Keyifli okumalar.
8 Eylül Pazar saat 20.00
Dünya'ya gelişimin günü,ayı,saati.Ve kimse bunu umursamıyor takmıyordu.Kimseden bir mesaj bir kutlama jesti alamamıştım.Bu durumu ger ne kadar takmamaya çalışsamda açıkcası çok üzülmüştüm.Annem,babam,abilerim ve küçük kardeşim.Hiçbiri kutlamamıştı.Sıkıntıyla içime derin bir nefes çekerken karşıdaki markete doğru ilerledim.Cebimdeki bir miktar parayla bir tane kek ve bir kaç tane pasta mumu aldım bir tane de çakmak.
Tekrar eski yerime dönüp banka oturdum.Mumları tek tek kekin üstüne yerleştirdikten sonra çakmakla hemsini yaktım.Keki elime alırken içimden bir dilek tuttum. "İyi ki doğdun." Deyip mumları nefesimle söndürdüm.Mumları söndürmemle birlikte yanıma biri oturdu.Yanıma oturan kişi bana sırıtıp "Mutlu yıllar." Dedi.
Akşam olduğu için ve hafiften de geç olduğu için korkarak ayağa kalktım.Ve hemen olduğum yerden uzaklaşarak koşmaya başladım.Fakat yanıma oturan kişinin beni takip ettiğini arkamda ki ayak seslerinden anlamıştım.Korkum daha çok artarken bu sefer daha hızlı koşmaya başladım.Ayak sesleri gidgide daha yakından gelmeye başlayınca,
"Dokunma bana!" diye sesimi yükselttim.Arkamdaki kişinin "Sakin ol lütfen!" dediğini duyduğumda durdum fakat ayağım kaldırım taşına takıldı ve ayağımın üstüne düştüm.
Dudaklarımdan büyük bir çığlık çıkarken gözlerim dolmuştu.Bir kaç saniye sonra yanıma çömelen ve hemen ardından ayağıma dokunan eli hissetmiştim.Başımı kaldırdığımda sokak ışığının aydınlattığı yüzle karşı karşıya geldim.
Ayağıma bakarken "Kötü görünüyor." Dedi.Gözlerim ayağıma kayarken "Nereden anladın?" diye sordum.
Elleri ayak bileğime çıkarken "Şişmiş ve morarmaya başlamış.Ayağa kalkabilecekmisin?" Dedi.Başımla onaylayıp "Evet." Dedim.
Kollarımdan tutup beni ayağa kaldırdı.Üstüne düştüğüm ayağıma bastığımda acıyla inledim.Kolumdan tutan çocuk bana bakıp "Yürüyebilecekmisin?" diye sordu.Onu başımla onaylarken adım atmaya çalıştım fakat ayağım çok acıdığı için yerimde durdum.Çocuk ayağıma bakarken "Bu böyle olmayacak." Dedi ve kolumda ki eline belime indirirken diğer elini de bacağımın altından geçirip beni kucağına aldı.
İtiraz edip beni indirmesini isteyecekken ayağımın biraz daha acımasıyla bu durumdan vazgeçtim.Çocuk beni tekrar az önce oturduğum banka getirip nazikçe oturttu.
"Bekle beni sargı bezi falan alıp geleceğim." Başımı iki yana sallarken Hayır.Buna gerek yok." Dedim.Çocuk "Sadece bekle." Diyerek yanımdan uzaklaştı. Yerimde hafifçe kıpırdanırken telefonumu cebimden çıkarıp kontrol ettim.Ne bir arama ne de bir mesaj,hiçbir şey yoktu.Hüzünle telefonumu cebime geri sokarken iyice üzülmüştüm.Bir kaç dakika sonra yanımdaki hareketlilikten geldiğini anlamıştım.
Ecza poşetindeki malzemeleri çıkarıp eline kremi aldı.Daha sonra önümde çömelip ayak bileğime sürmeye başladı kremi.Ayağımı kremin soğukluyla geri çektiğimde,başını kaldırıp "Acıdı mı?" diye sordu gözlerime bakıp.Başımı iki yana sallarken "Yok.Soğuk geldi ilk." Dedim.Başıyla onaylarken tekrar eliyle sürmeye devam etti.
Kremi sürdükten sonra eline sargı bezini alıp bileğime doladı.Işi bittikten sonra gülümsedim ve "Teşekkür ederim." Dedim.Başıyla onaylarken "Önemli değil." Dedi.
Yanıma otururken "Sen?" dedi soru sorar bir şekilde.Kaşlarım yukarı kalkarken "Ben ne?" dediğime gülümseyip "Ne yapıyorsun gecenin bu saatinde?" Omuzlarımı silkip "Hiçbir şey." Dedim.Arkasına yaslanırken "Okuyormusun?"
YOU ARE READING
Gençlik macerası
Teen FictionBelediye bankının tekinde yanlız başıma doğum günümde beklemediğim bir anda yanlızlığıma yoldaş olan bu kişinin hayatımda önemli bir yere sahip olacağını nereden bilebilirdim ki? ---- İlkin doğum gününde yalnız başına sokakta doğum gününü kutlarken...
