Uzun ve soluklu bir serüvene çıkmıştı Şita ve bügün son günüydü moskova ya veda vakti gelmişti.
Artık vatanına dönme vaktiydi 4 yıl 5 ay 3 gündür moskova da yaşıyordu aslında yaşamıyordu şita adım adım hayalerine koşuyordu her geçen gün isim yapmıştı rusya da , Rusyanın en büyük hotel zinçiri olan" Frederic hotelde" baş aşçı olarak çalışıyordu ve bugün son günüydü Şita nın son gününe yakışır bir şekilde veda ediyordu moskova ya
Motoruna binmiş sabahın saat 5'in de hotelin etrafında geziyordu birçok anısı vardı burda ve hepsi gözünün önünde canlanıyordu ama artık mutfagına dönme vaktiydi saat 05.02 di normalde 4,5 ta mutfagında olurdu çok oyalanmıştı gazı körükleyip otelin girişine sürdü her zaman dikkatli dakik biriydi Şita son derece önem verirdi zamana çünkü öyle büyümüştü Şita herşeyin bir zamanı vardı
Son kez etrafa bakarak hotel girişine sürüyordu ve etrafta moskovanın bu soguna karşı koşuya çıkan insanlar vardı normalde kendiside sabah yürüyüşüne çıkardı ama bugün veda etigi için motorla tur yapmak istedi
Motoru durdurup kaskını çıkardı ve son kez bir göz gezdirdi etrafa ve gözüne bu soguga ragmen ince çeketle çıkmış biri çarptı " bir deli daha bu soguga aldırış etmiyor " dedi ve arkasını dönüp kapıda ki valeye yani simona anahtarı attı simon ona rusça " demek yavruya veda ediyoruz bugün " dedi . oysa Şita sevmez di vedaları " hayır simon ne vedası lütfen beni oylama " dedi ve göz kırptı .
Üstünü degiştirmek için odasına dogru yol aldı . kendi kendine de düşünüyordu tartıyordu kafasında kendini kimim ben diyordu iç sesi ona sen Şita DEGİRMENCİ sin 25 yaşında 3 ay sonra 26 yaşına gireçek olan ve kariyerinin henüz başında bir aşcısın 1.60 boyu olan miyon tipli birisin be diye kendiyle dalga geçiyordu eger kendiyle dalga geçmezse ,motive etmezse hep eksik yanlarını düşünürdü ve o kadar eksikti ki .
Üstüne önlük takımını giymişti , şef bandanasını takmıştı önlügü siyah renkti tamamen, gögüs kısmının sol köşesinde 'Şef Şita DEGİRMENCİ ' yazıyordu üstünü son kez kontrol etti .
Mutfakta yerini aldı ve ekipine göz gezdirdi her zaman ki gibi ekipi çok düzenli çalışıyordu. Burada herkes birbirinin eksik yanlarını tamamlar ve bir vücüt gibi bütün olmayı bilirdi.
Çünkü mutfak ta hataya yer yoktu şu hayata ki en zor işlerden biridir insanların damak zevkine hitap etmek ve bu ekip bu işi başarıyla yerine getiriyordu.
Bu ekipteki herkes Şitanın ne kadar katı kuraları oldugunu bilirdi ama anlayışlı oldugunuda mutfaktaki herkes onu çok severdi profosyoneldi Şita bu işin ehliydi.
1 yıl 10 aydır bu otelin baş aşcısıydı daha önce hocası baş aşcı kendisi yardımcı aşcıydı hocası türkiyeye dönüş yapınca baş aşcı kendisi olmuştu zaten 16 yıllık bir mutfak geçmişi vardı şitanın ve bir mutfak nasıl yönetilir bunu en iyi Şita Degirmenci bilirdi o Gastronominin başkentinde dogmuştu onun evi mutfaktı huzuru mutfaktı o yüzden asla zorlanmamıştı ama bugün yuvasına veda ediyordu vuslatı bitiyordu.
Gözü arkada degildi Sonia geçecekti yerine o da mutfaga hakim ve gözü kara biriydi .Sonia mutfakta yemeklerin ve düzenin hakimiydi ve bu yüzden baş şeflik tamda sonia göreydi .
Ögle vakti olmuştu son hazırlıklar yerine getiriliyordu mutfakta ve tek tek yemekler taşınıyordu bugün sakindi hotel sanki şita gidecek diye bir hüzün vardı .
saat ögleden sonra 2 olmuştu ve akşam hazırlığı başlamıştı mutfakta yani son düzenlemeler ve ana yemeklerin son kontrolu ve arka bölümde yapılan taze tatlılar şita nın tatlı ile asla arası olmamıştı ve ne yazı ki olamazdı da .
YOU ARE READING
ALTANOGULLARI
Non-Fiction("Hayat ona veda etmemeyi ögretmişti ama yaşam aslında vedaların arkasında gizliydi o bunu fark edememişti") "Ve şimdi anladım ki ben onunla yazılan bu hayattı yaşamaya gelmişim dünyaya " ALTANOGULLARI O ŞİTA DEGİRMENCİ Rusya ve birçok ülke de a...
