2.Bölüm -Terbiye

9.8K 531 218
                                    

Şaşkınlıkla siyah saçlı oğlana bakarken o kaşlarını kaldırmış benden cevap bekliyordu. Gözlerimi birkaç kez kırpıştırdıktan sonra ;

"Terbiyesiz !" diye bağırıp suratına tokadı geçirmiştim. Bunu beklemediği ortada olduğu için yan dönmüş başını yavaşça ve gözü seğirirken bana çevirdi. Dudağı düz bir hal almış seri katil modunda bakıyordu bana. Tam odadan çıkmaya hazırlanırken önüme Suga geçmiş kaşlarını kaldırmış ve önümde durmuştu. Onu itmeye çalıştığımda kolaylıkla beni ittirmişti. Ve ittirdiği yer sapık olan çocuktu. Çocuk iki eliyle omuzlarımı sıkarken çığlık attım. Bir elini kaldırıp ağzımı kapattığında çırpınmaya başladım ama Taehyung ve Suga odadan çıktığında bütün şansımın ve bekaretimin elden gideceğini anlamıştım. 

"Demek terbiye hakkında konuşacağız ." dedi sakin bir şekilde ama hala eliyle ağzımı tutuyor ve omzuma baskı uyguluyordu. Beni yere 'fırlattığında' acıyla bağırdım. Ayağını sırtıma koyup bastırdığında acıdan ölmek üzereydim diyebilirim. Gözlerim kızarırken kendimi tutuyordum. En son ayağını çektiğinden iki elimle destek alarak yerden kalktım çocuğa doğru döndüğümde sırıtarak bana bakıyordu. 

"Bu daha başlangıç bücür. Nasılsa aynı okuldayız. Bana tokat atmanın cezasını ödeyeceksin." 

"Ne kadar ?"

"Kendini satsan ödeyemezsin."

"Emin misin ?"

"Evet. Ve ayrıca devamsızlık yapma olur mu ?" deyip itici bir sırıtmayla kapıya doğru yöneldi ve ;

"Bu arada adım Jungkook." deyip odadan çıktı. Adını çok merak ediyordum sanki. Ama bu çocuk babama söylerim diye hiç korkmamışmıydı ? Yah ! Doğru ya onun babası bu şirketin başkanıydı. Ama babamda ortaktı. 

Aklım fena karıştığı için sızlayan sırtım düşünmeye başladım. Hayvan gücü vardı çocukta. Kapıdan çıkarken sırtıma ulaşmaya çalışıyordum ki en son boşverip cafeteryaya gittim. Keşke gitmeseydim. Taehyung buradaydı ve beni çoktan görmüştü , alay yüklü sırıtmasıyla bana bakarken onu umursamadım. Taehyung yanında ki kızın saçlarını karıştırırken bu seferde Suga'yı gördüm. O sadece kahve içiyordu. Jungkook buralarda olmadığına göre bende çikolatalı süt içebilirdim. Ben kötü kız olmayacakmıydım ya ? Neyse süt de önemli. Çikolatalı sütümü alıp şirketten çıkmıştım. Hay benim kafama ! Dışarıdan da alabilirdim ya neyse . Bir taksi çevirip evin daha yeni öğrendiğim adresini verdikten sonra çikolatanın tadını çıkarmıştım. Sürekli hüplettiğim için taksici bana anormalmişim gibi bakmıştı. Parayı verdikten sonra ve girdim ve siyah pijamalarımı giyip laptopu kucağıma aldım. American Horror Story izlerken tabii ki de yakışıklı bir çocuk evimi basıp beni kolumdan sürükleyip götürmedi. 

Yüzümde kalan biraz makyajı sildikten sonrada banyo yapmıştım. Ve direk yatağa girip uyudum. Babamı bekleyemezdim.

"Isabell !" 

"Tamam ya 1 saat daha !"

"Isabell dedim." babamın kapıları inleten sesiyle sıcacık bana sevgi dolu bakan yatağımdan ayrılmak zorunda kalmıştım. Rutin işlemlerden sonra okul formasını giyip saçımı özensizce topladım. Saçını tarayan bir insan değildim ve hep dağınık gezerdim. Okul eteği yerine siyah pantolon giymiştim. Sadece gözlerimin kenarına kalem çektikten sonra aynada kendime baktım. O kadar güzel bir kız değildim ama çirkinde sayılmazdım. 

Saate baktığımda 6.30 olduğunu gördüm. Bu saatte eğitime karşı çıkıyorum arkadaşım ! Çantama birkaç defter , kalem ve kitap koyduktan sonra telefonumuda cebime sıkıştırıp , odamdan ayrıldım. Merdivenlerin başına saate bakan babama baktıktan sonra yanından geçerek sışarı çıktım. Sabahın güneşi gözüme bütün ışınlarını saçıyordu. Saçlarımı dağıtıp arabaya bindim ve arkada ki arabayada babam bindi. Şoför bütün yavaşlığıyla yarım saatin sonunda okula varabilmişti. 

Adama sövdükten sonra koşarak yetişmeye çalıştım. Okul fazlasıyla büyüktü. Müdür yardımcısı telefonuma mesaj atmıştı. Hemen telefonumu çıkartıp mesaja girdim.

-11 / A-

6. Koridora koşarak merdivenlerden nefes nefese çıkmıştım. Koridorda sadece 2 sınıf olması beni şaşırtmıştı. 11 /A Sınıfının kapısının önünde kendime çeki düzen verdikten sonra birkaç kez derin nefesler aldım ve kapıyı tıklattım. 

"Gel."

Sesini duyduğumda kapı kolunu kavradıktan sonra açtım ve sınıfa duran 15-20 kişiye baktım. Hocaya döndüğümde gözlerim yerinden çıkacaktı. Mini eteği götünü  zor kapatan südyeni azıcık açılmış botokslu dudaklarını bana çevirmişti. Kafamı yan yatırdıktan sonra ;

"Pardon ben hayat kadınları sınııfna girdim galiba ." (Hayat kadını ; Sürtük demek :D )

"Ne diyosun sen , yeni mi geldin ?" Jungkook 'un olduğu tarafa bakmamaya çalışırken söylediği şeyle ona dönmek zorunda kalmıştım ;

"Kadın ?" dediğinde 

"Sen de kadın değil misin ?" dedim ve sınıfın şoke olma anı. Jungkook elbet bir cevap bulur laf atardı ama haince sırıtması onu daha 24 saattir tanısamda başıma tehlikeli bir şeyin geleceği oldu. Jungkook sırasından kalkıp bana doğru ilerlerken başımı dik tutmuş munzur gözlerle ona bakıyordum. Geldi ve hocanın omzuna kolun atıp hocanın yanağına öpücük kondurdu. Kadın hiçbirşey yapmamıştı. Genç bir kadın olsada 30 yaşında gözüküyordu , bunu nasıl okula almışlardı. Heralde erkek öğretmenlerin... Neyse. Jungkook kadından uzun olduğu için kadın cüce gibi kalmış bana bakıyordu. Gözlerimi devirdikten sonra boş sıra var mı diye bakınmaya başladım. Orta tarafta arkadalarda tek bir sıra boştu. Ama Jungkook'la arasında bayağı mesafe olduğu için oraya oturacaktım.

Adımımı attığım sırada gerizekalı gine konuşmaya başladı. 

"Bebeğim sen kütüphaneye git ve eteğini biraz daha  çek." dediğinde bana mı demiş diye dönmüştüm ki kadın omzuma çarparak sınıftan çıktı. 

Öğretmenle bu kadar rahat konuşup davranıyorsa , filmlerde ki gibi okulun sahibi olabilir diye düşündüm. Sıraya doğru tekrar adımladıktan sonra çantamı masanın üzerine fırlatmıştım. Önümdeki çocuk arkasını dönüp sırıttığında onunda abaza olduğuna ama yakışıklı olduğuna bahse girerim. 

Jungkook masanın üzerine oturmuş ve ellerini önünde birleştirmişti. Aptal . Kafamı masaya koyup biraz uyumayı düşünüyordum. Ama bu aptal tabii ki de ilk günden başıma bela olurdu. Film / kitap hayatı yaşamayı hep istemişimdir. Jungkook da yakışıklı yani ama başıma fazla bela açacak bir tip ki bana bakmaz. Yani bu hikayenin sonu onun bana aşık olmasıyla veya benim ona olmamla mutlu bir şekilde bitmez. Ya ben ya da o adam öldürme suçundan hapse gireriz çünkü. 

Jungkook birkaç kez öksürdükten sonra dudağını yaladı ve sınıftaki bir kız sandalyeden yere düştü. Tamam bak bu çekiciyidi ama bu kadar belli etme be kardeşim. Sınıf pür dikkat ona bakıyorken sonunda konuşabilmişti.

"Evet arkadaşlar bugün kü dersimiz. ; Terbiye. "

Vee 2. Bölüm. Kurgudan bir şikayetiniz olursa lütfen bildirin.

Swag | JungkookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin