Yağmur, aynanın karşısında sadece birkaç saniye durdu. Ne cildini kapatacak bir fondöten arayışı vardı ne de gözlerini ön plana çıkaracak renkli kalemler... Onun güzellik rutini, kurulmuş bir saat gibi her sabah aynı ritüelle son bulurdu: Çilekli lip balmı. Dudaklarına hafif pembe bir parlaklık ve tatlı bir koku bırakan bu küçük dokunuş hariç, dünyevi süslerin hiçbiri ilgisini çekmiyordu.
Okulun bahçesine adım attığında, arkadaşı Duru'nun nefes nefese ona doğru koştuğunu gördü. Duru, elindeki biletleri bir bayrak gibi sallıyordu.
"Yağmur! İnanamayacaksın ama biletleri buldum! Bu akşam Bts sahne alıyor!"
Yağmur kaşlarını kaldırdı. Müzikle arası pek yoktu; kulaklıklarını takıp dünyayı sessize almak yerine genellikle kendi düşüncelerini dinlemeyi tercih ederdi. "Duru, biliyorsun ben öyle grupları pek bilmem..."
Duru'nun gözleri anında dramatik bir ifadeyle büyüdü. Yağmur'un bileğini sıkıca yakaladı. "Eğer benimle gelmezsen, yemin ederim kendimi bu okulun çatısından aşağı atarım! İntihar ederim Yağmur, ciddiyim! Beni orada tek başıma bırakamazsın!"
Yağmur derin bir iç çekti. Duru'nun bu abartılı ve dramatik tehditlerine alışıktı ama yine de onu kırmanın bir yolu yoktu. Çaresizce başını salladı. "Tamam, tamam... Geleceğim."
Akşam olduğunda Yağmur, konser için zerre heyecan duymuyordu. Üzerine rastgele geçirdiği siyah bir ceket, saçlarını tepesinde topladığı gelişigüzel bir topuz ve elbette vazgeçilmezi olan çilekli lip balmı ile hazırdı. Ancak evden çıkmadan önce çantasına çok önemli bir şey ekledi: Yarınki zorlu biyoloji sınavının ders kitabı.
Konserin yapılacağı mekan, şehrin ara sokaklarında yer alan, loş ışıklı ve hafif basık bir bardı. İçerisi hınca hınç doluydu. Sahneye çıkan grup performansına başladığında, Duru çığlık çığlığa ritme ayak uyduruyor, adeta kendinden geçiyordu. Yağmur ise müziğin gürültüsünde sadece duruyordu. Konser gerçekten hiç umurunda değildi.
Bir süre sonra kulakları patlatacak gibi olan müzikten ve etraftaki kalabalıktan iyice sıkılan Yağmur, barın en köşesindeki yüksek tabureye doğru ilerledi. Çantasından kalın biyoloji kitabını çıkardı, kapağını açtı ve yüksek sesli müziğe inat hücresel solunum konusunu okumaya başladı.
Ve tam o anda, mekanın karanlık bir köşesinden, bir çift göz Yağmur'a takıldı. Kalabalığın coşkusunu tamamen unutan bu gizemli bakışlar, dikkatle biyoloji kitabına odaklanmış olan Yağmur'un üzerindeydi...
KAMU SEDANG MEMBACA
Jungkookla Hayal Et
Fiksi PenggemarMakyajı reddeden, tek vazgeçilmezi çilekli lip balmı olan umursamaz bir kız... Ve binlerce hayranın ortasında gözlerini ondan alamayan bir kpop yıldızı.
