Açık Alan Bir savaş ve bir hayatta kalma mücadelesi.
Telsiz: Alo! Beni duyabiliyor musun? Alo.
Ben: Sen kimsin. Nereden sesleniyorsun.
Telsiz: Kartal 01. Şuan ki durumunu anlat.
Ben: Senin kim olduğunu bilmiyorum ama tek umudum sensin. Sadece ben yaşıyorum. Diğerleri öldü. Konumumu tam hatırlamıyorum ama Ukrayna'nın Kiev şehri olması lazım. Gelebilir misiniz?
Telsiz: Hayır. Gelemeyiz. Gelirsek bizde vuruluruz. Biliyorsun, Karadeniz'de de savaş var. Kendini korumaya çalış. Biz geleceğimiz zaman haber veririz. O yüzden telsizi yanına al.
Ben: Tamam. Ama yanımda fazla cephane yok. O zaman ben Kırım'a doğru gideyim.
Telsiz: Kırım'ın nerde olduğunu nereden bileceksin?
Ben: Yanımda pusula var. Ondan bakarak gideceğim. Hemen gelin.
Telsiz: Tamam. Sen oraya gelince bize haber ver. İyi şanslar. Görüşürüz.
Ben: Görüşürüz. Olamaz ben şimdi ne yapacağım. Yanımda 30 mermiden başka bir şey yok.(Dağın arkasında düşman gördüm) Eyvah dağın arkasında düşman var. Hemen onu etkisiz hale getirip onun malzemelerini almalıyım. Ama önce bu adamı halletmeliyim
Düşman: Tamam. O zaman askerlere bu müjdeli haberi vereyim. Çok sevinecekler.
1, 2, 3, 4, 5... Ah!
Ben: Bu işte bitti. Burada araçta varmış. Binelim bari.
Bu arada size hikayeyi anlatayım. ABD, Rusya'ya savaş açmıştır. Bu savaştan dolayı Türkiye NATO'da olduğu için 1 helikopter ister. Türkiye helikopteri gönderir ama helikopter giderken Bilinmeyen biri tarafından vurulur. Ama bu vuran taraf Rusya veya onun müttefikleri değildir. Helikopter düşer ve içindeki bütün mürettebat 1 kişi hariç ölür. O bir kişinin hikayesi işte tam olarak burada başlar. Bu kişinin amacı Kiev'den Kırım'a gidip oradan TSK desteğiyle çıkmaktır. Ama bu iş öyle kolay olmayacaktır. Özellikle Kırım'da çok sıkıntı çekecektir. Bu hikaye ne alaka derseniz, burada bu adam kendisini korumaya çalışır.
Ben: Of! Çok sıkıldım. Dur bir dakika! Şuradaki adam belki bana yardım edebilir. Hey adam!
Arif: Seni tanıyorum. Senin ne işin var burada. Burada garip garip işler dönüyor. Ukrayna'da büyük bir mavi kalkan var.
Ben: Yani benim olduğum helikopter aslında vurulmadı.
Arif: Aynen öyle. Hatta şuan aslında Kırım'dayız.
Ben: Ama daha demin Kiev'deydim. Nasıl olur?
Arif: Aslında sen yine Kırım'daydın ama bu kalkan ne iletişim sağlar nede düzgün konum. Pusula bile doğru göstermez. O yüzden sistemlere güvenme buralarda.
Ben: Senin yanında silah var mı?
Arif: Yok. Ama kaçış yolunu biliyorum. İstersen söyleyeyim.
Ben: Sen direkt söyle, biz de buradan kaçalım.
Arif: Tamam şu araca binelim sana yolu tarif ederim.
Araca binerler ve yola koyulurlar. Ama tahmin edemeyecekleri bir düşman vardı. Bu düşmanlar aşırı güçlüdür. Ukrayna'da öyle bir yer kurmuşlardır ki kimse yenemiyor. Ama bu 2 kişi olarak düşmanları yenmeye çalışacaktırlar. Ama başaramama riski çok yüksek.
Ben: Arif! Dur. Burada düşman var.
Arif: Hani nerde?
Ben: Bak şu tepede 4 düşman var.
YOU ARE READING
Bizi Asla Yenemezsin!
ActionYaşamla ölüm arasında bir sınır... Bu sınırı geçip geçmemek senin ellerinde...
