Jungji ve sang rim yanıma gelerek ,
-Yun hee noldu? diye sordular.
-Yok bir şey kızlar. anlaştık sonunda.
-Ne Jiminle mi???
-Evet.
Okuldan sonra yarı zamanlı çalıştığım çiçekçiye gittim. Bursluyuz sonuçta. Durumumuz pek iyi sayılmaz. Patron çok önemli bir sipariş almış. Benimde onu teslim etmemi istedi. Ünlü bir iş adamı evlilik teklifi için 100 tane gül istemiş . Bende teslim etmeye gidiyorum. Sorun çıkmasın diye yolda çok düzgün yürüyordum. Tam karşıya geçecekken son model arabanın farlarıyla göz göze geldim. Nee !!! Geriye adım attığım da elimdeki gülleri nereye fırlattım ben? Evet ya harika. Hem yere düştüm hem de gülleri fırlattım. Arabadan inen çocuk direk arabasına bakarak ,
-Ohh, sorun yok arabada.
Sinir olmuştum. Ölecektim az kalsın o arabasını düşünüyordu. Bana döndüğünde daha çok sinirlenmiştim. Tam da Park Jimin'den beklenir bir hareket.
-Yun Hee sen misin? İyi misin? deyip yanıma geldi.
-Öleecektim be. Sen arabada sorun yok diyosun.
-Yaa! bu araba ne kadar pahalı biliyo musun? Bütün organlarını satsan alamazsın.
-Almak isteyen yok zaten.
- Alamazsın zaten.
-Aisshh !!!
Yerdeki gülleri toplamaya başladığımda Jimin ,
-Ben gidiyorum.
-Nee gidemezsin. Yardım etsen?
-çok işim var. Bye.
Arabasının önüne geçerek ,
-Biraz yardım ett ..
-Çekiiill !!!
Yerden aldığım taşı güzelim arabasının farına attığımda hızla arabadan indi.
-Napıyon hasta mısın kızım?
-Ödeşmiş olduk , deyip tekrardan dükkana döndüm. Güller mahvolmuştu. Onları götürsem hem ünlü iş adamından hemde patrondan azar yemiş olacaktım. Dükkana döndüğümde patronun odadan "Yun Hee " diye bağırmasından anlamıştım kovulacağımı. Yanıma geldiğinde bağırarak "Kovuldun" dedi...
Üniversite için para biriktiriyodum. Ama Park Jimin sayesinde artık biriktiremicem. Eve dönerken kendimi kötü hissettiğim için yol kenarındaki lokantaya girip biraz bişeyler içtim. Birazdı yani ...
Birazcık(!) içtiğim için yolda yürüyemez hale gelmiştim. Ahh park jimin hayatımı mahvetti be! Ben şimdi nasıl iş bulacaktım? Kaldırımın kenarına oturup ağlamaya başladım.
-Park Jimin. Jimin. Park Jimin... diye kendi kendime konuşurken ,
-Biri benim adımı ezberlemeye çalışıyo sanırım. diyen Jimin'in sesini duydum
- Ben garipten sesler duymaya başladım be. Hep o magandanın sesini duyuyorum.
-Burdaayım da ondan duyuyosun , dediğinde başımı kaldırıp yüzüne baktım. Ellerini göğsünde birleştirmiş bana bakıyordu.
-Ooo, playboy çocuk Park Jiminnnn alkışşşş. deyip alkışlamaya başladım.
-Yaa Yun hee sarhoş musun sen?
-Çoook az içtim minicik.
-kalk gidelim. Donacaksın burda deyip beni kaldırmaya çalışırken onu ittim. Sertçe , "Bana dokunma" dedim.
-Neyin var Yun hee! Yardım etmeye çalışıyorum.
-Bana bak Park Jimin. Senin yüzünden hayatım mahvoldu ya. Üniversite paramı biriktirmeye çalışıyodum. Aileme yük olmak istemiyodum ben. ama senin sayende yük olcam . Herkes sizin gibi rahat yaşamıyo.
-Saçmalıyosun kalk gidelim.
-No no no no.
Bir an da beni kucağına alıp arabasının ön koltuğuna oturttu.
-Konuşmayacağına dair söz vermiştin. Eviniz nerde söyle bırakıyım.
-Böyle dümdüz git karşına bi ev çıkacak orası , geldiğimizde uyandır. deyip uyumaya başladım.
Jimin'in sesiyle uyandım.
-Yun Hee daha ne kadar gidicez?
-Nerdeyiz ki biz ? deyip etrafa baktım. Evimden 100 kilometre uzaktaydım. Jimin'e gülümseyerek ,
-Galiba yanlış geldik...
-Sorun değil. İşten kovulduğun için kendimi suçlu hissediyorum.
Daha tam ayılamamıştım. Jimin , Jungkook'u arayıp ,
-Jungkook sende JungJi'nin numarası vardı değil mi? JungJi'den bi öğrensene evleri nerdeymiş? ,
-Tamam Jimin mesaj atarım ben.
Birkaç dakika sonra mesaj geldi. Bende Jimin'i incelemeye başladım. Bebek gibi yüzü vardı. Gözleri çok güzeldi hele de dudakları ...
-Beni incelemeye devam mı edeceksin?
-Ya Jimin bir şey sorcam?
-Sor?
-BTS'den Park Jimin'e benzediğini hiç söylediler mi? ::D:D::D:D:D:D
Jimin sadece gülmüştü... Cevap vermesini beklemiştim ama o sadece güldü yani güldü. Eve geldiğimizde kapının önünde JungJi ve Sang Rim vardı. Jimin kapımı açıp belimden tuttu ve kızların yanına götürdü.
-Yolda iyi olmadığını gördüm , yanınıza getirdim.
-Teşekkürler Jimin , dedi Sang Rim.
İkiside koluma girerek Jungji'nin evine gittik. Bu halde annem görse eve almazdıı beni. Sang Rimde anneme haber verdi. 3ümüz bugün Jungji'nin evinde kalacaktık. Kızlar soru sormaya başladı ,
-Jiminle naptınız? Nasıl buldu o seni?
-Kızlar sadece uyumak istiyorum yarın konuşalım , deyip yorganı başıma kadar çektim. Ama uyuz Park Jimin gözümün önüne gelmişti. Kendime tokat atarak , "Mal" dedim.
