one

4.2K 218 76
                                        

Sene 1563, bir güz sabahı. Saray halkı kutlama için oradan oraya koşturuyordu. Bugün diğer günlere nazaran çok önemli bir gündü.

Park Krallığı bugün müjdeli bir haberle güne başlamıştı. Park Krallığı'nın Kraliçesi Sooyoung'un hamile olduğu şifacı tarafından duyurulmuştu. Kraliçe'nin hamile olduğu haberi alındığı gibi bütün dost krallıklara haber verilmişti. Kral Daesung yavrusu adına büyük bir kutlama düzenlemişti.

Misafirleri en iyi şekilde ağırlamak için sarayın en iyi aşçıları dört dönüyordu. Hizmetlilerden bir kısmı yatıya kalacak misafirler için odaları hazırlarken bir kısmı ise temizlik yapıyordu.

Halk ne kadar bu habere seviniyor olsa da en çok sevinen hiç şüphesiz Kral Daesung'un en yakın arkadaşı, aynı zamanda ordu komutanı, Jeon Hyunwoo idi. Arkadaşının hep bir çocuk sahibi olmayı istediğini biliyordu ve onun adına çok sevinmişti.

Jeon Hyunwoo'nun oğlu Jeon Jungkook, henüz 3 yaşında minik bir alfaydı. Kral Daesung Jungkook'u kendi oğluymuş gibi severdi. Bir yavrusu olmadığı için bütün sevgisini ona verirdi. Şimdi bir yavrusu olacaktı fakat Jungkook'u kendi yavrusundan asla ayrı tutmayacaktı.

Kral Park, yatakta uzanmış eşinin henüz çıkmayan karnını okşuyordu. Öğrendiği ilk andan beri eşinin yanından ayrılmamış, elleri de sanki oraya yapışmış gibi eşinin karnından hiç ayrılmamıştı. Kraliçe Park bu durumdan her ne kadar hoşnut olsa da onu ayağa bile kaldırmayan eşine karşı biraz kızgındı. Bir kez tuvalet için kalkmak istediğinde izin vermemiş, eşini kucağında taşıyarak tuvalete götürmüştü Kral Park.

"Kral'ım, bakmanız gereken işleriniz yok mu?"

"Benden bu kadar çabuk mu sıkıldınız Kraliçe'm?"

"O nasıl söz Kral'ım? Sizden nasıl sıkılabilirim? Sadece benim için işlerinizi aksatmanızı istemem."

"Benim güzel Kraliçe'm, bu hayattaki en önemli varlığım sizlersiniz. Bırakın da işim sonraya kalsın. Bu anları bir daha yaşayamayacağız, değil mi?"

Kraliçe Park büyük bir gülümseme vermişti eşine. Her geçen gün daha da aşık oluyordu ve aşık olduğu adamdan bir yavrusu olması da her zamankinden daha mutlu ediyordu kendisini.

Ay yerini Güneş'e bırakırken bütün hazırlıklar tamamlanmış, yeni yeni gelen konuklar karşılanmaya başlanmıştı. Sarayın büyük bahçesine herkesin sığabileceği sayıda masalar kurulmuştu. Kahvaltı servisleri açılmaya başlanırken Kral ve Kraliçe Park ise en son giriş yapmıştı bahçeye. Kral Park, eşini kendilerine ait masaya yerleştirdikten sonra gelen konuklarla tek tek selamlaşmış, tebriklerine karşın teşekkürlerini iletmişti. Herkesle selamlaştıktan sonra en yakın arkadaşının ailesinin de olduğu masalarına ilerlemişti.

Kral Park, Jungkook'un kendileri ile beraber yemek yiyebilmesi için özel olarak bir sandalye yaptırmıştı. Minik alfa şuan o sandalyede oturmuş, etrafına şaşkın şaşkın bakıyordu. Kral Park onun bu hareketine tebessüm etmiş, sandalyesinin yanına geldikten sonra Jungkook'un boyuna yetişmek için bir dizini yere koyup eğilmişti.

"Nasılsın minik alfa?"

Jungkook ilk başta tebessüm etse de daha sonra dudaklarını büzerek bakmıştı Kral Park'a.

"İyiyim Daesung amça ama beyn koşkocamayn ayfa oydum. Bana miniyk deme."

Kral Park, minik alfanın isyanına karşı büyük bir kahkaha atmış, ardından ise saçlarını okşamıştı.

"Hmm, demek koskocaman alfa oldun?"

"Evet. Bak, kaslayım biye vay biy süyü. Heykes benden koykuyoy."

"Oh, Jungkookie gerçekten de çok kaslı. Ben bile korktum. Beni dövme olur mu?"

Jungkook elini ağzına götürerek kıkırdamıştı.

"Ben sana vuymam ki Daesung amça. Benden koykma."

"Ah, çok rahatladım. Şimdi önündeki bütün yemekleri yiyorsun ve daha da kaslı oluyorsun. Anlaştık mı?"

"Anlayştık. Hepşini bitiyeceğim."

"Aferin sana."

Kral Park ayağa kalkıp yerine geçecekken eşiyle göz göze gelmişti. Eşi kendisine hayran bir şekilde bakarken o da bir tebessüm etmiş, eşinin yanına oturduktan sonra yavrusunun bulunduğu karnı okşamıştı.

"Hepinize afiyet olsun. Başlayabilirsiniz."

Kral Park'ın sözleriyle herkes yemeğine başlarken koca bahçede çatal bıçak sesleri yankılanmaya başlamıştı.

İlk bölüm olduğu için çok uzun değil. Bir şeyleri az çok anlayabilmeniz adına kısa bir başlangıç yapmanın daha iyi olacağını düşündüm. Diğer bölümler bu kadar kısa olmayacak.

Bu ficte soft jikook okuyacağız. Arada sürtüşmeler, tatlı kıskançlıklar olacak fakat öyle büyük olaylar yazmayı düşünmüyorum ama yine de bunu zaman belirleyecek. Yine de garanti ederim ki angst olmayacak. Gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. (Gelecekten not: Birazcık kaos olabilir, tamamen soft değil ehehehe 🤗)

Daha önce hiç smut yazmadım fakat eğer başarabilirsem bu fice yazmayı düşünüyorum ama henüz o bölümlere çok var çünkü bol bol küçük jikook yazmak istiyorum.

Son olarak oy ve yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere <333

forever | jikookWhere stories live. Discover now