Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.

1

233 20 119
                                        

Saat daha sabahın 5

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

Saat daha sabahın 5.30'uydu ve Jungkook yine erken uyanmıştı. Anlamlandıramadığı bir şekilde şu sıralar hep erken uyanıyordu; derslerine önem veren biri olduğundan geç saatlere kadar çalışır, bir sonraki güne giyilecek kıyafetini yatmadan önce ütüler, hazırlardı.

Sabah uyanır uyanmaz yataktan kalkmak için 4 dakika beklemeye başladı. Yataktan kalkma isteği bir anda yok olmuştu. Kalkıp okula gitmesi gerekiyordu, ama içinden bir ses ona okula gitmemesi gerektiğini söylüyordu. Jungkook hislerine önem verirdi, fakat bu sefer inanmayıp yataktan kalkar kalkmaz banyoya yönelmişti.

Ebeveyn banyosunda ihtiyaçlarını gidermiş, duşunu almış ve hemen banyodan ayrılmıştı. Banyoda en uzun kaldığı süre 20 dakika olabilir herhalde. Dün geceden hazırladığı beyaz, oversize, kısa kollu gömleğini giyip, altına bol bir siyah kot pantolon giymişti.

Yavaş ama bir o kadar da hızlı adımlarla mutfağa ilerledi. Mutfağa gitmeden önce kardeşinin odasını görmüş ve olabildiğince sessizce kapının kolunu indirip içeri girdi. Etrafa hızlıca baktığında, dün gece film izledikleri koltukta kaseleri ve açık unutulmuş bilgisayarı gördü. Dün Hyein'in isteğiyle yeni çıkmış olan Çılgın Hırsız 4 filmini izlemişlerdi. Kardeşinin arkadaşları onu film bitiminde konuşmak için aradığında Hyein, Jungkook'u bir çırpıda odadan göndermişti. Jungkook ise ne olduğunu anlamadığı için odasına yönelmişti. O anlar gözlerinden hızla geçerken Jungkook kendine gelmiş ve kardeşinin yanına gidip yanağına hafif ama tatlı bir öpücük kondurmuştu. Hyein'in dersi 9.00'da başladığından, onun 5.30'da uyanmasına gerek yoktu. Jungkook, dün geceden kalma abur cubur çöplerini ve kaselerini alıp çıktıktan sonra odanın kapısını yavaşça kapattı. Mutfağa gidip çöpleri çöpe attı, geri kalanları da bulaşık makinesine koydu.

Hızlıca mutfak dolabından çıkardığı ramenin suyunu koydu ve üç dakika zamanlayıcıyı ayarladı. Ramen hazırlanırken oda telefonuna bakmaya başladı. Gündemde pek fazla bir şey değişmedi. Okulun itiraf sayfasına girmek üzereyken ayarladığı alarm çaldı ve hemen alarmı kapatıp ramenini karıştırmaya başladı. Ramenini hızlıca yiyerek kutusunu çöpe attı ve odasına yöneldi. Bilgisayar çantasını alıp odanın kapısına yöneldi. Odadan çıktıktan sonra her şeyi kontrol edip, kapının önüne geldiğinde ayakkabılarını giydi ve sonunda evden dışarı çıktı. Her şeyi bir kez daha kontrol edip asansöre doğru yürüdü, düğmeye basıp beklemeye başladı.

Bu eve geri döndüğünde hiçbir şeyin aynı olmayacağını bilmeden evden çıkmıştı.

Aklında neden bu sıralar erken kalktığı geçiyordu. Herhangi bir unsur da bulamıyordu. Asansörün sesini duyar duymaz asansöre bindi, düğmeye basıp otoparka indi ve motoruna doğru yürümeye başladı. Motoruna binip okulun yolunu aldı. Okula giderken çalma listesinden bir şarkı açmış ve ona biraz eşlik ederek okula varmıştı. İlk derse hayli erken gelmişti ve canı çok sıkılıyordu. Ne yapacağını bilemediği için telefonunu çıkarıp arkadaşlarına yazmaya başladı.

doin'time Stories to obsess over. Discover now