Sabahın erken saatlerinde her zaman
yaptığım gibi koşuya çıkmıştım. Eve
gittiğimde kahvaltı yapmaya vakit
bulamadığım için dışarıda yapmaya
karar verdim. Önüme çıkan ilk kafeye
girdim ve cam kenarında ki bir masaya
oturdum. Siparişimi verdikten sonra
telefonumu elime alıp bugün şirkette
yapacaklarımı gözden geçirmeye
başladığım sırada kahvaltım geldi.
Kafamı telefondan kaldırıp etrafa
baktığımda o kızı görmüştüm. Gözleri
aynı ürkek ceylanlar gibi etrafı süzüyordu .
Bir an göz göze geldik. Sanki benden
yardım istiyor gibiydi. Uzun bir süre
birbirimize baktıktan sonra kafamı
masama doğru çevirip kahvaltımı yapmaya
başladım. Arada kızın olduğu masaya
doğru bakıp onun neden bana yardım
istermişçesine bakışını düşünüyordum.
Kahvaltımı bitirdikten sonra masadan kalkıp
parayı ödemek için kasaya doğru gittim.
Parayı ödeyip fişi de aldıktan sonra tekrardan
kıza baktığımda yanında bir adam vardı.
Hiç umursamadan kapıya doğru ilerledim,
tam kapıdan çıkacaktım ki içeriden gelen
bağırış sesleri ile irkildim ve arkamı döndüm.
O bağırışlar hayranlıkla baktığım kız ve
yanındaki adamdan geliyordu.
Kız: Bırakır mısın kolumu? Seninle gelmiyorum.
Adam: Geliceksin. Ben ne istiyorsam o olacak.
Kız: Seninle gelirsem eğer neler olacağını biliyorum.
Adam: Geleceksin dedim sana. Beni öylece bırakamazsın.
Kız: Ben seni sebepsiz yere bırakmadım. Babanın sana yaptırdıklarından dolayı terk ettim seni.
Adam: Ben seni gerçekten sevmiştim ve şimdi benim yaşadıklarımı sende yaşayacaksın.
Kız: Bırak kolumu?
Konuşmaları duyunca kendime engel olamadım
ve kızın kolundan tutup onun önüne geçtim.
Jimin: Kız gelmek istemiyorum işte.
Adam: Sen karışma.
Jimin: Karışırsam ne olur?
Adam: Son kez uyarıyorum sen karışma.
Jimin: Görelim bakalım ne oluyormuş.
Adamın Bana yumruk atması ile kavga
etmeye başladık. Kimse bizi durduramamıştı.
Kız bizi ayırmak için araya girdiğinde adam
onu itti ve kız yere düşerken kafasını
masallardan birinin köşesine çarptı. Kızın
kafasını çarptığını gören adam hızla kafeden
ayrıldı. Hemen kızın yanına eğildim.
Bayılmıştı. Hemen ambulansı aradım. Kafasını
yavaşça kaldırıp dizime koyduğumda
başının kanadığını gördüm. Paniğe kapıldım.
Daha önce böyle bir durum ile karşı karşıya
kalmadığı için ne yapmam gerektiğini
bilmiyordum. 15 dakika içinde ambulans geldi.
Sedye ile taşırken "dikkat edin , yavaş götürün"
dedim. Neden böyle dediğimi bilmiyorum.
Sanki görevliler işlerini bilmiyormuş gibi
onları azarlıyordum.
Ben de onlarla birlikte hastaneye gitmiştim.
2 saat boyunca kızı görmeme izin vermemişlerdi.
yaşadığın bu durumu şirket vekilleri söylemem
gerekiyordu. Tam sekreterim arayacaktım ki
kızın telefonunu bana getirdiler." Telefonun
çalıyor isterseniz siz bir bakın" dedi. Telefon
alınca Kimin aradığını baktım. (Lalisa) yazıyordu.
" bu ismi duymuştum daha önce" düşüncelerime
bir dakika ara verip Telefonu açtım.
Lisa: jennie telefonlarımı neden açmıyorsun.
Jimin: p. Pardon
Lisa: sen kimsin, jennie nerde?
Jimin: merak etme şu an hastanede.
Lisa: ne oldu jennie'ye.
Jimin: sadece yaralandı o kadar. Önemli birşeyi yok.
Lisa: Hangi hastane.
Jimin: ********* hastanesi.
Lisa: hemen geliyoruz.
Telefonu kapattıktan sonradüşüncelerime
devam ettim. " Kızın adı jennie'miymiş?
Arayan da Lisa'ysa. Nasıl yani YG Entertainment
şirketinin stajyerleri mi ? " Telefonum çaldı
ve hemen açtım.
Tae: jimin nerdesin çalışmaya başlıycaz.
Jimin: Tae ben gelemem siz başlayın.
Tae: sen hiç kaçırmazsın bir sorun mu var?
Jimin: evet şuan hastanedeyim?
Tae: Ne? Niye hastanedesin?
Jimin: yeni çıkacak olan grup var ya.
Tae: Evet YG Entertainment şirketinin kız grubu. Eeee.
Jimin: Eeeeesi şu Jennie'yi hastaneye getirdim.
Tae: Neden?
Jimin: Başını masaya çarptı ve bayıldı.
Tae: Bekle diğerlerine de söyliyim. ( diğer BTS Üyelerine söyledi )
Bizde geliyoruz oraya konum at.
Jimin: tamam atıyorum.
Telefonu kapatıp konumu attım. Yanıma bir hemşire geldi ve içeri girebileceğimi söyledi. Hemen odaya gidip kapıyı açtım. Kapıdan yatağa 6 adım yürüdüm ve jennie'nin yanına oturdum. Elimi tuttu.
Jennie: hayatımı kurtardın.
Jimin: Nee! Be. Olmasaydım şuan burada olmayacaktın.
Jennie: Eğer sen olmasaydın ben ölmüştüm.
Tam ben konuşacakken kapı açıldı. Genel YG Entertainment şirketinin Blackpink grubu gelimişti.
Lisa: jennie iyimisin tatlım.
Jennie: iyiyim birşeyim yok.
Rosé: Emin misin?
Jisoo: iyisin dimi.
Jennie: Gerçekten iyiyim.
Lisa: Teşekkürler jimin.
Jimin: Ne yaptım ki.
( bu arada BTS' in BLACKPINK'i tanıma sebebi. Blackpink'in BTS'in konserine gitmesi ve orda tanışmaları.)
Jennie: Beni o şerefsizin elinden kurtardın.
Lisa: Bunu o pislik mi yaptı.
Jennie: Evet.
Jimin: O kim ki?
Lisa: jimin gel ben sana dışarıda anlatayım.
Jimin: peki.
//OY VERIN VE YORUM YAPIN LÜTFEN YENİ BÖLÜMÜ NE KADAR ÇOK OY VERİR VE YORUM YAPARSANIZ O ZAMAN ATICAM//
Beni eğer takip ederseniz duyurularda ne zaman yeni bölüm atacağımı ya da neden o gün hikaye atamadığımı açıklıycam.
YOU ARE READING
NOT WITHOUT YOU //Jenmin//
Mystery / ThrillerBirbirlerine ilk gördükleri anda aşık olan Jennie ve Jimin'in macera dolu hikayesi.
