük elleriyle silip bana ne demişti biliyor musun?'' Gözlerimde akmayan yaşların sızıyla dinledim.

''Ben yeneceğim bu düzeni Fuat komiserim. Bu işi yaptıranları,babamı yeneceğim...'' O gün anlamıştım bu küçük kadın saygıyı fazlasıyla hak ediyordu.

Ne zaman görsem gözlerini kaçırışında takılı kaldım. Oysa öyle güzel bakıyordu ki...

Gözlerinde hüznün takılı kaldığı kahveleriyle bir kadın ancak bu kadar güzel olabilirdi. O hüznü çekip almak istedim. Uzaktan izledim. Sadece bir kez güldüğünü gördüm. Nefesimi kesti. Gülen dudakları değil ruhuydu.

Vesikalı Yarim - Kadın Serisi (II)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin