Medya: B6 katı.
Taehyung, gözlerini hiç bilmediği bir yerde açar.
'Sen kimsin? Sen nesin?'
'Öz benliğin mi? Yoksa olmak istediğin benliğin mi?'
'Bir melek mi yoksa bir kurban mı?'
Taehyung yavaşça oturduğunu fark ettiği sandalyeden kalktı. "Burası neresi böyle?..."
Sandalyenin arkasında olan pencerede mavi ay manzarası vardı. İlgisini çekmiş olacak ki ; pencereye kadar ilerledi. "... Mavi bir dolunay. Gece vakti mi?..."
Taehyung hatırlamaya çalıştı. "Ben... Ben... Hastaneye gelmiştim." Biraz durup düşündükten sonra ekledi. "...Doğru ya, burası muayene odası gibi görünüyor." Bakışları odanın içerisinde dolanırken, tekrar birleşti gözleri mavi ay ile. 'Şu mavi ay sahte gibi hissettiriyor.' Gözlerini mavi aydan ayırıp varlığını yeni anladığı güvenlik kamerasına çevirdi. 'Bir güvenlik kamerası mı?' Ardından gözleri küçük çantasına kaydı. Kısa bir süre, içine göz gezdirdi. 'Çantamın içinde bir dikiş seti ve bir mendil var.'
"Neyse ne, her hâlükârda, acele edip annem ile babamı bulmam lazım." Seri adımlarla kapıya ilerleyip hızla kapıyı açtı. Bu sefer de beyaz bir koridor karşılanmıştı Taehyung'u. Tae, huzursuz hissetmeye başlamıştı. Nereye açıldığını bilmediği bir sürü kapı vardı."Burası benim bildiğim hastene değil."
İlerlemeye devam ederken bir yazı dikkatini çekti. "Burada duvarda yazılı bir şeyler var." Duvarda bozuk bir el yazısıyla yazıldığı belli olan yazıya yöneldi.
'Sen kimsin? Sen nesin? Bunun cevabını kendin için bulmalısın. Öz benliğin mi? Yoksa olmak istediğin benliğin mi? Bir melek mi? Yoksa bir kurban mı? Eğer kendini tanıyan biri varsa, kapılar açılacak.' Taehyung boş bakışlarla yazıyı okuduktan sonra, yazının yazılmış olduğu duvardaki kapıyı açıp düşünmeden içeriye girdi. Bu oda, kendini bulduğu odadan biraz farklıydı. Aynalarla çevrili bir odaydı. Bir masanın üzerinde bilgisayar ve tekrardan güvenlik kameraları vardı. Taehyung aynaya yaklaşıp bir süre görüntüsünü izlemişti. Masmavi gözleri, bomboş hisler barındırarak bakıyordu ona aynadan. "... Hâlâ aynı ben."
''Bilgi ekranı açılıyor.'' Taehyung sesini duyduğu bilgisayarın yanına kadar ilerledi. ''Veriler dolduruluyor.'' Bu sefer gözleri biraz da olsa merakla bakmaya başlamıştı. '' Veriler dolduruluyor. Lütfen soruları cevaplandırın. Adınız nedir?" Taehyung gözlerini birkaç kez kırpıştırdı. Ardından konuşmak için ağzını araladı."Kim Ta- Taehyung."
"Yaşınız kaç?"
"...13"
"Neden buradasınız?"
"Hastaneye geldim... Uyandığımda, buradaydım."
"Neden?"
"..."
"Neden?"
"...?"
"Neden?"
"Neden?"
"Neden?"
"Neden hastanedeydin?"
Taehyung'un gözleri yaşadığı tuhaf bir hisle açıldı. Bir adım geriye gitti. Gözlerini düzeltip başını hafifçe aşağıya eğerek ifadesiz ses tonuyla konuşmak için ağzını araladı. "Çünkü birilerinin öldüğünü gördüm. Onların öldükleri ana şahit oldum... Gözlerimin önünde..."
Taehyung konuşmak için dudaklarını yalayıp devam etti. "... Bu yüzden danışmanlık için getirildim." Metalik ses tekrardan duyulduğunda, Tae yutkunup dikkatlice dinlemeye başladı.
"Şimdi burada ne yapmak istersin?"
Kendinden emin bir ses tonuyla konuştu Taehyung. "... Burayı terk etmek istiyorum. Annemi ve babamı görmek istiyorum."
" Kayıt tamamlandı."
Metalik sesin duyulması kesildiğinde yanındaki yazıcıdan bir kağıdın çıktığını gördü. "Anahtar kart verildi."
YOU ARE READING
黑煙 || -Katliam Meleği
FanfictionTaehyung, gözlerini bilmediği bir yerde açar. " Bir melek misin? Yoksa bir kurban mı?"
