B U Z K A L P

Von Sombre00

3.5M 118K 15.2K

Seni defalarca kırsa da dönüp dolaşıp ona varıyorsun çünkü başına yıkılsa da o senin evin. Mehr

# 1
# 2
# 3
# 4
# 5
# 6
# 7
# 8
# 9
# 10
# 11
# 12
# 13
# 14
# 15
# 16
# 17
# 18
# 19
# 20
# 21
# 22
# 23
# 24
# 25
# 26
# 27
# 28
# 29
# 30
# 31
# 33
# FİNAL
-
-2

# 32

94.6K 2.9K 430
Von Sombre00


Yanımda çılgınlar gibi eğlenen çifte baktıkça onlara da ayrı sinirleniyordum. Ben burada sinir küpüyüm onların umrunda değil ! Sinirle Jabari'nin bacağına ayağımla vurunca eşlik ettiği yabancı şarkıyı bırakıp bana baktı.

-"Manyak mısın kızım ne vuruyorsun ?!" diye bağırdı.

Omuz silktim.
-"Vururum ne olmuş ?! Sizde benimle ilgilenin biraz gider içki içerim görürsün." dedim.

Çattığı kaşlarını düzeltip gülerken burnumu sıktı.
-"Sinirlenme bambino. Karan geliyor eğleniyormuş gibi yap da kudursun."

Yüzüme yaydığım gülümsemenin gerçekçi olduğuna emindim. Yüksek masaya dirseğimi koyup dj kabinine gözlerini diktim. Şarkının hareketli ritmiyle dans eden Vera omzuma omzuyla vurunca ona bakıp gülümsedim.

Yalandan mutlulukta ne sarıyor ama !

Varlığını belli etmek amaçlı belimi sıkı saran parmaklarını yok saymaya çalıştım. Nefesi ılık ılık kulağıma vurduğunda çok yakınıma girmişti.

-"Ne bu tavırlar ?" Elini itmeye çabaladım ama bu sadece daha çok sıkmasını sağlamıştı.

-"Bırak !" dedim dişlerimi sıkarak.

-"Evde görüşeceğiz Alin hanım." diyip elini ve nefesini benden uzaklaştırdı.

Karan'ın sıkılmasından dolayı orada en fazla bir saat durabildik. Beni ilk kez sürüklemeden kendisi önden yürüyordu. O bindikten sonra bende binip kapıyı kapattım. Halit amca da arabayı çalıştırmıştı.

-"Karan ?" diye sessizliği bozdum. İsminin dudaklarımdan çıkışını çok seviyordum.

Sakalını kaşıyıp başını bana çevirdi.

Aklıma aniden gelince sormak istemiştim. Onunla konuşmaya hevesli olduğumdan değildi.

-"Şey , Ünal amcama ne oldu ?" dedim tereddüt içinde.

Gözü o an seğirince sormamam gerektiğini anladım.

-"Şunun adını anma !" dedi ürkütücü yüz ifadesiyle.

Cevabımı alıp ona olan tavrıma geri döndüm ve başımı eğdim. Eve gidene kadar o kadar sıkılmıştım ki konuşmamak için zor durdum.

-"Gel buraya gel."

Merdivene adımımı atmıştım ki sesiyle dönmek zorunda kaldım. Koltuğa oturmuş beni bekliyordu. Sessiz evde yankılanan topuk seslerimle karşısındaki koltuğa oturdum. Dirseklerini dizlerine koymuş aşağıya eğik duruyordu.

-"Ne istiyorsun ?" dedim umursamaz tavrımı sürdürüp.

Avucunu alnına koyup geriye doğru itti.
-"Kızım sen dert misin bana ya ? Niye gereksiz ayrıntılara takılıyorsun ?" dedi alttan alttan bana bakarken.

Kollarımı göğsümde birleştirdim ve öyle konuştum.
-"Kadının sana rahatça dokunuyor olması bana göre hiç de gereksiz değil !"

-"Ya güzelim ona mı bakıyorum ben kafamda var bir dünya dert. Gel bakıyım yanıma." 

Gülümsemekle surat asmak arasında kuzu kuzu yerimden kalkıp yanında göğsüne sokuldum. Omzuma dudaklarını değdirdi ve belimi okşadı. 

-"Benim bir kaç günlük işim var. Vera'nın yanında kalırsın."

Ayrılmak söz konusu olunca başımı kaldırmış ona bakmıştım.

-"Nereye gideceksin ?" diye sordum.

Saçımı geriye atıp kulağımın arkasına sıkıştırdı.
-"Melbourne."

-"Ama senden ayrı kalmak istemiyorum." dedim üzüntüyle mırıldanarak. Boynuna sarılıp başını göğsüme bastırdım.

-"Sadece bir kaç gün. Sende o piçle çok içli dışlı olmuyorsun gelince sorarım hesabını." Ağzına elimi kapatıp yanağını öptüm.

-"Söyleme öyle JJ'i çok seviyorum ben." diyince elimin içini ısırdı pislik.

Belimden çekip kucağına yan şekilde oturmamı sağladı. Kollarımı yeniden boynuna dolayınca yüz yüze gelmiştik. Dudağıma öyle dikkatle bakınca beynim allak bullak oldu.

-"Peki ya ben ? "

Dolgun dudağını öpme isteğimi bastırıp dalgınlıkla yutkundum.

-"Sen ne ?" dedim nefeslerim sıklaşırken.

-"Beni de seviyor musun ?"

Bu sorusuyla gözlerim gözlerine kaydı. Daha önce dillendirmediğim bir cümleydi. Heyecandan kuruyan dudağımı dilimle ıslatıp dudaklarına ufak bir öpücük kondurdum.

-"Çok. Çünkü iki kişiliğim ben."

Genelde ifadesiz duran dudakları her kıvrıldığında kalbim mutluluktan sıkışıyordu. O mükemmel gülümsemesini bana gösterdikten sonra alnıma dudaklarını bastırdı ama çekmedi.

-"Bende çok. Çünkü iki kişiyi seviyorum."

'

-"Karan dur dur ! "

-"Has bin allah delireceğim az sonra lan evden çıkmak ne kadar zor olabilir anasını satayım giden benim evden çıkamayan sensin !"

Söyleniyorsa tam söylensin diyerek unuttuğum şarj aletimi odamdan aldıktan sonra koşarak aşağıya indim. Acele ettirince hazırlanamıyorum ne yapabilirim ?

-"Bitti !" Açılan asansöre girmeden çenesine uzanarak öpücük kondurdum.

Bütün gece kollarında huzurla uyumuş büyük bir rahatlıkla uyanmıştım. Fakat gidiyor oluşunun bir burukluğu yok diyemem.

Kahvaltıdan sonra hemen hazırlanma emrimi vermişti ve beni Vera ile Jabari'nin kaldığı eve götürüyordu. Arabaya oturduğumuzda hala benim yüzümden devam eden gerginliği nedeniyle ona doğru yanaştım. O sırada şoför koltuğuna Cihan yerleşti. Bir yere giderken genelde yanında o oluyordu. Tabi arkamızda dört korumanın olduğu arabayı saymazsak.

-"Giderken de kızgın mı gideceksin ?" Gülümseyip çenesini tuttuktan sonra kendime çevirdim.

Biçimli kaşını kaldırıp burnun soluğunu verdi.
-"Beni kızdıran sensin."

Elimi indirip arkama yaslanırken beni izlemeyi sürdüyordu. Taytın üstüne giydiğim sweatin altına ellerimi sokup başımı eğdim.

-"Peki bana kızdın bari bebeğimizle vedalaş." dedim üzgün üzgün.

Hızlı bir hareketle boynumu ıslak ıslak kocaman öptü.
-"Tam dayaklıksın." diye kısık sesle söyledi.

-"Abi ? Yenge ?"

Önden Cihan dikiz aynası yoluyla bize bakınca Karan geri çekilip oturdu.
-"Ne ?" dedi.

Bir yola bir arkaya şaşkın şaşkın baktı.
-"Bebek mi ?" dedi afallayarak.

-"Hıhı bebek." dedim gökyüzüne çıkan uçsuz bucaksız sevincimle.

Karan'ın bebeği.

Çok tatlı değil mi ama ?

-"Valla mı ?! Yenge çok sevindim gerçekten. Abi hayırlı olsun senin baba olacağını duymak da varmış." dedi Cihan gülümsemesinden sevindiğini belli ederek.

Karan da hafifçe tebessüm etmiş başını eğmişti.
-"Sağol sağol." dedi yalnızca. Ardından ceketinden sigara çıkartıp dudaklarına yerleştirdi.

-"Ee vedalaşma diyorduk. Seni bekliyoruz. " dedim ve ellerimi çektim.

Bana yandan karizmatik bakışını gönderdi.

-"Vedaları sevmem." dedi ve seksi bir şekilde dumanı aralık dudaklarından üfledi.

Onu izlerken öyle büyülenmiştim ki daha fazla üstelemedim. Cihan küçük bavulumu arkadan çıkarırken bende Karan'a son öpücüğümü veriyordum. Geri çekilirken dayanamayıp tekrar öptüm.

-"Kendine çok dikkat et olur mu ? Ve erkenden gelmeye çalış."

Baş parmağıyla yanağımı okşayıp diğer elini karnıma getirdi.
-"Sende ben gelene kadar uslu bir kız ol. Hem kendine hem...ona iyi bak. Kızacağım işler yapma olur mu ?"

Başımı aşağı yukarı salladım. Dudağımın kenarını öptükten sonra arabadan indim. Bavulu taşıyan Cihan'la rezidansa giriş yaptık. Beni evden içeriye geçirip öyle gitmişti. Vera bardaydı. Jabari ise bana kapıyı açmış işi olduğunu söyleyip acele gitmişti.

Günün çoğunluğunu televizyon izleyerek geçirmiş akşama doğru güzel yemekler yapmıştım. Jabari saat 8 civarında eve geldi.

-"Ooo döktürmüşsün !" dedi yemek tencerelerini açıp bakarken.

-"Vera geç mi gelir ?" diye sordum mutfak bölümüne geçip.

-"Gece ancak gelir. Zaten canımı sıkıyor bu bar işi ona da bir çözüm bulmam lazım."

Vera'nın geç gelmesinden dolayı masayı iki kişilik hazırlamaya geçtim.

-"Kız çalışıyor ne istiyorsun ?" dedim yemekleri servis ederken.

-"Çalışmasına ne gerek var ? Otursun evde." dedikten sonra tamamen yemeye odaklanınca daha aramızda konuşma geçmedi.

Yemekten sonra televizyonun karşısına koltuklara uzandık.

-"Karan şehirde ev yaptırıyor haberin var mıydı ?" sorusuyla bocalayıp yattığım yerde dikleştim.

Ne evi ?

-"Hayır nerden çıktı ?" dedim kaş çatıp.

-"Bilmem öyle duydum sadece."

Al işte şimdi Karan gelene dek nasıl rahat durabilirim ? Nerden çıktı bu ev işi ya. Acaba sürpriz olabilir mi o yüzden söylememiş de olabilir. Neden olmasın.

-"Neyse gelince konuşuruz." diyip yerime geri uzandım.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Jabari Vera'yı almak için evden çıkınca yerleştiğim odadan ince bir örtü alıp koltukta altına girdim. Karan'ı ve sesini özlemiştim ama yolculuğu uzun sürecekti. O yüzden dişimi biraz daha sıkmalıydım.

Yaklaşık yirmi dakika sonra kapı kilidi sesi geldi. Ve hararetli konuşmaları.

-"İtmesene ya." diyen Vera'ydı.

-"Sus gir şu eve."

Salona girip beni gördü. Oturur pozisyonu alırken yanağımı öpmüştü.

-"Niye tartışıyorsunuz ?" diye sordum bir ona bir de Jabari'ye baktım.

Ben sorunca kaşlarını çatmıştı.
-"Çalışmamı istemiyormuş beyefendi. Oldu başka isteğin ?! Ben işimden gayet memnunum."

JJ görmediğim bir yerden içki şişesi alıp koltuğa çöktü.
-"Elin adamları sana yavşıyor sen orda sarhoşların arasında çalışıyorsun ve bu durumdan memnunsun öyle mi ?" İlk kez bir ortamda benim haricimde başka birisine bağırılınca tuhaf hissettim.

-"Of Jabari saçma sapan konuşma. Ben yıllardır orada çalışıyorum. Sen olmadan da öyleydi sen olduğunda da olmaya devam edecek !" dedi ve arkasını dönüp gitti. Geriye sinirden deliye dönen Jabari kalmıştı.

-"Yok yok elimden bir kaza çıkacak benim gidiyim biraz hava alayım."

-"Dikkat et." diye seslendim arkasından. Gece yarısını geçmişti nereye gidecekti bu saatte bilmiyorum.

Vera üzerini değişmiş olarak gelip yanıma oturdu. Bir yandan saçlarını topluyordu.

-"Haksız mıyım sence ?" dedi bir anda bana dönüp.

Omuzlarımı silktim.
-"Ben karışmam." dedim ellerimi kaldırıp.

Aralarına girmek en son isteyeceğim şey olur.

Hem onlar kendi dertlerini düşünsün benim özlediğim bir adam var. Onsuz nasıl gün geçirecektim ? Uyandığımda onu da öperek uyandırırdım. Çabuk gelmesi için dua etmekten başka yapacağım hiç bir şey yok maalesef.

••

Sabah Vera'nın dürtüklemesiyle uyanarak güne başlamış beraber eğlenceli bir kahvaltı yapmıştık. Jabari de bize eşlik etmişti ancak araları hala düzelmediğinden suratı asıktı. Erkenden gitmişti. Vera bugün izinli olunca sıkılmadan geçirecektim.

-"Dışarıda dolaşalım mı biraz ?" sorusunu geri çeviremeyecek kadar bunalmıştım. Önceden de evdeydim ama en azından Ünal amcanın ve kendi evimin bahçesi vardı. Sahi ya bir de kendi evim duruyor. Oraya gitmeyeli uzun yıllar oldu. Ailemden kalan bütün arsa para mal herşey kullanılmayı bekleyecek şekilde duruyordu.

-"Giyinelim o zaman." Düşüncelerimden sıyrılıp odaya geçtim. Açık renk eşofman takımını giyinip uzun saçlarımı içinden çıkarttım. Ayağıma spor ayakkabı geçirdikten sonra telefonumu cebime attım ve evin kapısına yürüdüm.

İki dakika geçmeden Vera da gelmişti. Dışarıya çıkmadan sitenin içindeki yeşil alanlı yürüme yoluna indik. Her yan cıvıl cıvıldı.

-"Öküze bak ki arıyor mu hiç ancak kendini haklı görsün." diye söylendi Vera. Gözlerimi ağaçlardan çekip ona baktım.

-"Sen ara. Bir yerden başlamak lazım yoksa nasıl düzeleceksiniz ?"

Burun kıvırıp yürümeye devam ettim.
-"Önce o adım atsın."

Ellerimi eşofmanın ceplerine sokarken gülümseyip karnımı okşadım. Bebeğimin inatçı teyzesi ve dayısı olacaktı.

-"Boşu yere tartışıyorsunuz." dedim ve masmavi gökyüzüne baktım. Güneş çok güzel parlıyordu.

Biraz daha ilerlemiş sonrasında geldiğimiz yolu geri yürümüştük. Temiz hava almak iyi gelmişti. Bir tek Karan'ı çok özlüyorum. Şu geçen üç günde yalnızca iki defa telefonda konuşmuştuk. O da bir kaç dakikaydı çünkü işleri vardı.

Vera ikimize meyve suyu sıkmaya geçtiğinde kapı çaldı.

-"Ben bakıyorum." diyip koltuktan kalktım ve kapıya doğru yürüdüm. Açtığım zaman karşımda gördüğüm Karan yüzünden donup kalırken şaşkınlıktan konuşamadım.

Geleceğini söylememişti hiç.

Hafif yanık teniyle bana özlediğim elaları ile bakarken nefesim kesildi. Zorla adım atıp boynuna sarıldım. Derin derin kokusunu soludum. Ensesindeki saçlarına parmaklarımı geçirirken o da kolunu belime sarmıştı.

-"Neden haber vermedin ?" dedim geri çekilmeden. Ona burada saatlerce sarılabilirim.

-"Zamanım olmadı." Yüzümü kavrayı dudağımı öptü ve gözleri her bir yanımda dolaştı.

-"Alin ? Kim geldi ?" İçeriden Vera seslenince kollarını bedenimden ayırdı. Geçtikten sonra kapıyı kapattım ve mutfak kapısında durdum.

-"Karan geldi."

İmalı imalı gülümseyip yaptığı işe geri döndü. Bende ayrı kalmak istemediğim Karan'ın yanına gittim. Terasa çıkmıştı.

Beni fark edince elini belime dolayıp önüne çekti ve terasın korkuluğuna yasladı. Özlediğim yüzüne daha iyi bakabilmek için başımı yukarı kaldırdığımda dudaklarını dudaklarımla birleştirdi. Derin ve şefkatli öpücüğü boyunca karnımı okşayışı beni mest etmişti.

Bir nefeslik mesafe ile çekildiğinde heyecandan nefes nefese kaldım. Burnunu yanağımdan sürterek boynuma indirdikten sonra oraya da sıcacık bir öpücük kondurdu.

-"Bebeğimiz nasıl ? Sen nasılsın ?"

Bebeğimiz.

Karan'ın bebeğine sahip olmak kadar güzel ne olabilir ?

Gülümsememi görmesin diye yüzümü göğsüne yaslayıp kollarımı beline doladım.

-"İyiyiz. Hep yanımda olursan daha iyi olacağım." diye kısık sesle konuştum. Bir an önce ona sarılarak uyumak istiyorum.

Başımın üstünü öpüp saçlarımı okşadı.
-"Ben ömrün boyunca yanında olacağım güzelim. " dedi ve ardından devam etti.-"Hazırlan da çıkalım. "

Sigarasını yaktığını görünce usulca yanağını öpüp yanından ayrıldım.

Kaldığım odaya girdim. Bavuldan zaten çıkartmadığım için etrafta olan bir iki parça eşyamı içine tıkıştırdım.

Tekerlekleri yardımıyla oturma odasına getirip bıraktığım sıra Vera elinde tuttuğu meyve suyu dolu bardağı uzattı.

-"Ellerine sağlık." dedim yudum almadan önce.

Ekşi tatla yüzümü ekşittim. Sağlıklı şeyler neden tuhaf oluyor ki.

-"Yeğenime kan şeker olsun iç iç."

Salona giren Karan'ı görünce yüz ifadesini toparlayıp
-"Hoş geldiniz Karan bey bir şey ister misiniz ?" diye sordu. O kadar vakit geçirmemize rağmen mesafesinden bir milim kaybetmemişti.

-"Yok." dedi her zaman ki sert tavrı ile.

Ayakta içmeye devam ettiğim meyve suyunu zorla da olsa bitirmiştim. Karan bitirdiğimi görünce bavulu alıp kapıya ilerledi. Vera'yla sarılıp vedalaşmamızın sonrasında evden çıkmış sitenin önünde bekleyen araca binmiştik.

-"Merhaba." dedim şoför koltuğundaki Cihan'a tebessüm edip.

Başını eğip selam verirken motoru çalıştırmıştı.
-"Merhaba yenge nasılsın ?"

-"Sanane oğlum işine baksana sen!"

Adam kibarca nasıl olduğumu soruyor ne bu sinir şimdi.

Karan'la dik dik bakışırken
-"İyiyim Cihan teşekkür ederim." dedim bilerek gözümü gözünden çekmeden.

Bana öfkeli tavrını bozmayıp sonra görüşürüz bakışıyla başını diğer tarafa döndürdü.

-"Eve mi gidiyoruz patron ?"

-"Evet." Dirseğini camın kenarına dayayıp parmaklarını alnına koydu ve ovuşturdu.

O sırada cebimdeki telefonum titredi. Alıp baktığımda bilmediğim bir numaradan mesaj gelmişti.

-Alin kızım ben Ünal amcan konuşmamız gerekiyor.'

Titrek nefesimi üflerken basan ateş yüzünden buz kesen elimi boynuma değdirdim. Yan gözle Karan'a baktığımda beni fark etmediği için klavyede parmaklarımı gezdirdim.

-O yaptığından sonra seninle konuşacak bir şeyim kalmadı , üzgünüm.'
Diye yazıp düşünmeden gönderdim. Telefonumu sessize aldıktan sonra cebime geri koydum.

Karan'ın yanında ben varken nasıl böyle bir kötülük yapabildi anlayamıyorum. Ve ayrıca beni gerçekten o kötü işi için kullanması çok başka bir konu.

Eve gidene kadar stresten ne yapacağımı bilmez hale gelmiştim. Karan'ın kızacağını biliyordum fakat ona söylemezsem ve tesadüfen öğrenirse kıyameti koparırdı. Cihan bavulum ve çantamı odama bıraktıktan sonra çıkınca soluğu Karan'ın odasında aldım. Gömleğinin düğmelerini açarken başını kaldırıp baktı. Görüntüsünün çekiciliğine odaklanmamaya çalışıp telefonumu çıkarttım.

-"Sana bir şey söylemeliyim." dedim öne adım atarak.

Yeni gelmiş mesajı açmadan kilidi açıp ona uzattım. Ellerini gömleğinden çekip telefonu aldı.

-"Az önce mesaj attı." diye mırıldandım kısık sesle. Bakarken çatılan kaşları ve karanlığa dönen gözleri hayra alamet değildi.

Göğsünü şişirip telefonumu yatağın üzerine fırlattı.

-"Ulan bu piçi akıllanır diye öldürmedim kalkıştığı işlere bak ! Seni alacakmış bir de ! Bir sikimi alabiliyor mu gösteririm ona şimdi !"

Ceketini eline aldığı gibi odadan fırlayan Karan'ın arkasından apar topar çıktım.

-"Karan dur ! Gitme Karan !" Bakmadan indiğim basamağın ortasında ayakkabımın önü sürtünce diğer bacağımın üstüne doğru düştüm. Acıyla bağırırken tek düşündüğüm ellerimi siper ettiğim karnımdaki bebeğimdi.

Kendini saatlerdir içine kapatan Karan'ın ifadesiz yüzüne baktım. Hastaneye geldiğimizde doktorlara bağırıp küfür etmesi haricinde iki kelime etmemişti.

Bende bebeğim de iyiyiz fakat Karan çok tuhaf. Gözlerinde şimdiye kadar gördüklerimden daha farklı bir bakış var. Merdivenin dibine düştüğümde ismimi bağırarak yanıma koşuşundan beri gözlerinde gördüğüm korku silinmedi. Düşmem bana bir kalça ve bel ağrısı bırakmıştı. Bir de işte düzelmeyen Karan. Allah'tan tamamen merdivenlerden yuvarlanmamıştım yoksa o zaman bebeğimi düşürebilirdim. Sadece son basamaklardan düşmüş sertçe zemine vurmuştum.

-"Karan ?" diye seslendim yattığım hastane yatağından. Uzağımdaki koltuğa oturmuş kara kara düşünüyordu.

Bütün kontrollerden geçmiş , bebeğimizi görmüş şimdilik dinleniyordum.

-"Efendim ?" derken eğdiği başını kaldırmıştı. Çok durgundu.

-"Yanıma gelmeni istiyorum." dedim.

Gözlerini etrafta dolaştırıp ayağa kalktı. Yatağın yanına geldiğinde oturacak diye düşündüm ama yapmadı. Eğilip alnıma dudağını bastırırken eliyle karnımı okşamıştı.

-"Çıkış işlemlerini halledip geliyorum." dedi ve doğruldu.

-"Ama kimliğim evdeydi." dedim çıkmadan.

Kapıyı kapatırken dönüp baktı.
-"Kimliğin uzun zamandır bende." dedi ve gitti.

Allah Allah neden ben fark etmedim ? Ayrıca neden ondaydı ki ?

Hastaneden çıkmadan bir telaşla Jabari ve Vera gelmişti. Kapıda onlarla görüşüp öyle Karan'la birlikte arabaya oturduk. Korkudan saatlerdir elim karnımda duruyor. Bebeğime bir şey olacak diye o kadar korktum ki.

-"Yenge geçmiş olsun."

-"Teşekkür ederim Cihan. Şey sorun olmazsa bana bir yerden su alabilir misin ?" diye sordum. Saatlerdir su içmediğimden dilim damağım kurumuştu. Haliyle Karan da bu şekil durunca ondan istemek aklıma gelmedi.

-"Tabi ne sorunu olur mu öyle şey hemen alıyorum." Araba biraz ilerledikten sonra yol üzerindeki benzin istasyonunda durdu. Cihan geriye dönüp bana baktı.

-"Başka bir istiyor musunuz ?" Başımı iki yana salladım. Arabadan inince sesli bir şekilde nefesimi dışarıya üfledim.

Kalçam cidden çok ağırıyor.

-"Bir şey istediğinde bana söyle."

Gözlerimi devirip sol tarafımda heybetiyle oturan Karan'a döndüm.
-"Söylemeye çekiniyorum kusura bakma."

Ters ters baktı ve sigara paketini çıkarttı.

-"Çekinmen gereken en son kişi bile değilim."

Kaşımı kaldırıp gülümsememek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Arkamı ona dönerken sol elimle ön koltuğu tuttum.

-"O zaman belime biraz masaj yapabilir misin ? Çok ağırıyor." dedim ve görmediği için rahatça sırıttım.

-"Masaj mı ?" Sesi şey gibi çıktı sanki ona gel makyaj yapalım demişim de şok olmuş gibi.

-"Evet hayatım masaj." diyip kısık sesle kıkırdadım.

Çenesi omzuma değerken elleri belime gitmişti. Burnunu saç diplerime sürttü.

-"Hayatım demek ?" dedi boğuk sesiyle.

Parmakları harekete geçince sırtım ürperdi. Başımı çevirdiğim an dudakları yanağıma gelmişti.

Arabaya binen Cihan suyu uzatıp motoru çalıştırdı. İçip yanıma bıraktığımda Karan belimi oyup içine parmaklarını sokmak istercesine işkence ediyordu.

-"Ay Karan daha çok ağırttın ! Nazik yap nazik !" diye söylendim.

-"Ben ne anlarım kızım ?!" dedi o da bağırıp.

-"Of yapma tamam."

Arkama geri yaslanacakken beni göğsüne çekip başımın üstünü öptü. Biraz olsun gördüğüm ilgi bile mutlu olmama yetmişti.

Aslında benim mutlu olmam için öyle büyük şeylere ihtiyacım yoktu. Karan'ın tek bir sarılmadı dahi beni dünyanın en mutlu insanına döndürüyordu.








Selamlar herkese.

Uzun bir bölüm oldu çünkü iki bölümü birleştirip yayınlıyorum. Sanırım artık bir an önce bitmesini istiyorum. Benim için güzel ilerleyen bir hikâye oluyor. Kendim yazdığım için demiyorum çünkü nasıl bir kitap okusam hoşuma gider diye düşünerek öyle bir kitap yazmaya çalışıyorum.

Sevmeyeni belki çok olsa bile ben bu hikâyeyi yazmayı görev olarak değil rahatlama amacıyla yazıyorum. İçimden ne, nasıl geçiyorsa onu aktarıyorum. Binlerce insanın girip aktif olarak durduğu bu uygulamada elbette ki eleştiriye herkes açık olmalı fakat ben okuduğunuz üzere profesyonel olarak değil yada kendimi daha da geliştirip çok iyi hikâye de yazmayı istemiyorum. Elimden geldiğince hepinize hitap edecek bir kurgu oluşturmaya çabaladım. Aşk dolu ve her bölümde romantizm geçen bir kitap hayal etmemiştim. Öyle de oldu. Ben yinede Karan ve Alin çiftini hayal ederken iyi hissediyorum.

Neyse bir sonraki bölümde görüşmek üzere sizi seviyorum ❤

Weiterlesen

Das wird dir gefallen

90.4K 5.4K 35
"Sakat bir adama en fazla ne kadar yardım ede bilirdim ki?" "Onunla geçen zaman, takvimden değil kalbimden ölçülürdü. Omzuma başını koyduğu her an...
1.5M 64.9K 45
Yazılım mühendisi Miyase... Patron, sevgilisi olmasına rağmen asistanına aşık olursa... Seni tanımıyorum lâkin tanımamak aşka engel değil... ~Miyase ...
341K 35.3K 33
Hayatın ne getireceğini hiçkimse bilemezdi. Yüzleştiği ihanetin sonucunda yıllarını içeride yitirmiş bir adam özgürlüğüne kavuştuğunda karşılaşacağı...
508K 12.1K 37
Yıllardır ona takıntılı olan mafya kızı kaçırıp kendi evine mahkum eder. Takıntılı mafya & ondan kaçmaya çalışan kız
Wattpad-App - Exklusive Funktionen freischalten