Story cover for Yokuş Aşağı by stefansalvattre1
Yokuş Aşağı
  • WpView
    Reads 114
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 7
  • WpHistory
    Time 1h 1m
  • WpView
    Reads 114
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 7
  • WpHistory
    Time 1h 1m
Ongoing, First published Jan 25, 2022
Hayat hızlı trene benzer derler. Bazen aşağı inersiniz, bazen doruğa çıkarsınız. Oysa benim hayatımı tanımlamak için hız treni tanımını kullanmak mantık dışı. Benim yaşadığım sefil hayat olsa olsa uçurumdan düşen bir arabaya benzer. Aldığım her nefes beni aşağı çeker ve mutlulukla aramdaki mesafeyi açar.
All Rights Reserved
Sign up to add Yokuş Aşağı to your library and receive updates
or
#2cansıkıntısı
Content Guidelines
You may also like
AYDINLIĞIN İÇİNDEKİ SIR by Stellinawly
10 parts Ongoing
(Kurgu 04.08.2025 tarihinde yayınlanmıştır.) Tüm ailesini bir anda kaybeden Duru Kılıçarslan, kimsesiz kaldığını düşünürken hayatına bir bebek girer. Birlikte olduğu, ailelerinin güç yarışı içinde olduğu Ulusoy ailesinin oğulları, Kuzey Ulusoy'la birlikteliklerinin ardından korunmasına rağmen hamile kalan Duru'nun aklında tek bir şey vardı. Kuzey bebeğini istemeyip reddetse bile bu bebeği dünyaya getirecekti. Çünkü başta ne kadar istemese de, içinde büyüyen hayat onun tutunmak için elinde kalan tek daldı. Ailesinin ansızın ölümü zihnini bulandırırken, kaza anlarını dakikalarca araştırmıştı. Kamera kayıtlarına kadar bulmuş, ailesinin ölümünü hafife almayıp derince araştırmıştı. Yalnız başına kaldığı koskoca hayatta rahmine düşen bebeği onu ne kadar ayakta tutmaya çalışsa da tamamen ayağa kaldırmıyordu çünkü Duru, ailesinin yıllarca sakladığı sırları kademe kademe öğrenirken gerçeklerin acısı tokat gibi yüzüne çarpıyor, yalanlarla özenle inşa edilmiş hayatının merdivenleri bir bir kırılıyordu. Bu süreçte Kuzey Ulusoy, Duru'yu ve bebeğini ilk andan beri aralarındaki anlaşmazlığa rağmen kabul etmişti. Bebeğinin annesinin yaşadığı yükler, öğrendiği sarsıcı gerçeklerle yanında duruyordu. Ama Duru da Kuzey de farkındaydı ki; Duru, üzerine yıkılan enkazdan kurtulduğunda, aynı Duru olmayacaktı...
Metalik  by nifrellaa
25 parts Ongoing
Diğer çocukların anneleriyle bağlarını kesemedikleri yaşlardaydılar, henüz vücutlarına en derin kesikler atıldığında. Ne kadar süreceğini, kimin dur diyeceğini veya bitip bitmeyeceğini bilmiyorlardı.Belki de onların cezası anneleri ya da babalarından gelecek bir tokat değil çok daha ağır olacaktı. Her gece düşündüler. Bunu hakedecek ne yaptık? Belki bir gün onların eline verilen umut şekerinin gerçekleşebileceğine inanmak istiyorlardı. Çünkü inanmazlarsa dayanamazlardı. İnanmazlarsa yarayı kapatamazlardı. Belki içerden kanardı ama dışarısı kabuk bağlardı. Bağlamalıydı. Ama bu şeker birinin ağzında acı tatı acımasızca bıraktı. Diğerlerinin kefaretini sadece biri en ağır şekilde ödeyecekti. Çünkü acı her daim kalanda ağırlaşırdı. Kalanda, gidende, kurtulamayanda.. Belki de geride bıraktıklarının farkında değillerdi. Yollarının kesişeceğinin, onların kurtulmak için her gece dua ettikleri Tanrı'nın cezayı başkası ile sonlandıracağını henüz bilmeyecek yaştaydılar. Ama büyüdüler. O karanlık geceler hepsinin en karanlık yanlarını oluşturdu. Hepsinin yarasını en derine gömüp tüm vücuduna yaydı. Görünür kılmadı, aksine onları birer görünmez kıldı ki kimse yardım edemesin. Ölmediler yaşamaya umut etmeye hayatları ile boğuşmaya ve o umut şekeri için her gece kafalarını yastığa koymaya yine de devam ettiler. Onlar kurtuldu, yaraları içlerinde de kalsa yeni yaraların açılmasından kurtuldular. Biri kaldı. En zorda, en derinde.. Birinin hikayesi..
You may also like
Slide 1 of 10
Yazın Olur Böyle Şeyler cover
Uzak Şehir - Cihal cover
AYDINLIĞIN İÇİNDEKİ SIR cover
Tenindeki Günah cover
Metalik  cover
EVRENDEN ÖTE (1) -KÖRLEŞMİŞ RUHLAR ve EBEDİ İNSANLAR. cover
KAYIP AİLE cover
YİNG-YANG  cover
Kuzen ve Ben (Tamamlandı) cover
KARANLIĞIN YANSIMASI cover

Yazın Olur Böyle Şeyler

26 parts Ongoing

"Derin polisi ara!" Diye bağırdı Irmak. "Emir bir şey yap!"Diye bağırdı Irmak'ın karşısındaki çocuk. "Bacağım kırıldı galiba."Diye yakındı Sarp denen çocuk. "Ben arıyorum polisi."Diyerek telefonuna yöneldi Ada. "Sakince konuşabilir miyiz?"Diyerek merdivenlerden indi çekik gözlü çocuk. "İndirsene bacım şunu!"Diyerek Irmak'a bağırdı karşısındaki çocuk. "Sus geçiririm kafana!"Diyerek yükseldi Irmak. "Hepiniz susun!" Sinirle bağırdığımda sonunda herkes sesini keserken Ada'nın polisi aramak üzere olduğunu görüp elindeki telefonu aldım. "Kimse polisi aramıyor," Diyerek Ada'ya yönelik konuştum. Ardından Irmak'a dönerek elindeki vazoyu işaret ettim. "Ve kimse kimsenin kafasını kırmıyor. İndir şunu." Aklıma gelen şey ne kadar sinirimi bozsa da bulunduğumuz durumun başka bir açıklamasını düşünemiyordum. Ya gerçekten sapıklardı ve eve gizlice girmişlerdi ya da evi aynı anda kiralamıştık. Mümkünse tabii.