1| Lanet Çiçekler

95 11 47
                                        

1| “Şekerli limonatam haftaya geliyor..”

Bölüm şarkısı : Ant Saunders - Yellow Hearts

Ben Jeon Jeongguk.
Limonlara, limon ağaçlarına, limonatalara sevgi besleyen, asla sahip olamayacağı motosikletlerin posterlerini güzel kadın posterlerinin üzerine yapıştıran, renkli aterilere ve patenlere bağımlı bir gençtim. Bu yaşıma kadar bir baltaya sap olamamakla beraber tüm hatalarımı olağanüstü tatlılığımla ört bas etmiş, ailenin küçük çocuğu olmanın şımarıklığını saçlarının buklelerinde bile taşıyan Jeongguk'tum.

Alt komşum olan Min Yoongi'ye gönlünü kaptıran ve onun dikkatini çekmek için çoğu zamanlar normalden daha fazla ses çıkaran, onun ilgisini isteyen fakat onun gözünde ise aptal veletin tekiydim işte.
Yıllardır başarısız ve bir anlama sahip olmayan hayatıma bir gonca gibi açmış olan Yoongi ise bundan tam iki yıldır habersizdi.
Ben on altımdan bu yana ona deli gibi aşık, bunu bastırmaya çalışarak odasının duvarlarını kadın posterleriyle doldurmuş sonrada onların üzerini motorsiklet posterleriyle kapatan bir aptaldım. Evet evet aptal bir aşıktım, ama aptal olan aşkım değil -ki temin ederim o benim hayatımdaki tek başarımdı- bendim.
Bu ise, aylar sonra üniversitesinin ikinci sınıfında tatilini evinde geçirmek için gelen Min Yoongi'yi tavlama yazımdı.
Bu yaz onu hem cazibemle kavurmalı hem de mest etmeli ve tabii en önemlisi onu kendime aşık etmeliydim.

Evet, aşk..

Biraz zor olabilir fakat kim benim olağanüstü yakışıklılığıma ve çekiciliğime karşı koyabilirdi ki? Sonuçta ben Gguk'tum, mahallenin sevilen çocuğu, çiçekler -lanet olsun ki bu Hoseok'un fikriydi daha iyimser olmam gereken yıllardan birinde bunu koymuştu ben ise daha korkutucu olması için başına 'lanet' eklemiştim- lanet çiçeklerin lideri, deli dolu bir gençtim.
Evet, evet bana neden düşmesindi ki?
Yoongi'nin annesi bile bana "eğer kızım olsa sana kızımı verirdim" demişti, ben ise "olsun Yoongiyi de alabilirim, o bana yeter." demiştim. Tabii annesi gülüp şaka yaptığımı zannetmişti, ama bilmediği bir şey vardı hiç olmadığım kadar ciddiydim, istiyordum işte.

Ve alacaktım da, elbette önce Yoongi'nin beni, biricik Gguk'unu fark etmesi gerekiyordu.
Bunu hayata geçirmek için burada toplanmıştık. Ben aşık olduğum buzlu limonatamı yudumlarken, Hoseok sonunda bulabildiği çilekli sodasından bir yudum almış ve yanındaki Eun'a dönmüştü.

"Hiç konuşmadan limonatasına gömüldü, var bunda bir şeyler."

Eun onu onaylarcasına başını sallayıp bana dönerek konuşmaya başladı,

"Noldu Kookie neden topladın bizi alelacele?"

"Hiiç sadece benim şekerli limonatam bir hafta sonra geliyor, bir plan yapalım diye çağırmıştım."

Ağzımdan çıkan 'şekerli limonatam' kelimesine kendim bile şaşırmıştım, o yüzden şu an boğazına kaçan sodayla öksürmeye başlayan Hobi'yi garipsememiştim. Eun Hobi'nin sırtına geçirdiği ufak yumruklar ile onu kendine getirmiş, ucunu dişlemekten dümdüz yaptığı pipeti ağzından ayırıp konuşmuştu,

"Planı sen yapacaktın ve biz de uygulayacaktık, ne değişti yavrucum?"

Limonatamın içinde eriyen buzlardan en ufağını ağzıma alıp Hobi'nin tuhaf bakışları altında Eun'a açıklama yapmaya başladım.

"Şey şimdi şöyleki, ben yaparsam elime yüzüme bulaştırırım. Bu benim elde ettiğim en büyük şans resmen, ve ben bu şansı çöp etmek istemiyorum. Biz lânet çiçekler harika bir planla bu yazı 'Yoongi'nin Jeongguk'a aşık olma yazı' yapabiliriz diye düşündüm."

İkisinin zafer kazanmış gibi bakan gözlerine kısa birer bakış atıp devam ettim,

"Anlayacağınız yalvarıyorum çiçeklerim yardım edin, istediğiniz her şeyi yaparım."

Eun sırıtarak Hobi'ye bakarak elini uzattı ve ellerini çaktılar.

"İşte biliyordum bizden yardım isteyeceğini biz üç bedeniz ama resmen tek ruhta birleşmiş gibiyiz, o yüzden ben varım!"

Normal ses düzeyiyle başladığı cümleyi sesini yükselterek bitirip elini bardakların izin verdiği kadar masanın ortasına uzatan Hoseok'a bakıp mutlulukla ayağa fırladım.
Elimi Hoseok minik elinin üzerine koyup Eun'a yalvaran bakışlar atmaya başladım.

"Şebeksiniz falan ama siz nereye ben oraya, o Yoongi sana aşık olacak! Bende varım!"

Bağırarak cümlesini tamamlayıp elini ellerimizin üstüne koydu. Tüm gaza gelişimizi sonlandırıp,

"Durumun çok kötü oğlum senin, az önce Yoongi'ye şekerli limonatam dedin resmen. Böyle aşık olmasan yardım etmezdim de kaptırmışsın gönlünü bi kere napalım baş göz edeceğiz artık."

Eun'un hatırlattığı o sahiplenici lakaptan dolayı kıkırdayıp yerime oturmuştum Hobi ve Eun gibi,

"Yaa Eun deme öyle, durumum o kadar da kötü değil sizin yardımınızla toparlanırım bence?"

Soran gözlerle Hoseok'a baktığımda yanlış bir şey yapmışım gibi kaşlarını kaldıran Hoseok'la ne dediğimi algılayıp elimi alnıma vurup ağzımı kapatmıştım hemen.
Eun'un soyadını dalga geçer gibi söyleyip 'Yaaa' demiştim.
Kendi ölüm fermanıma imza atıyordum itinayla. Çünkü Eun plan konusunda yardım etmezse biz Hoseok'la batırırdık, Yoongi'nin aşık olacağı varsa da olmazdı.

"Hem benden yardım istiyor hem benimle dalga geçiyor, şuna bak sen. Her an vazgeçebilirim şapşal bir tavşana yardım etme konusunda ayağını denk al.."

Durumu acilen kurtarmak için, Hoseok'un yardımını alıp Eun'un gönlünü yapmam lazımdı bu sebeple Hoseok'un ayağına basmıştım, benim yalvarışım da yan figüran olsun diye. İşte şimdi Hoseok'la onu sıkıştırıp durumu kurtarabilirdik.

Tabii eğer doğru ayağa bassaydım..
Yanlış kişinin ayağına bastığımı anlamamı sağlayan Eun'un tiz çığlığı olmuştu. Ama ben nerden bilebilirdim ki Hobi'nin ayağı olmadığını? Hobi'nin ayağı da minicikti.
Alnıma yediğim şaplakla kendime gelip ayağa kalkıp Eun'a yanaşmıştım.

"Olacağı varsa da olmayacak resmen Gguk çekil şöyle, papatyam Eun'ım takma sen bu çocuğu. Vallahi biraz daha plan yapıp hayata geçirmezsek mahvolacağız bunun dilinden."

Beni itip Eun'a sarılan Hoseok'a göz devirip sarılan çocukluk arkadaşlarıma hemen kollarımı dolayarak kocaman sarılıp,

"Lütfen, lütfen yapalım şunu. Affet beni Eun, bak sen yap bu işi söz veriyorum istediğin pateni alacağım sana."

Hoseok'la ortamızda kalıp ikimize de gülerek bakan Eun her şeyin başlangıcı olan cümleleri bırakmıştı ortaya,

"Bekle bizi Min Yoongi, bizim Jeongguk'umuzun saç teline bile aşık olacaksın!"

Kollarımla sardığım, arkadaştan öte kardeşim olan ikiliye bakıp dolu gözlerle gülümsedim.
Bizim gibi bir grubun karşısında bana aşık olmaktan başka hiçbir şansı olmayan Yoongi'yi gözlerimin önüne getirip ona acıyarak, yıllardır aklımdan çıkmayan ve günün birinde sesli bir şekilde söylemek istediğim cümleyi kurdum.

"Bana aşık olacaksın Yoongi, bana deli gibi aşık olacaksın. Benim seni sensiz sevdiğim her dakika için daha çok seveceksin beni, her zerremi."

Öncelikle selamlar! Bu bölümün altına hangi tarihte başladığınızı yazmanızı rica ediyorum. Ve şimdi asıl söylemek istediklerime geliyorum, biricik dostum, biricik kardeşim, güzeller güzeli Mai'm beni seninle tanıştıran bu kurguya ve sana çok teşekkür ediyorum. Sen öğretmenim, sen destekçim, sen yardımcım, sen benim yolumu aydınlatan ışığım.. Bu kurgu hem sana hem de bana şans getirsin! İyi ki varsın güzel kalpli dostum. Seni seviyorum, umarım bu sıcak kurgunun hakkını verebilirim. İyi okumalar. ♡

- Bu kurgu boyunca hepinize iyi okumalar, iyi eğlenceler!

2000's BoyzWhere stories live. Discover now