Bölüm 1 |20:00|

73 6 0
                                        

Zara 22'sinde orta boylu, düz, kestane rengi saçlı güzel bir kızdı. Etrafındaki herkese iyi gözle bakar kötülük düşünemezdi, ayrıca bir polis memuruydu. Aayan ise Zara'nın erkek arkadaşıydı. 24'ünde, uzun boylu, buğday tenli, koyu kahverengi saçları vardı, özel bir şirkette mühendisti. Zara'nın iki ağabeyi vardı Siraç ve Miraç. Siraç 28'inde bir pilottu, uzun boylu ve sarı renkte muhteşem saçlara sahipti, eşini kendinden daha çok severdi. Eşi Nefise, 29 yaşında orta boylu, kestane renginde saçları vardı, özel bir şirkette mühendisti. İnsanlara ne sevecen ne de soğuk davranırdı, Miraç ise 30'unda bir holding sahibiydi eşi Hayat'ı ve kardeşi Zara'yı her şeyden çok önemserdi, otoriter bir yapıya sahipti, binayı ayakta tutan temelleri gibi aileyi bir arada tutardı, eşi Hayat ise 28'inde buğday tenli, sarı saçlıydı, mesleği aşçılıktı ama Miraç onun çalışma taraftarı olmadığı için o da çalışmıyordu. Zara ve Hayat çok iyi anlaşırlar, birbirine hep destek verirlerdi.
...
Nefise yarım saattir odada bir ileri bir geri mekik dokuyordu

-Olamaz dedi, olamaz bir şeyler yapmalıyım ben böyle yaşayamam...

Bunu duyan Siraç eşini arkasından kavrayıp sarıldı

-Eşimin canını sıkan konuyu öğrenebilir miyim acaba?

-Şş, şey Siraç, bbe, ben...

-Tamam seni zorlamayacağım sen ne zaman bana anlatmak istersen o zaman seni dinliyor olacağım.

Herkes öğle yemeğine oturmuştu, tam yemekler servis edileceği sırada kapıdan bir ses geldi

"Ne o yoksa bensiz mi başlayacaktınız?"

Herkes kapı tarafına baktı. Bu gelen Miraç, Siraç ve Zara'nın büyükanneleriydi! O an ev halkı büyükanneyi gördüklerine sevinse mi üzülse mi bilmiyorlardı. Büyükanne 60'lı yaşlarında iri vücutlu, uzun boylu, 1 dediğini 2 ettirtmeyen, otoriter bir kadındı. Otoritesinden dolayı ev halkı onu pek sevmezdi, lâkin bilmezlerdi ki onun otoritesinin yanında pamuk gibide bir kalbi vardı.
-Miraç oğlum o kadar yoldan geldim uşaklara çağırda bavulları yerleştirsinler.

-T, tamam büyükanne de bu bavullar ne? Yani bu 6 bavul.

Zara
-Ağabeyim haklı büyükanne gezmeye gelmek için bu kadar bavula ne gerek vardı?

-Gezmeye geldiğimi kim söyledi?

O an evi bir sessizlik sardı. Akıllarda tek bir dua vardı "Rabbim lütfen temelli gelmiş olmasın!"

-Ya evet doğru bildiniz, buraya temelli geldim!..

Bu cümle ev halkının beyninde yankılandı. Temelli geldim, temelli, temelli geldim, geldim... Başa gelen çekilirdi "HOŞ GELDİN BÜYÜKANNE" dediler hep bir ağızdan. Bavullar yerine yerleştirildi, büyükannede yemek masasına geçti, tam o sırada Zara'yı teşkilattan aradılar ve emniyette olay olduğunu söyleyerek onu çağırdılar. Zara olayı ailesine izah edip evden ayrıldı. Tam emniyete gireceği sırada en yakın arkadaşı, meslektaşı Sevda:

-Amirim bir suçlu varmış hem de suçu çok büyükmüş.

-Suçu neymiş? Kim bu suçlu?

-Aslında suçlu olan sizmişsiniz

-Nasıl yani?

-Sizin hakkınızda açılmış bir dava var hemde hırsızlıktan...

-Sevda lütfen şu olayı bana doğru dürüst anlatır mısın?

- Tamam gerçek şu ki Aayan senden şikayetçi oldu.

-Aayan? Benden?

-Sen büyük bir hırsızmışsın bugün onun kalbini çalalı 4. senenmiş ve hâla hazır ona kalbini geri vermemişsin.

KALBİMİN SESİStories to obsess over. Discover now