Minho kapıyı tıkladıktan sonra içeriden girmesini emreden herhangi bir kelime bekledi. Hiçbir ses duyamayınca kapıyı çevirdi ve odaya adım attı.
Yatakta yatan kız kardeşini görünce yutkundu. Gözlerinin dolmasına engel olamadı ve bunu gizlemek için onunla göz göze gelmekten kaçındı. Birkaç adımla yatağın yanındaki koltuğa bıraktı kendini.
Bir süre ne o konuştu, ne de kardeşi bir şey söyledi. Sonunda derin bir nefes aldı Minho. "İyi misin?"
Kız başını salladı. "Sanırım."
"Neden her şey böyle oldu Chaeryeong?"
Chaeryeong gözlerini sımsıkı kapattı. "Minho..."
Minho biraz uzanıp serum bağlanmış elini kavradı. "Bana anlat. Kimseye olmasa bile bana söyle. Sana yardım edebilirim. Ben hep yanında olurum."
Chaeryeong gözlerini açıp Minho'ya baktı. Ağlamamak için dudağını ısırırken, "Hyunjin," dedi. "Onunla ayrıldık."
"Neden?"
"Çünkü," dedikten sonra içini çekti kız, "kandırmış beni. Aslında başka bir sevgilisi varmış."
Minho yutkundu. Zaten daha önceden içinde Hyunjin'e karşı hiç dinmemiş bir öfke vardı. Yanlış bir şey dememek için kendini tutmayı denedi, ardından konuştu.
"Ne zaman öğrendin bunu?"
"Geçen hafta," diye cevap verdi Chaeryeong.
"Yani geçen haftadan beri yaşadığın tüm bu halsizlik, ruhsuzluk hissi, iştahsızlık, ve bugün geçirdiğin fenalık... Hepsi okul stresi yüzünden değil de Hyunjin yüzünden miydi?"
"Hayır."
Minho gözlerini kaçırdı. Hyunjin'i boğmayı düşünüyordu ki kardeşi de sanki bunu hissetmiş gibi, "Hyunjin'e bir şey yapma," dedi. Minho tekrar ona dönünce, "Ondan nefret ediyorum," diye devam etti. "Ama şu noktadan sonra Hyunjin'e zarar vermen hiçbir şeyi değiştirmeyecek Minho."
"Peki ne yapmamı istiyorsun?" diye sordu Minho.
"Sevgilisinin, Hyunjin'in bana yaptıkları hakkında hiçbir fikri yok. Hyunjin'in sevgilisini bulmalısın Minho. Onun kötü birisi olduğunu düşünmüyorum, böyle giderse Hyunjin ona da zarar verecek." Kardeşinin alt dudağının titreyişini görmek Minho'nun nefesinin kesilmesine neden olmuştu. Boştaki yumruğunu sıktı.
"Ben o çocuğun da benim gibi olmasını istemiyorum."
Minho elini çekip geriye yaslandı. Gözleri bitmek üzere olan seruma takılırken, "Çocuk mu?" diye sordu.
"Evet," dedi Chaeryeong. "Sevgilisi erkekmiş."
"Onu nasıl bulacağım?" diye sormaya devam etti Minho.
Chaeryeong yatağın hemen yanındaki masadan telefonunu aldı. Ekrana birkaç dokunuştan sonra Minho'ya uzattı. Minho ekrana baktığında bir kaldırımda oturan ve yanındaki çocuğun alnına alnını yaslamış, gülerek onu izleyen Hyunjin'i gördü. Dişlerini sıkarken bakışlarını yanındaki çocuğa çevirdi.
Nefes almayı hatırlayabildiğinde başını iki yana salladı. Bu gördüğü sarıya çalan kumral saçlı, mutlulukla kıvrılmış güzel dudaklı ve hafifçe kapanmış gözleriyle mükemmel bir görüntü oluşturan çocuk değildi. Bu kişi kardeşinin hayatını zehirlemiş, sağlığıyla bile oynamış çocuğun muhtemelen hiçbir şeyden haberi olmayan sevgilisiydi. Başka bir şey düşünmemesi gerekiyordu.
"Adı Seungmin," dedi Chaeryeong. "Sizin okulda okuyor."
"Ama ben onu daha önce hiç görmedim."
Chaeryeong başıyla onayladı. "Bir aydır Erasmus projesiyle yurt dışındaymış. Hyunjin o yokken benimle idare etti sanırım."
Minho ayağa kalkıp kardeşinin yanına eğildi. "Merak etme, senin için o çocukla konuşacağım." Saçlarını okşarken Chaeryeong dolu gözleriyle gülümsemeye çalıştı.
"Teşekkür ederim Minho."
YOU ARE READING
❝chaotic❞ ー 2min
Fanfiction× senin yüzünden her şeyimi kaybettim ve her şeyimi kazanan sen oldun. !! bu hikaye devam etmeyecektir.
