Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.

#1

190 17 8
                                        


Jackson Wang hayatta iki şeyiyle ünlüydü:

· Çiftleşme dönemlerinden nefret etmesi ve

· Aklına gelen çoğu fikrin kötü olması.

Vücudunun onu çiftleşmeye hazırladığını fark ettiği halde sınıfın en öndeki sıralarından birine oturmasının aklına gelen en iyi fikir olduğu söylenemezdi ama yine de yapmıştı işte. Siz onu suçlamadan söyleyeyim, bu tercihinin arkasında yatan haklı gerekçeleri vardı. Birincisi, omegaların kalbini kırmasıyla ünlü Jaebeom (ya da ondan dayak yemiş kişilerin lafına bakılırsa, çene kıran Jaebeom demek daha doğru olurdu) sınıfın en arkasında oturuyordu. Jackson onu ne kadar çekici bulursa bulsun, bugün dayak yemek istemiyordu. O yüzden sınıfın arka sıraları Bugün Nereye Otursam listesindeki seçenekler arasından silinmişti. Sınıfın orta sıraları okulun sporcu tayfasıyla dolup taşıyordu ve Jackson'ın onlardan daha çok nefret ettiği bir grup daha yoktu.

Bu yüzden Jackson seçeneklerinden elinde son kalanı tercih etmiş, en ön sıraya oturmuştu. Kıçından ter aktığına yemin edebilirdi -ama belki de akan şey ter değil, sıvısıydı? Kızışma döneminiz geldiğinde bu ikisi arasındaki ayrımı yapmak tahmin edebileceğinizden daha zor oluyordu.

Jackson sırasında rahat edebilmek için kıpırdanırken bir yandan da aptal öğretmeninin omegaların nasıl evlerinde alfalara hizmet etmek için yaratıldıklarından bahsedişini dinlemeye çalışıyordu.

Bir dakika... Ev omegası mı?

Jackson öğretmeninin sözünü bölmemek için gerçekten ama gerçekten büyük bir çaba sarf ediyordu. Bu herifin dediği şeylere canı gönülden bağlı olmasına ve sınıftaki gerizekalı alfaların onu dikkatle dinlemesine inanamıyordu. Sınıftaki tek omega olmaktan da, alfalardan da nefret ediyordu. Omegaları savunmak için yanıp tutuştuğunu yüzüne hücum eden kırmızı renkten anlamak mümkündü.

Tam ağzını açıp bir şey söyleyecekti ki, Jaebeom ondan önce davranıp konuşmaya başladı.

"Ev omegaları mı?

Jaebeom'ın ağzından kaçan alaycı gülüşü öğretmenin onun hakkında ne düşündüğünü önemsemediğinin bir göstergesiydi. Muhtemelen umurunda değil, diye düşündü Jackson. Jaebeom vaktini ceza saatleriyle geçirmeyi alışkanlık haline getirmiş öğrencilerden biriydi ne de olsa.

"Eğer birilerine köle gibi hizmet etmesi gereken kişiler varsa onlar alfalardır, omegalar değil. Alfaların ne bo- ne boş işlerle meşgul olduklarını hepimiz biliyoruz."

Kendini bok demeden son anda durdurması Jackson'ın yüzünde bir gülümseme oluşmasına neden olmuştu. Bu ilk defa bir alfanın, hem de Jaebeom gibi bir alfanın ilk defa omegaları savunduğunu görüşüydü. İçi tıpkı annesinin yaptığı yeşil çayı içtiği zamanlardaki gibi sıcak bir hisle dolmaya başlamıştı.

"Neymiş o boş işler, Bay Lim?"

Doğru ya, öğretmeni hala sınıftaydı.

"Biz," Jaebeom sınıf arkadaşlarına bakmak için bir saniye duraksadıktan sonra konuşmasına devam etti. "Etrafımızdaki alfalardan konuşmaya başlasak nasıl olur? Bu öğrencilerin yaptığı tek şey," Sağ eliyle basket takımını işaret etti. "Kocaman olan kaslı alfa vücutlarını sergileyip birinin, sizin dediğiniz gibi 'küçük tatlı omegaların', onların oltasına takılmasını beklemek, sonra da vücutlarını alfalar arzuladığı zaman göre onlara teslim etmesini istemek. Sanki omegalar o kadar aptallarmış gibi. Kim birinin sadece bedenine aşık olur ki? Omegalar aşkı, ve evet, belki de korunmayı istiyorlar ama bunun kaynağının sevgi olması gerekiyor, 'Senin sahibin bundan sonra benim.' mantığı değil. Nasıl, nasıl bu kadar aptal olabiliyorsunuz? Anlaması o kadar da zor değil." Jaebeom derin bir nefes almak için duraksadı. "Bize hak etmediğimiz bir sevgiyle bağlanıyorlar. Eski alfalar ailelerini arkalarında bırakıp giderken, omegalar çocuklarını hayatları pahasına korumak için bölgelerini asla terk etmiyorlardı. Şimdi bile -biz bu kadar iş imkanına sahipken- onlara yaptıkları ya da hayalini kurdukları işlerde asla başarılı olamayacaklarını çünkü onların evlerimizde bize hizmet etmek için yaratıldıklarını söylemekten başka yaptığımız bir şey var mı?"

prove it // jackbumStories to obsess over. Discover now