Gecenin karanlığı bütün ormanı örterken nefesim kesilircesine koşuyordum. Ayaklarımın altındaki toprağa her bastığımda çamurlu su fışkırıyor, yerdeki ıslak yapraklar can çekişir gibi sesler çıkartıyorlardı. Ağaçların ve çalıların dalları kollarımı, bacaklarımı çiziyor; kanatacak kadar derin yaralar açıyordu.
Bütün bu koşu ormanın sonuna geldiğimde son buldu. Bir yol kenarına çıkmamıştım, hayır. Burası bir uçurumdu. Uçurumun aşağısında devasa okyanus, uçuruma çarpan dev dalgalar ve bana acıyan bir göz gibi duran dolunay...
Derin bir nefes alıp arkama döndüm. Ormanın içinden çatırtılar geliyordu. Bana yaklaşıyorlar. Panikledim. Çığlık atmak, kaçmak istiyordum. Ama ben burada ne yapsam faydasızdı. Ne yol vardı gidebileceğim ne insan vardı yardım isteyebileceğim. Adım sesleri iyice yaklaşırken geriye doğru adım attım. Uçurumun ucundaydım. Tek yanlış hareketimle derin sulara gömülürdüm. Beni takip eden o beş erkek sonunda ormanın karanlığından çıkıp ayın aydınlığına geldiler.
"Yolun sonu sürtük!" İçlerinden kel olanı nefes nefese bağırmıştı. Kirli sakaldan biraz daha uzun sakallı olanı bana bakıp sırıttı. "Sonunda yakalandın bebeğim. Seninle işimiz olduğunu söylemiştik." Diğer üçü de bana bakıp sırıtıyorlardı. Niyetleri belliydi. En başından beri. Omzumun üstünden çalkalanan okyanusa baktım.
O dev dalgalar benim için o beş erkekten daha güvenliydi. Her ikisi de beni öldürürdü, evet. Ama deniz benden ne şerefimi ne gururumu ne de namusumu alırdı.
Adamlara son bir kez baktım. Kaşlarımı çattım, dik durdum. Size boyun eğmeyeceğim. Sol ayağımı boşluğa doğru sürüklerken onlara bakıp sırıttım. "Hepiniz, cehennemde çürüyün." Ardından ayağımın altındaki toprak kaydı.
Boşlukta süzülmek... rüzgar sırtımdan vuruyordu. Suya çok sert çakılacağımı biliyordum. Belki boğulmadan önce boynum kırıldığı için ölürdüm. Ama o 4 saniye... sonsuzluk gibiydi. Bana acıyarak bakan ay artık cenazemi kutsuyor gibiydi. Ya da belkide ben öyle görüyordum. Gri ışıklarına belki son kez bakıyordum. Ay, bugün ölmek için çok güzelsin.
Bedenim serin sulara çarptığında bütün vücudumu elektrik çarpmış gibi hissettim. Soğuk su kıyafetlerime yapışıyor, ağırlaştırıyordu. Dalgalar beni bir çöp gibi oradan oraya atıyor, nefes almamı engelliyordu. Akciğerlerimdeki nefes tükendiğinde artık denizin altındaydım. Yüzemiyordum, akıntılar çok güçlüydü. Beni dibe çekiyor, sanki koca okyanus beni yutmaya çalışıyordu.
Bedenim çabalamayı bıraktığında dibe doğru batmaya başladım. Akıntıya bıraktım kendimi. Nefessizlik bilincimi kapatıyor, akciğerlerim can çekişiyordu. Gözlerim kararıyordu. Ağzımdan çıkan son nefes parçacıklarının suyun içinde yükselişlerini izliyordum. Her şey bitti Melinia. Yolun sonundasın.
Ay noluyo noluyooo
Hele bakın kim gelmiş🧚🏻♀️
Wattpad kapandığından beri giremiyordum.
Ancak şimdi VPN'le girebiliyorum😔
Özlemişim buraları.
Bu hikayede suyun derinliklerine ineceğiz!
Oksijen tüpünüzü unutmayın🌊
ESTÁS LEYENDO
Heart of the Ocean| Kakashi x reader
Fanfiction"Bir hafta..." "Evet, yaşamak için bir haftan var."
