Giriş

3.2K 152 131
                                        

Merhaba ilk ficime hepiniz hoş geldiniz öncelikle bu benim ilk hikayem bu yüzden çok heyecanliyim 🥺
Okuyan herkesden yorum bekliyorum çünkü iyi kötü yazdığınız her şey benim icin çok değerli

Okuyan herkese teşekkür ederim 🧚‍♀️





11 temmuz 2008

Hadi anne bir kere oynayalım nolur". "Hayır jisung ısrar etme odana git".

Yine hayal kırıklığına uğramıştı küçük çocuk sadece annesi ile oyun oynamak istemişti ama annesi her zamanki gibi odasına gitmesini söylemişti.

Aklına hiçbirşey gelmeyince balkona çıkmaya karar verdi minik jisung. Balkona çıkınca sokakta oynayan çocuklar gördü. Ne kadar çok onlarla oynamak istemişti.

Ama ailesi izin vermiyordu. Sadece evde oturuyordu kimseyle iletişim kurmuyordu birisi ile konuştuğu zaman ise babası ona cezalar veriyordu. Küçük çocuk anlamıyordu arkadaşı olsa ne olacaktı ki?. Herkes gibi dışarıya çıkıp oyun oynayacaktı. Ailesi eğitimini bile evinde verirken böyle birşey imkansız geldi miniğin gözüne.

O sırada sokakta oyun oynayan çocuklardan biri takıldı gözüne oda kendisi gibi ona bakıyordu. Birbirilerine bakmaya devam ettiler. Çocuk sıkılmış olacak ki birşeyler söylemeye karar verdi.

"Hey ismin ne senin?". Jisung ismi sorulunca afallamıştı. Söyleyip söylememek arasında kaldı. Çocuk balkona daha çok yaklaştı. Jisung ismini söylemeye karar verdi.
" Jisung, senin ismin ne?". Kendi yaşlarında gözüken çocuk cevap verdi." Hyunjin, buda Felix" dedi yanındaki çocuğu göstererek. " Tanıştığıma memnun oldum felix ve hyunjin". "Bu eve yeni mi taşındın seni hiç burda görmemiştim?". "Hayır, aslında ailem dışarı çıkmama pek izin vermez." Hyunjin şaşırmıştı jisung denen çocuğu hiç görmemişti.

"Bizimle oynamak ister misin?" dedi felix. "Üzgünüm dışarı çıkamam".
"Senin adına üzüldüm jisung umarım bir gün dışarı çıkıp oyun oynayabiliriz şimdi bizim oyuna dönmemiz lazım görüşürüz!."diyerek el salladı felix. Hyunjin de ona eşlik edip el salladıktan sonra ordan uzaklaştılar.

Jisung da onlara el sallayıp içeri girmek için arkasını dönmüştü. Yeni arkadaşlar edinme düşüncesi bile onu mutlu etmişti. Ta ki arkasında ona sinirle bakan babasını görene kadar. "Sana kimse ile konuşmaman gerektiğini söylemiştim asla söz dinlemiyorsun jisung". Jisung' un gözleri dolmaya başlamıştı ceza yiyeceğini biliyordu.
"Içeri geç çabuk!".

Korkuyla babasının önünden geçerek içeri girdi." Asla uslanmıyacaksın jisung cezalarım hafif geldi dimi? Daha ağırını hak ediyorsun küçük böcek".
Babası onu bu kadar çok seviyordu işte' küçük böcek'.

Babası yanına yaklaştıkça korkusu artıyordu. Gözlerinde tutamadığı yaşları artık akmaya başladı. Babası yanına yaklaştı ilk önce tokat attı sonra tekrar ve tekrar... Ta ki jisung'un burnu kanayana kadar.

Minik çocuk korkudan tir tir titriyordu. Annesi ise kapıdan onu izliyordu. Çocuğun burnunun kanadığını görünce hemen yanında koştu çocuğu adamın elinden aldı." Yeter bu kadar". Adam sinirle bir karısına bir de yerde yatan minik bedene baktı.

"Bir dahakine seni kimse elimden alamaz". Dedi ve odadan çıkıp gitti. Annesi yanına gelip yüzünü temizlemeye başladı. Bir yandan da konuşuyordu." Geçecek hepsi meleğim. Geçecek...".

Jisung un onu dinleyecek hali yoktu sadece sakın olmaya çalışıyordu ama titreyen elleri ve kanayan burnu hiç yardımcı olmuyordu. Hayatında ilk kez arkadaş edineceğini sanmıştı. Ama bu şansı babası yüzünden ellerinden kayıp gitmişti....

Rosé Garden ×MinsungStories to obsess over. Discover now