Jimin
Sabah erkenden kalkmış ve işteki ilk günüm için özenle hazırlanmaya başlamıştım.Gerçi gecede çok fazla uyuduğumu söyleyemezdim,heyecandan bir türlü uyuyamamış yatakta dönüp durmuştum.
Beyaz bir kazak,kahverengi bir ceket ve siyah kot pantolunumu giymiştim,ilk gün için hiçte fena olmadıklarına ikna olduğumda odamdan sonunda çıkabilmiştim.Büyükannem,
büyükbabam ve kız kardeşim uyuduğu için evden olabildiğince sessiz bir şekilde ayrılmıştım.Onları sabahın köründe tatlı uykularından uyandırmak istemezdim.Kız kardeşim benim aksime uykuya bir hayli düşkündü ve uyandığı zaman oldukça huysuz olurdu.Onun uyanmasına neden olup ilk iş günümde işe ondan dayak yiyerek gitmeyi kesinlikle istemiyordum,bu yüzden olabildiğince sessiz davranmıştım.
Evden dışarı çıktığımda havanın soğukluğundan dolayı hafiften titreyerek üzerimdeki kalın ceketime biraz daha sinmiştim.Pek kış insanı olduğum söylenemezdi ama pek yaz insanı da sayılmazdım.Yazın o aşırı sıcaklığı hiç bana göre değildi.Ben daha çok ilkbahar ve sonbahar insanıydım.Her iki mevsimi de ayrı bir severdim.Yaşam ve ölüm gibiydi,sonbahar ve ilkbahar belkide bu yüzden hoşuma gidiyorlardı bilmiyordum.
15 dakikalık yürümemin ardından otobüs durağına gelebilmiştim.Daha sabahın oldukça erken bir saati olduğundan durakta 3-5 insandan başka kimse yoktu.Onlarda ayakta uyuyor gibiydiler,Bu hallerine gülmek istesemde kendimi tutarak buna engel oluştum.Durakta 5 dakika kadar bekledikten sonra sonunda bineceğim otobüs gelmiş,bende beklemeden neredeyse boş olan otobüse binmiştim.
Kartımı okuttuktan sonra arkalardaki koltuklardan birinde cam kenarına oturmuştum.Otobüs hareket etmeye başladığında derin bir nefes vermiş ve kafamı cama yaslayarak geçip giden yolu izlemeye başlamıştım.
15 Dakika sonra otobüs Seul Emniyet Müdürlüğünün gerisindeki durakta durduğunda hızla otobüsten inmiş ve Emniyet Müdürlüğüne yürümeye başlamıştım.Bu arada aklıma seneye kendime bir araba almayı da not düşmüştüm.Çok iyi bir şey olmasına gerek yoktu,biraz sağlam olması,bana sürekli tamir masrafı çıkarmaması yeterliydi benim için.
Düşüncelerime karakoldan içeri girdiğimde son vermiştim.Cinayet bürosunun nerede olduğunu bilmediğimden koridorda temizlik yapan yaşlı bayana çekingence yaklaşarak hafifçe öksürüp dikkatini çekmiştim.Kadın bana kafasını kaldırıp baktığındaysa "Merhaba,Cinayet Bürosu kaçıncı katta acaba?" diye hızlıca sormuştum.Bir süre bana inceler gözlerle baksa da sonrasında derin bir nefes vererek "3.katta,sağdaki koridorda."demişti.Kadına hızlıca teşekkür ettikten sonra yanından ayrılarak sağ tarafta bulunan asansörlere yönelmiştim.Asansörün önüne geldiğimde asansörü çağırmış ve ayağımla yerde ritim tutarak asansörü beklemeye başlamıştım.Neyseki çok beklememe gerek kalmamış,asansör kısa sürede gelmişti.Hızla asansörden içeri kendimi atıp 3.katın düğmesine basmıştım.Asansör yavaş yavaş 3.kata yükselirken bende aynada üzerime son bir kez daha çeki düzen veriyordum.
YOU ARE READING
Dark Side
FanfictionPark Jimin Seul Emniyet Bürosundaki Cinayet Masasına atanan çaylak bir polisti.Jeon Jungkook ise onun oldukça huysuz,huysuz olduğu kadar da işinde başarılı ekip şefiydi. Jimin için her şey olabildiğince iyi gidiyordu,yani işinde çok fazla zorlanmıyo...
