1 Bölüm

115 5 4
                                        

Karanlığın içindeki ben, karanlıktaki o gözler, annemin çığlığı ,babamın bağırışı benim haykırışım! Her şey o gün bitti işte babam annemle birlikte benim içimdeki çocuğu da öldürdü. Içimdeki, Deniz bir lodosa döndü Lodos her estiğinde denizin kıyısındaki, kumlar gözlerime kaçtı. Nefesim daraldı Annem Deniz'im babamsa lodosum oldu. Dünyanın yaklaşık %70 kısmı Deniz ya annem de benim için öyleydi. Hayatımın %70 'i Annem'di. Mezarlığın kapısında öylece dururken siyah demir parmaklıkları kavradım yapabilir miydim gidebilir miydim annemin yanına, dokunabilir miydim toprağına, bir müddet elim Demir Parmaklıkların orada kaldı yapamayacağımı anlayınca parmaklarımı yavaşça Demir parmaklıktan çektim lodosum tekrar esti yüzüme, Gözlerime Bu sefer denizin kumu değil de annemin toprağı kaçtı. Gözlerim bulanıklaştı gene, Özür dilerim anne. Yanına gelemediğim için özür dilerim, ayaklarını sürüyerek evin yolunu tuttum evin Demir kapısını zorlukla açtım ve merdivenleri çıkmaya çalıştım gene ayaklarım tutmuyor, Başım dönüyordu merdiven basamaklarının birine oturdum ve Başımı ellerimin arasına aldım. Kafamı ovuşturmaya başladım. Ilaçlarımı içmeyi unutmuştum dahası ilaçlarım bitmişti, Eczaneden almak için çıkmıştım dışarıya ama annemin yanına uğradığımda Daha doğrusu uğramaya çalıştığımda unutmuştum ilaçlarımı almayı . Ilaçlarımı almam gerekiyordu yoksa uyuyamam ve o garip sesleri tekrar duyarım Hayır onların sesini duymak istemiyorum Hemen ilaçlarımı almaya gitmeliyim. Sendeleyerek Sokağın başındaki eczaneye geldim. Eczanenin kapısını yavaşça itip. Içeri girmeye çalıştım tam içeri gireceğim sırada yine annemin Çığlık sesini duydum. Bağırarak yardım istedim eczacı kız yanıma gelip
- hanımefendi iyi misiniz?
Diye sordu
- İlaçlarım ilaçlarımı ver!
Elimdeki buruşmuş kağıdı kızı uzattım kız telaşla  elimdeki kağıdı alıp ilaçların olduğu raflara gitti.yine aynı sahne canlanıyo gözümün önünde gözümden usulca bir yaş  düştü.
Geçmiş zaman;
- Baba lütfen yapma Ne olursun
- çekil şurdan onu öldürmeliyim
- Ziya ne yapıyorsun kendine gel Çocuk korkuyor.
- Hayır hayır seni öldürmeliyim
Babam annemin üzerine iki bıçakla gidip annemi defalarca bıçakladı.

Kız beni sarsarak
- ilaçlarını getirdim hemen iç.
Dedi kızın elindeki suyu ve ilacı Ellerim titreyerek aldım kız içemeyeceği mı anladı ve bana İlacımı içirdi. Gözlerimi yavaşça kapatıp derin nefes almaya başladım ama annemin çığlıkları bir türlü durmuyor
- Anne ne olursun lütfen bağırma!
Eczacı kızın sesiyle, irkildim
- iyi misiniz?
- iyiyim, Bilmiyorum belki de değilim.
- anlamadım
- O ilaçlardan bir'er kutu verir misiniz?
- Peki ben hemen hazırlıyorum.
Oturduğum yerden kalkıp kızın yanına gittim. Ve cebimde katlanmış olan 50 lirayı çıkarıp verdim.
- Teşekkürler.
- Rica ederim.
Başım hala biraz dönsede yürümeye çalıştım, demir kapıya gelince derin bir nefes aldım. Bu kadar zor açılmak zorunda mıydı. Bir gayret kapıyı açtıktan sonra merdivenleri çıkmaya başladım. Cebimdeki anahtarı çıkartıp konta'a taktım ve çevirdim Ayakkabılarımı ayağımdan çıkarıp kapıyı kapattım. Anahtarımı bir köşeye fırlatıp, ilaçlarımı komidine koydum. Odama geçip yatağıma oturdum. Duvara bakmaya başladım. Duvara çizdiğim garip şekillere baktım kendimi kaybedip ilaçlarımı almadığım zaman duvarlara garip şeyler çiziyordum." Kanlı gözler, uzun eller ve değişik harfler." Ilaçlarımı içince sanki özme dönüyordum, psikolog gittiğimde şizofrensin demişti bana ama ben deli değildim şizofren falan değildim. Sadece yaşadığım acılar çok ağır geliyordu bana. Psikoloğun verdiği ilaçları kullanıyorum bana deli dedikten sonra bir daha gitmedim zaten Çünkü ben değil değildim. Bu ilaçlar bile işe yaramıyor, Bazen çığlıklara ,garip şekil ve canavarlara... daha fazla düşünemeyeceğimi Anladım ve yataktan kalkıp , sandalyeye astığım montumun iç cebinden, Sigaramı alıp Mutfak camının oraya gittim. Şu an evimde bir balkon olmasını diledim balkonum olsaydı daha rahat  içerdim. Mutfak camını açıp oraya güzelce yerleştim. Çakmağımı masadan alıp Çakmağın Zippo kapağını açtım. Kapağı açar açmaz, o muhteşem yakıcı ateş çıktı içinden, Sigaramı yakıp çakmağın kapağını kapattım. Derin bir duman Çektim İçime, Annem yaşasaydı çok kızardı bana. Babam içtiğinde
- canınamı,yazık değil Ziya derdi
Annem babam bu kadar düşünürken Babam neden annemi öldürdü hala anlamış değilim. Derin bir duman daha Çektim İçime, Anne lütfen kızma bana tek dostum sigara... 2 dal sigara bitirdikten sonra odama geçtim. Çizdiğim resimler sürekli gözüme çarpıyor sürekli beni rahatsız ediyor sanki ben çizmemişim gibi, zaten farkında bile olmuyorum çizdiğimin. Beni çok korkutuyor Bu Garip çizimlerim, en kısa zamanda bir ev bulup taşınmalıyım hem anılarımdan hem de bu şeylerden kurtulmalıyım.
                                  👀
Üstümü değiştirip, yatağıma uzandım, telefonumdan Alarmı kurdum Gerçi alarmdan önce kalkıyorum, uyuyamıyorum da Belki bir gün olur uyursam diye kurarım hep Gözlerimi kapatıp Uyumaya çalıştım

- Annee!,baba yapma
- Hera dışarı çık.
- Parla Hanım polisleri aradık gelirler birazdan.
- Hamdi Siz hera'yı alıp çıkın.
-Bırak beni ,anneeee !
Annemin çığlıklarıyla Gözlerimi açtım ve yanımda bana bakan iki çift iri göz gördüm. Karanlıkta parlamış iki göz ,çığlıklarım boğazımda düğümlenmiş, elim ayağım boşalmış nefesim daralmış bir şekilde ilaçlarımı bulmaya çalışıyordum. Bu da babamın bana bıraktığı izlerden biriydi. Eve geldiğimde attığım ilaçları el yordamı ile buldum. Mutfağa koşarak gidip su alıp onları hemen içtim. Gözlerim uzun bir süre kapattım. Gitmiyorlar,gitmiyorlar!
Apartmandan bağırarak Çıkıp kendimi dışarı attım. Benim bağırışları mı uyanan apartman Sakinleri söylenmeye başladı.
- Yeter be senin deliliğinyüzünden çocuklar korkuyor.
- Ben deli değilim!
Diye haykırdım resmen ev sahibim olan Necmiye Teyze beni yerden kaldırıp,
- gel kızım hadi eve çıkalım.
Dedi
Necmiye teyze nin karşı komşusu olan adam Necmiye teyze ye;
- Yarından tezi yok bu kız buradan gidecek Yeter be her gece her gece.
- Gir İçeri Ahmet Bey kimsesiz kızı ne diye Sokağa atayım.
Gel kızım
Nefes nefese kalmış bir şekilde Yukarı çıkarken anahtarımı almadığım aklıma geldi.
- Necmiye Teyze ben anahtarı almayı unuttum.
- gel kızım bugün bende kal Hem iyi görünmüyorsun.
- Necmiye teyze benim Sendeki anahtarları versen ,ben kendi evimde kalırım Sana da Rahatsızlık vermeyeyim.
- Olmaz öyle şey Sen bugün ben de kalıyorsun Hadi gel.
Saat gece 4  ve ben sadece 2 saat uyumuştum gözlerimin altı gene şişmese iyidir.
- Necmiye Teyze sana da rahatsızlık veriyorum Hep.
- olur mu hiç öyle şey güzel kızım. Dur ben sana bir bardak su getireyim.
Necmiye teyze Elinde Bir bardak su ile yanıma geri döndüğünde sanki bir şey diyecek de diyemiyor gibi gergin bir şekilde oturdu koltuğa.
- Necmiye teyze ne oldu iyi misin
- Bak kızım diyeceğim de hemen birden öyle köpürme, benim kıza bir git İnat etme sen de rahatlarsın hem, de komşular dırdır etmez bak git bi
- ama Ben deli değilim ki.
- kızım Sadece Deliler gitmiyor ki psikolog'a
- Ben uyumak istiyorum Necmiye teyze sonra konuşuruz.
Deyip konuyu bir süreliğine tozlu raflarımdan birine kaldırdım.
                                  👀
Saat altıda uyandım, gene kabus görmüştüm Necmiye teyze yanıma gelip.
- iyi misin kızım ?
Dedi
- iyi değilim Annemi çok özledim.
- Ağlama kızım hem ağlamak ağlamak getirir. Annen senin ağladığını görseydi çok üzülürdü ağlama birtanem.
Beni sulu gözlerimden öptü.
- Hadi bakalım ben gidip Kahvaltıyı hazırlayayım  Sen de elini yüzünü yıkayıp gel yanıma.
Dedi .Ben de başımı sallamakla yetindim. Necmiye teyze mutfağa doğru giderken ben de etrafı topladım aynı zamanda ,bir kadın nasıl olurdu bir başkasına böyle güzel davranabildiğini düşündüm.
Kahvaltımı etiktten sonraNecmiye teyze Teşekkür ettim. kendi evime geldim. Necmiye teyzeden aldığım anahtarla  kapıyı açtıktan sonra Direkt odama gittim. Gardolabım açıp ne giyeceğim düşündüm. Daha sonra siyah pantolonumu ve kırmızı bluzümü giymeye karar verdim.
Saçlarımı tepeden toplayıp siyah montunu ayakkabımı giyerek okulun yolunu tuttum yavaş ve isteksiz adımlarla durağın, önüne geldim otobüsü bekliyordum bir süre sonra gelen otobüse, tam binecektim ki, Akbilimi almadığım aklıma geldi.
- Hay aksi nasıl unuttum
Kendi kendime mırıldanırken arkamdaki, çocuk
- ilerleyecek misin?
Dedi
- akbilim unuttum eve geri döneceğim.
Diye geri çıkarken kolumu tuttu ve,
- Ben senin yerine basarım ,ufaklık dedi.
Bana ufaklık demesi, fazla hoşuma gitmese de zoraki bir tebessüm ile teşekkür ettim, çantamdan Cüzdanımı çıkaracağım sırada; elimi geri iterek .
- gerek yok dedi.
- Olur mu öyle şey ben vereyim.
- gerek yok dedim ya ,ufaklık
Ben de üstelemeden tekrardan göz devirerek teşekkür ettim Neden bunu ufaklık diyor ki ben ufakmıyım.
Otobüs ineceğim yerde durunca çocuğa kafamı kaldırıp, Tekrardan teşekkür ettim, oda gülümsemekle yetindi. Üniversite kapısından Tam girecektim ki babandan sonra, bana en büyük darbeyi yapan kişiyi görmemle Gözlerim Irislerinden fırlayacaktı.

Okuyucu sayısı artıktan , sonra bölümler gelecektir. 😍😘

BEN DELİ DEĞİLİM Stories to obsess over. Discover now