Öğlen gibi şirketten çıkmış, şirketin yanındaki kafede Heeseung ile buluşmak için masa da onu bekliyordum.
Hava ılıktı, rüzgar yok ve güneşte bulutların arkasına saklanmamıştı.
Telefonumla ilgilenirken yanıma düşen gölgeden Heeseung'un geldiğini anlamıştım
"Şu siktigimin trafigi yüzünden geç kaldım!"
"Boşversene, kahve?"
"Süper olacak"
Hemen garsona siparişleri söyledim ve Heeseung'a geri döndüm.
"Şu patron gerçekten sinirimi bozmaya başladı. Biliyorsun hala özel haber deyip kafamı şişiriyor!"
Nefesimi vererek konuşmuştum
"50 IQ lu adam sana demiyor muyum benim şirketime gel diye!"
"Ya Jay şirketine katilirsam torpil gibi olacak! Hem ben Sim Jake'i görmek bile istemiyorum."
"Hala ona olan nefretini anlamadım bize en para getiren oyuncu o?"
"Üniversitede tek ağzıma sıçan omega oydu. Sinirlerimle oynuyor"
Bunu duyunca bir anda patlamistim tabi
KOCA ALFA OMEGAYA YENİLMİS
Oops! Ang larawang ito ay hindi sumusunod sa aming mga alituntunin sa nilalaman. Upang magpatuloy sa pag-publish, subukan itong alisin o mag-upload ng bago.
"Jay gülme! Konuyu değiştiriyorum!"
"Değiştir ha degistir"
"Senin eş bulma şeyi noldu. 26 yaşındasın artık baban bile haklı evlen la"
"Bunu diyen 28 yaşında bekar"
"Abicim benim hayatım unlucky situation anladın?"
"Ya yok ben aşık da olmam evlenmemde."
Kafasını sallamış ve konuşmuştu
"Hiçbir randevuyu kabul etmedin değil mi?"
"Hayır. Hem kadınlar umrumda değil"
"Sadece kadınları demedim zaten🥺"
Aradan 1 saat geçmişti, heeseung çok ciddi bir şekilde telefonu ile ilgileniyordu
"Jay sonraki hafta pazar işin var mı?"
"Hayır yok neden?"
"Sen ben sunghoon dışarı çıkalım diyordum"
"Nereye?"
"Onu o gün karar veririz artık hadi ben kalkıyorum"
"Heeseung bu arada, yarın benim yerime bakar mısın şirkete. Ben senin patronuna yazarım"