BÖLÜM 1

1.5K 55 371
                                        

(Yeni bi konu fırsat verip okuduğunuz için teşekkür ederim. Resim kısmında karakter isimleri bulunmakta, keyifli okumalar. destek olmayı unutmayın♡)


Çöp arabasını beklemeye başladım bunlardan kurtulmam için son gündü. Her şey planlanmıştı güzel ilerliyordu. Telefonuma gelen bildirime baktım


bilinmeyen numara : kurtulman için göz yumuyorum ;)


Kafamı telefondan kaldırdığımda o duvar yazısı ile göz göze geldim..


5ay önce


(Lara'dan)


Sonunda başarmıştım istediğim bölümde okuma fırsatı yakalamıştım. Sevdiğim insan benimleydi arkadaşlarım,ailem her şey yoluna girmişti. Özgüvenim yerine gelmişti sonunda bunun için çok çabaladım. Bilirsiniz bazı şeyleri yoluna oturtmak gerekir kulaklıklarımı takıp Spotify son çalınan (anxiety-doechii) çalıyordu. Girdiğimiz ara sokakta kendimi ritme kaptırmayı ihmal etmedim tabi ellerim havada sağa ve sola kıvırmaya başladım bi anda düzelip yürümeye devam ettim.


Bi süre sonra eve gelmiştim kapıyı açarak içeri girdim. "Lovee!" Diye seslendim gözlerimi devirip karşımda duran anneme baktım "yine mi yok?" "Yok lara". Kapıdan girdiğğm gibi geri geri çıktım telefonu elime alıp aramaya başladım. Çalıyordu ama açan yoktu. Yaşadığımız mahalle' de arkadaşlarımın evleri bir iki sokak aşağı veya yukarıdaydı. Tabii sevgilim stefan'ınında. Jack benim bilgisayar mühendisliği okuyan ve oldukça başarılı bir yardımsever diyebilirim. Evleri üst sokakta oraya doğru yürürken bi yandan Love'ı arıyordum. Love ablam. Kendi benden beş yaş büyük yirmi beş yaşında olması onun büyğk olduğu anlamına gelmiyor aslında o bi gerizekalı. Genelde içki.uy*** gece kulüpleri takılır ve asla evi düşünmez. Kendi sonunu bile.


Jack evin önünde bisikletini zincirliyordu amerika ve güzel sokakları..


"Hangi rüzgar attı seni?" Diye bir soru yöneltti. "Love" gözlerini devirip kaldırıma çöktü.


"Hiç akıllanmayacak gibi" "bu yüzden mi ayrıldın?" Diye ekledim. Cevap vermeden içeri geçti bende arkasından devam ettim.


Evin içine adımımı attığımda Jack çoktan bilgisayarının başına geçmişti. Masanın üzerinde dağınık kablolar, yanıp sönen küçük ışıklar vardı. "Her zamanki gibi..." diye mırıldandım.




"Sen hâlâ arıyor musun Love'u?" dedi gözünü ekrandan ayırmadan.


Telefonumu gösterdim. "Onuncu kez. Açmıyor. Bir terslik olmalı Jack."


"Belki de yine kulüpte, Lara. Alış artık. O böyle biri."Sesindeki umursamazlık canımı sıkmıştı.


ekranı bana çevirip lüks bir evden gelen sinyali gösterdi ve HD görüntü mobeselerden bir sofra ve bir sürü kişi vardi parti havası gibi. "Demiştim: dedi Jack. İçimde tarif edemediğim bu öfke sadece uykumu getiriyordu.

KARANLIK TESLİMAT #Wattys2025Stories to obsess over. Discover now