1.Bölüm: Nefessiz

99.8K 1.4K 487
                                        

Bölüm şarkısı:
Lucidious | Hope FT. Kelsey Colbert

 Kelsey Colbert

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.


ÖNEMLİ :
ÖN YARGILARINI BİR KENARA BIRAK VE ÖYLE OKU, LÜTFEN...  CRİNGE BİR KİTAPTIR. DAYANAMAYANLAR İÇİN ÇIKIŞ KOLAYDIR:)

SEV YETER

Bölüm 1

^Nefessiz^

     Kapının çalması ile oturduğum koltuktan kalktım. Abim gelmiş olmalıydı. Oturma odasından çıktığımda kapı zili sabırsızca çaldı. “Geliyorum!” diye söylendim. Tamam, hava biraz soğuktu. Ama üstünde mont olmalıydı. İki dakika da donmaz herhalde.

     Düşündüklerime göz devirirken, kapıyı açtım. Abimin siyah saçları görüş açıma girdiğinde kapıdan biraz çekildim. Abim söylenerek içeri girerken misafirimiz olduğunu yeni anlamıştım. Abimin arkadaşı gelmişti. Yani yan komşumuz.

     Sessiz kalarak içeriye buyur ettim. Gözlerini gözlerime değdirmeden içeri girdi. Kapıyı kapatarak içeri yürümeye başladım. Abim hâlâ söyleniyordu.

    “Dondum kızım burada. Ne vardı hızlı açsaydın kapıyı?”

     Abim, siyah saçlı oldukça yakışıklıydı. İsmi gibi Çetin bir adamdı. Kendisi inşaat mühendisliği okumuştu. Üç sene evvel mezun olmuştu. Gayet güzel bir işte iyi para kazanıyordu. Fakat işi neredeyse her gündü. Tek pazar günü tatildi. O da yine evde durmuyor ve arkadaşları ile vakit geçiriyordu.

     O ise... Abimin en yakın arkadaşıydı. Kestane rengi saçları, açık kahverengi kıvam bulmuş gözleri vardı. Kendisi çok iyi bir mimardı. Aile şirketlerinin başına geçmişti mezun olur olmaz. Abim ile aynı yaşta biraz sert, biraz da umursamazdı. O... Yavuz Han Yıldırım. Benim altı senedir garip hisler taşıdığım adamdı.

     Hayır, sakın yanlış anlamayın. Abi dediğin adama nasıl o gözle bakarsın dediğinizi duyar gibiyim. Tamam, biz beraber büyümüş olabiliriz. Ama her zaman aramızda bir mesafe vardır. O çok dindar (ciddiye almanızı önermem ~yazar notu) bir adamdır. Gerçekten.

     Yakışıklıydı. Ama bu onun dindar olmadığını göstermezdi. Belli sınırları vardı. Hem de kalın sınırları vardı. Siz bunu isteseniz bile aşamazdınız.

     “Lina, daldın gittin!” diyen abimin sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım. Abime döndüm. “Biraz fazla çalıştım sanırım.” dedim. Abim omzumu sıvazlayarak konuştu.

     “Kendine bu kadar yüklenme. Üniversite sınavı nedir ki?” 

    “Biliyorum abi. Ama ben bir söz verdim. Mimar olacağım. Belgem ile anne ve babamın yanına gideceğim.” 

     Annem ve babam bundan yedi sene önce vefat ettiler. Ben o zaman küçüktüm. Annem ve babam ölmeden önce onlara bir söz vermiştim. Hedefimi tutturacaktım. Normalde bu kadar zorlamana ne gerek var diyeniniz olacaktır elbette. Ama Ankara gibi bir büyükşehir de yaşıyorsanız, buradan bir yer tutturmak istiyorsanız tabiki de çalışmanız gerekirdi.

     “Çalış ama kendini bu kadar yıpratma. Hem sen mimar ol, Yavuz sana yardımcı olacaktır. Değil mi kardeşim?”

     Abimin dedikleri ile hafifçe içimde bir şeyler uyanırken, Yavuz abi(!)’nin homurtusunu duyduk. Abim onun haline gülerken, ben derin bir nefes aldım. O ünlü bir mimar olmakla birlikte bu işte biraz bencildi. Kimse ile paylaşmazdı bilgilerini. Konu mesleğine gelirse onda akan sular dururdu.

     “Gerek yok abi. Hem ben eminim en iyi mimar ben olacağım.” diyerek burnumu havaya kaldırdım. Burnu havada bir tip değildim asla. Sadece bu abime ve o’na özeldi. Abim dediğim şey ile neşelenirken, koltukta geriye yaslandı. Keyif içinde mırıldandı.

     “Duydun mu kardeşim? Tabiki de Çetin Doğan’nın kardeşi en iyi mimar olacak!”

     Sinirli bir nefes sesi ile Yavuz abi(!) ‘ye döndüm. Burun kemerini sıkarak vahşi gözlerini abime yöneltti. “Beni desteklediğin için çok(!) teşekkürler kardeşim.” dediğinde, o büyülü ses tonu ile heyecanlandım.

     “Ups, Yavuz abi, sen yanlış anladın bence! Abim kardeşim dedi, kız kardeşim demedi!” dedim hafif alayla. Ne yapayım heyecanlandığımda saçmalardım. Ama bu sefer doğru yere parmak basmıştım. Aferin Lina! Ben oturduğum yerde tebessüm ederken, o homurdanarak saçlarını karıştırdı. 

     Kimi kandırıyorsun Lina! Bildiğin genişçe gülümsüyorsun. Doğru. Ben baya baya gülümsüyordum. Hem de genişçe. Abim mükemmel bir şekilde kahakaha atarak, benim saçlarımı karıştırdı. “Küsme kardeşim, sadece takılıyoruz!” diye konuştu abim yakın arkadaşına hitaben.

     Yavuz abi(!), gözünün ucuyla bana bakarak tekrar abime döndü. “Hadi sen takılıyorsun, anladım da. Şu küçük kıza malzeme veriyorsun!” Dudakları itinayla hareket ederken gülen yüzüm soldu. 

Şu küçük kız...

Bir an nefessiz kaldım. Aramızda sadece 6 yaş vardı. Bu fazla mıydı da bana küçük kız demişti? İşte bu an bir şeyi ilk defa çok iyi anladım.

Biz diye bir şey asla olamayacaktı.

Sadece küçük kız Lina ve abisinin yakın arkadaşı Yavuz Han.

!Düzeltme!

Başladık mı tekrardan. Hiç bilmiyormuşsunuz gibi okuyabilirsiniz bence:)

Neyse hadi görüşürüz🌸

Düzeltme tarihi: 16.10.2021 Cumartesi.

.
.
.
.

Herkese merhaba! Yeni bir kurgu ile buradayım. Uzun zamandır burada yoktum. Ama geri döndüm.

Ön yargılarınızı bir kenara bırakın, lütfen...

30.04.20 Perşembe
.
.
.

SEV YETER 1 - 2Stories to obsess over. Discover now