Yeni okulumun kapısında durmuş, insanlara bakıyordum.
Babamın işi nedeniyle şehir değişikliği yapmak zorunda kalmıştık. Babam mimardı annem ise meçhul annem beni 3 yaşında bırakıp gitmişti.
Annemin yüzünü dahi hatırlamıyorum. Babam annem konusunda konuşmayı yasaklamıştı tek bildiğim babamı başkasıyla aldattığıydı. 3 yaşında bir çocuğu nasıl bırakıp gidebilmişti hala aklım almıyor.

Daldığım düşünceler zilin çalmasıyla dağıldı.

Koridorda sınıfa doğru ilerliyordum insanların gözü üstümde olduğuna yemin dahi edebilirim. Sonuçta "yeni kız" kavramına giriyordum. Kafamı kaldırıp baktığımda sınıfıma gelmiştim 11\C

Sınıfa girdiğimde herkes kendi halindeydi dikkat çekmediğim için mutluydum. En arka sıra boştu oraya oturmaya karar verdim ve ayaklarımı hemen harekete geçirip en arka sıraya yol aldım.

Çok sürmeden sınıfa hoca girdi ve klasik olarak yeni geldiğim için tanışma faslı vardı. inanın nefret ediyorum böyle seylerden.
Biraz konuşma yaptıktan sonra sıra bana gelmiş benim kendimi tanıtmamı istemişti.

"Papatya Ayberk İstanbul'a babamın işinden dolayı gelmek zorunda kaldık."

Yerime oturduğumda tüm sınıf bana bakıyordu ve bundan nefret ediyordum.

Dikkatleri dağıtan sınıfın kapısının çalmasıyla içeri giren geç kalan bir öğrenciydi.

Uzun saçları, yeşil gözleri ve 1.60 boylarında bir kız girdi. Hoca'dan özür diledikten sonra sınıfta göz gezdirdi büyük ihtimalle boş sıra arıyordu, gözleri hemen yanımda ki boş olan yere kaydı gözleri bir anda çölde su bulmuş gibi parıldadı. Yanımda ki yerini alıp direk elini uzattı

"Aybüke"

"Papatya"

İçimden bir ses çok iyi anlaşıcağımızı söyledi.

Okuldan çıkalı 10 dk olmuştu ve ben hala otobüs bekliyordum sıkılmaya başlamıştım.

Biraz daha bekledikten sonra yürümeye başladım yeni taşındığımız ev okula yarım saat uzaklıkta olduğu için yürümek kötü bir fikir değildi.
Telefonumu açtığımda 4 tane bildirim vardı. Biri babamdandı "eve geç geliceğini belirtmişti." Diğerleri ise eski okulumdan bir kaç arkadaşım yeni hayatımın nasıl gittiğini soruyordu.
Telefona bakmaya devam ederken yeni gelen bildirim dikkatimi çekti

Aybüke 'den bir mesajınız var

Bildirimi açıp baktığımda "slm" yazmıştı yüzümde oluşan tebessümle hemen cvp yazdım

"Ben: slm"

Çıkışta yanıma koşturarak gelip telefon numaramı istemişti. Sınıfta yan yana oturduğumuz için çok iyi anlaşmıştık. Sınıftaki herkesi bana sırasıyla anlatmıştı, teneffüste ise yine yan yana gezmiş tanıdığı herkesle tanıştırmıştı. Bu sırada çok iyi arkadaş olmuştuk.
Normalde insanlarla bir günde bu samimiyeti kurmazdım ama onun yüzünden bile anlaşılıyordu saf olduğu.

Çantamdan kulaklığı mı çıkartmaya çalıştığımda birine çarptım. Dikkati dağınık bir insam olduğum için o an lanet ettim. Kafamı kaldırdığımda koca cüsseli çocuk elinde sigarasıyla bana bakıyordu. Elindeki sigarasını ağzına götürürken diğer elini bana uzattı ve düştüğüm yerden ayağa kaldırdı.

"Daha dikkatli olmalısın"

Sesini duyduğumda üzerimi çırpmayı bırakıp kafamı kaldırıp kafa sallayıp cevap verdim.

"Teşekkürler"

Bu da neydi şimdi teşekkürler neydi sanki sen çocuğa çarpmadın. Çocuk eline sigarasını alıp yoluna devam etti bense sadece arkasından bakıyordum. Üstünde beyaz bir sweatshirt, kot ceket, kot pantolon vardı. Güzel bir görüntü ortaya çıkmıştı. Nedense içimde tuhaf bir titreme olmuştu. Önüme dönüp yoluma devam ettim.


Ben bir yazar değilim. Sadece bunların içimde kalmasını istemedim o yüzden yazmak istedim.
Bu hikayeye son verdiğimde size bir şey açıklıyacağım benim için fazla önemli bir hikaye umarım sizde beğenirsiniz. :)

Kır Papatyası Stories to obsess over. Discover now