10 Mart 1998. Doğum tarihim. Hikayemizin başladığı yer ise Cerrahpaşa Hastanesi. Annemin rahmi açılmadığı için 19 saat mücadele vermişim dışarı çıkabilmek için. Sonunda doktorlar bebeğin hayatı tehlikede deyip annemi ameliyata almışlar ve 3470 gramlık bir bebek dünyaya gelmiş. Doğduğumda simsiyah saçlarım olduğu için hastane çalışanları peruklu bebek lakabını takmışlar bana. Babam gelmiş sonra. Annem narkozdan uyanamamış. Annemle ilgilenmiş, benim için yeni doğan sarılığı olabilir uyutmayın demişler. Uyumayayım diye bütün gece ağzımı ıslak pamuklarla silmiş. Bizimle aynı odada kalan kadının aynı gün bir erkek bebeği olmuş. Babama 18 yıl sonra gelir isteriz artık demişler. Babam Mars'tan arazi alın gelin kızımı herkese vermem demiş. Neden mi anlatıyorum bunları ? Çünkü bu hikayenin en önemli ama hiç olmayan adamını tanıtıyorum size. Babamı. Öyle bi adam ki babam, insanların hayatlarında hep dönüm noktası olmayı başarmış. Ve onu hiç tanımayan ben bile sayesinde hayata 1-0 geri de başlamışım.
Ben kim miyim ?
Ahmet Kaya'nın Serin Yayla Çiçeği...
Nazlıcan...
