1

264 21 6
                                        

DÜZENLENDİ!

Yer: Okul Kütüphanesi Saat: ?

Öpücük

"Hıck!" Deli gibi titriyordum.Bedenim kitaplığa yaslanmış olmasına rağmen, aldığım zevkten ötürü ayaklarım beni taşıyamıyordu. "Ahh...dur." Elleri yavaşça üstümdeki kırmızı sweatshirtün uçlarını bularak yukarı kaldırdı. "Dur..burası-" "Kim Taehyung?"

Kendimi hızlıca toparlayarak önümdeki şişliğin kapanması için sweatshirtü aşağıya çekiştirdim. "Huh..?" Sesin geldiği yöne doğru hızlıca kafamı çevirdim. Lütfen beni o şekilde görmemiş olsun Tanrım lütfen. "Az önce ne yapıyordun?" Sanırım iyi olan oyunculuğumu şu an konuşturmalıydım. "Huh? Ben hiçbir şey yapmıyordum."

Yüzüme hala inanmadım bakışı atarken ikna olması için sevimli olduğunu düşündüğüm kare gülüşümü yaptım. Sanırım işe yaramıştı. "Bir şey duyduğumu düşünmüştüm,yanlış duymuşum sanırım." Kafamı hızlı hızlı sallayarak onayladım. Beni baştan aşağıya garip bakışları ile süzdükten sonra gitmişti.

Derin bir nefes bırakmıştım ki belimdeki eller ile irkildim."Bekle! Bekle dur!" Arkamdaki beden inatla elini pantolonumun içine sokmaya çalışıyordu. Aptal! Onun yüzünden yakalanıyorduk zaten. "Sen...Diğer insanlar seni göremez biliyorsun. Fakat bu benim için geçerli değil."

Kafasını ensemden kaldırarak 'hmm'ladı. Ciddi ifadesini biranda bırakarak tatlı bir şekilde söylenmeye başladı. "O zaman birdahaki seferde insan formumda olmalıyım. Hem insanlar beni görebilirler." Az önceki durumdan suratım kıpkırmızıydı zaten sinirlenince daha kızarmıştım. Ondan uzaklaşarak elimi yumruk haline getirip tatlı söylenmesine karşı sinirle konuştum. " HAYIR! Anlatmak istediğim bu değildi!!"Beni tekrar kendine yaslayıp elini çıplak belimde gezdirdi.

Tişörtümün içindeki ellerinin arasında titreyerek ve domatese dönmüş bir şekilde duruyordum."Eve gidelim..." bunu yapmamız yanlıştı. Az kalsın yakalanıyorduk fakat beyefendi beni bırakmaya istekli değildi. Yani birazcık bende değildim. "Eve mi? Ne yazık.." Arkamdaki beden bir kaç adım uzaklaşarak en sevdiğim gülümsemesini yüzüne kondurdu. Salak ne tatlısın sen öyle ehem.

"O zaman..Neden bana ilk öpücüğünü şimdi vermiyorsun? Kahretsin! bana bu şekilde bakarken ben ona nasıl hayır diyebilirdim ki. Bu yüzden ben Kim salak Taehyung, onu boynundan tutarak kendime çektim ve kiraz dudaklarını kendi dudaklarıma hapsettim..

(Geçmişe dönülüyor)
Yer: Okul  Saat: 13.27

Kaçış

(İlahi bakış açısı)

Okulun merdivenlerinden hızlı hızlı aşağıya iniyordu. Nefesi kesilmişti ve birazdan durup dinlenmezse kesinlikle yorgunluktan düşecekti. En sonunda bütün basamakları indiğinde, birinin ona seslendiğini duydu. Karşısında yakın arkadaşı Jisoo ve yanında Hyunjin'i görmüştü. Jisoo yüzüne kondurduğu tatlı gülümsemesi ile ona bakıyordu.

"Taehyung, bu kadar acele ile nereye gidiyorsun? Ders yakında başlayacak." Şimdi ne söylemeliydi. Onun kendisini kovaladığını söylerse, kesinlikle arkadaşı dalga geçtiğini düşünürdü. "Ayrıca sınıfa o taraftan gidil-" Arkasından gelen korkunç sesle sözünü keserek tuvaletlerin olduğu tarafa doğru koşmaya başladı. Tabii cevap vermeyi de unutmadı. Çünkü arkasından gelme ihtimali vardı. "Ben önden tuvalete gidiyorum!"

Arkasında şaşkınca birbirine bakan iki kişiyi bırakmıştı. Hyunjin, merak ile Jisoo'ya dönerek aklında ki soruyu sordu. "Hey Jisoo. Taehyung ile yakın mısınız? O baya garip bir tip değil mi? Tek başına mırıldanıyor, sanki yanında biri varmış gibi. Onun hayaletleri görebildiği hakkında bir söylenti bile var."

Jisoo olayı biraz da olsa anlamıştı. Okulda arkadaşının bir çok kez dedikodusu yapılmıştı. Hayaletleri gördüğü, lanetli biri olduğu gibi bir çok şeyler. Ama insanları anlamıyordu. Onun için Taehyung gayet normal biriydi. "Lütfen bu şekilde konuşma. Taehyung'u çocukluğumuzdan beri tanıyorum." Hyunjin şaşırarak bütün okulun duyabileceği şekilde 'ne' diye bağırmıştı. Böyle bir şey beklemiyordu. Çünkü o kadar da konuştuklarını görmemişti. Jisoo omuzlarını silkerek gülümsedi. "Aslında onu tanıdığında iyi birisi olduğunu anlayacaksın. Sadece farklı bir kişiliğe sahip."

Yer: Okul tuvaleti Saat: 13.33

Hayaletler

(Kahraman bakış açısı)

Tuvaletin kapısını arkamdan kapatarak, kapıya yaslandım. Hayaletler. 'Bu dünyada nerede var' demek isterdim fakat söyleyemem. Bu doğru. Hayaletleri görebiliyorum.

"Taehyung..." Duyduğum o iğrenç ses ile arkama dönüp sesin varlığının kafasına ayağımla vurmaya başladım. Şerefsiz korkutmuştu beni, arkadaşlarıma da rezil olmuştum. "Siktir git buradan!!" Evet onlara dokunabiliyorum. "Neden benden kaçıyorsun?!" Sinirle kollarımı kitabıma sararak bağırdım. "Çünkü peşimi bırakmıyorsun!" Onlar ile konuşabiliyorum.

Şımarık hayaleti içeride bırakarak tuvaletten çıktım. Fakat o peşimi kolayca bırakacak gibi değildi, zaten asla bırakmıyordu. Tişörtümdeki tutuşla durup arkama döndüm. "Taehyung,neden benimle oyun oynamıyorsun?" Astığı suratı ile yüzüme bakıyordu. "Sen neden bahsediyorsun? Oyun oynayacak zamanım yok. Derslerime odaklanmalıyım. Öğrenciyim ben!." Üzülüp oyun oynayacağımı mı sanıyordu. Hemde okulda! Asla böyle bir şey olmazdı.

"Hey kim bağırıyor böyle?" "Onun nesi var?" Etrafımda fısıldaşmalar ile utanarak kafamı eğdim. Sakin olmalıydım. İnsanlar benim hakkımda garip düşünüyorlardır, değil mi? Hayalete dönüp, memnuniyetsiz bir şekilde sesimi kontrol ederek konuştum.
"Beni takip edebilirsin ama beni sakın engelleme."

Yer: Sınıf 

Sırada öğretmeni dinlemiş gibi yapıyordum, çünkü aklım çok doluydu. Dürüst olmak gerekirse, bu insan olmayan varlıkları görmek çok can sıkıcı bir durum. Fakat kafamı pencereye çevirene dek, her zaman düşündüğüm şey buydu... Bembeyaz büyük kanatları olan bir melek bizim sınıfa doğru bakıyordu. Fakat neden?

15 oy 20 yorum

Angel Buddy / Taekook Where stories live. Discover now