23 / Emanet

26.9K 1.4K 387
                                    

Bedenen gelen tatlı yorgunlukla beraber camdan gelen esintili hava ile gözlerini güneş ışığına alıştırmaya çalışarak açmaya çalıştı Dolunay. Bedeninde dolaşan keskin veya hafif ağrılar durmaksızın geziniyordu. Ellerini havaya kaldırıp gerilmek isterken bile parmaklarının fazlasıyla uyuştuğunu anlamıştı. Neden bu kadar her tarafım ağrıyor diye düşünmeden edemedi ama dün akşam unutulmaz bir gece olmuştu.

Dün gece aklına geldi, kızardı. Aklına geldi, fazlasıyla utandı. Aklına geldi, gülümsedi.

Ağrısı olmasaydı utançtan yastığı yumruklayabilirdi. Derin nefes alıp aklından asla çıkmayacağını bile bile kafasından göndermeye çalıştı o sahneleri. Çünkü gözünün önünden gitmiyordu.

Yorganı elleriyle tutarak yanında olan boşluğa doğru çekti. Üstünde olan kıyafetlerine baktı, iç çamaşırları ve kendinden büyük olan bir adet tişört. Çok iyi hatırlamasına rağmen kıyafet giydiğini hatırlamıyordu. Uyuduğu zaman yorgunluktan dolayı kocasının giydirdiği kıyafetleri bile hatırlamıyordu.

Ellerini yatağa koyup destek alarak oturma pozisyonuna geldi. Ayaklarını yatağın boşluğuna doğru uzatmak için hareket ettirmeye çalışırken kasıklarına giren sancı ile dudaklarının arasından kısık inleme dökülmüştü.

Elleriyle karnına doğru baskı yapmaya başladı. Fazlasıyla acı veren sızıntılar regl olduğunda gelen acıdan daha çoktu.

Yavaş yavaş ayaklarını hareket ettirerek yere değdirdi. Ellerini karnından çekip iki yana koyarak güç verdi ve yataktan kalkmaya çalıştı. Sızıntılar geçmiyordu adeta gittikçe hızlanıyordu.

Küçük bebek gibi hissediyordu bu kadar ağrıyı çekemediği için.

Aklından google asistanı gibi rotayı belirlemişti. Banyoya doğru ilerleyip, suyu açıp, duşunu yapmak. Bu üç adım gözünün önünde dehşet verici büyüklüğe dönüşmüştü.

"Hadi kızım yaparsın." dedi mırıldanarak. Aklında oluşan rotayı takip edip yürümeye başladı. Arada dudaklarını istemsizce açılıp iniltiler dökülüyordu.

"On metre sonra sağa dönün Dolunay hanım." dedi kendine. Bu haline kendini yere atıp gülmek isterdi ama banyodan sonra yapmak için aklının köşesine koydu.

Banyonun kapısına geldiğinde açıp içeri girdi. Kapıyı kapatıp üstünde olan herşeyi çıkartıp duşa kabinin içine girmeden uzaktan suyu ayarladı. Suyu ılık suya ayarlayıp kendini duşa kabinin içine soktu. İlk önce bedeni suya alışmadığı için titredi ama kısa sürede alışmıştı. Duş jelini lifin üstüne sıkarak bütün tenini ovalayarak yıkadı.

O sırada Batuhan daha Dolunay uyanmadan önce uyanıp mutfağa geçmişti. Kahvaltı hazırlayıp karısının uğraşmasını istemiyordu. Normal bir kahvaltı hazırlayıp masayı kurduğu zaman yatak odasına ilerleyip güzelini uyandıracaktı.

Zaman geçtikten sonra Batuhan yatak odasına doğru ilerledi. Kapıyı sessizce açtı. Gözleri hemen yatağa bakmıştı ama kulaklarına gelen su sesi ile yatakta göremediği karısının duş aldığını anlamak baya kolaydı.

Banyoya doğru ilerledi. Banyo kapısını açtığında bornozunu giymiş saçını tepeye toplamaya başlayan Dolunay ile karşılaşmıştı. Dolunay şaşkınca bakarken Batuhan bir annenin odaya aniden dalıp gülümseyerek çocuğunu süzdüğü gibi Dolunay'a bakıyordu.

"Günaydın," dedi Dolunay şaşkınlığın üstünden gitmesini isterken.

"Günaydın güzelim."

Askerin Karısı +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin