BÖLÜM 9

17 3 2
                                        

"Artık bitmedi mi ben cidden çok sıkıldım. "

Büyük monitörün yanında oturan adam cevap verdi. " Sabret canım. Çok az kaldı."

"Serenanın makyajını kontrol edin.Parlamasını istemiyorum.Serena şimdi daha vahşi durman gerekecek."

Adamın verdiği emirle bir kadın telaş içinde yanıma geldi ve yüzüme bir şeyler sürmeye başladı.Bende iç çekip kaderime razı oldum.

Birkaç saat sonra çekimler henüz bitebilmişti. " Az anlayışınıza hayran kaldım." Adama sitem ederken büyük parlak stüdyoya Ethan girdi.

Yanıma gelip elini belime koydu. " Nihayet bitebilmiş canım. "

Yanağına bir öpücük kondurdum ve yönetmenle Ethan'ı tanıştırdım. " Ethan benim erkek arkadaşım.Ethan bu da tüm bu çekimlerin yönetmeni. "

El sıkıştılar. " Sizinle tanışmak bir şereftir efendim."

Ethan hafifçe gülümsedi. " Kadınımı bu kadar yormasaydınız bende aynı şeyi sizin için söyleyebilirimdim."

Görevlilerden biri bana kabinin hazır olduğunu söylediğinde reddettim.Sadece eve gitmek istiyordum.Ethanla beraber kapıdan çıkarken ceketimi üstüme geçirdim.

" Elimi tut dışarıda paparaziler var. "

Başımla onaylayıp elini tuttum ve karanlık gecedeki flaşlara doğru düzgün adımlarla yürüdük.

" Efendim birlikte misiniz?"

" Ne kadardır birliktesiniz efendim?"

" Geçen geceyle ilgili açıklama yapacak mısınız? "

"Verdiğiniz röportajla ilgili neler söyleyeceksiniz?"

" Beyefendi gizemli bir kadınla yakalanmış bu doğru mu?"

"Evlilik ne zaman efendim? "

Tüm bu soruların arasından Ethan'ın elinden güç alarak sıyrıldım.Ted bana asla cevap verme demişti.Biraz sonra biz Ethan'ın arabasına binerken birkaç koruma gelip paparazi ordusunu dağıttı.

Arabayla ilerlerken sordum. " Neden şöförü getirmedin."

" Seninle konuşmaya ihtiyacım var."

"Öyleyse konuş. "

Arabayı aniden durdurup bana baktı. " Bu ciddi bir konu Serena.Senin şımarıklığınla uğraşmak istemiyorum. Şimdi bir kere olsun sus ve dediğimi yap."

Cevap vermedim. Ethan'a ne olmuştu böyle.

Paparazileri atlattıktan sonra arabayı boş bir alana çekti. " İn hadi."

Birşey söylemeden arabadan indim ve bizi getirdiği yerde ilerledim . Büyük kayalıklar ve derin bir uçurum vardı. Ama manzara şaşırtıcı şekilde güzeldi.

Arkamdan geldiğini anlayıp ona döndüm. " Konuş bakalım. "

Başını iki yana salladı. " Bundan nefret ediyorum. "

" Ne?"

" Bana emir vermenden nefret ediyorum. " Ses tonu Ethan'a ait olamayacak kadar sertti.

Konuşmaya yeltendiğim sırada yeniden başladı. "Hayır. Sus ve beni dinle.Kurallarını okudum. Ve bu.. bu çok saçma."

Ellerini saçlarının arasından geçirdi. " Senden hoşlandığımı sanmıştım. Ne büyük yanılgı.Sen buna değmezsin."

"Ben.."

Hiddetle bana döndü. " Sus!"

"Senin kusursuz olduğunu sanmıştım. Düşünsene bu ülkede hatta dünyada kaç kişi senin sevgilin olmayı hayal ediyor. Kaç kişi seni bir kez görebilmek için ağlıyor. Sen hiç birine değmezsin!"

Orada öylece durdum ve söylediklerini sindirmeye çalışmaktan başka birşey yapamadım.

" Bu şöhretin paranın emeğinle kazanıldığını sanmıştım.Oysa sen bir fahişesin. Büyük ünlü bir fahişe. Ve biliyor musun bunu bilgisayarındaki iğrenç yazışmalardan ve görüntülerden değil kurallarından bile anlayabilirdim. Ama inanmak istedim. Sana güzelliğine inanmak istedim. "

Derin bir nefes aldı. " Seni ailemle tanıştırmak istedim. Sana hayran bir kız kardeşim var bunu biliyor musun. Ah ama hayır sen kendinden başka kimseyi düşünmezsin ki. "

Bağırarak devam etti. " Bundan sonra ne yaparsan yap. İster o aptal ilaçlarınla kendini zehirle ister alkol havuzunda boğul. İşte benim tek kuralım kameralar karşısında olduğumuz zaman dışında asla bana dokunma.Asla benimle konuşma asla!"

Donuk gözlerle ona baktım.Benden hoşlanmışmıydı.Ama artık nefret ediyordu. Aslında bende kendimden nefret ediyordum.

" Sinirliyim.Sana zarar vermeden arabaya bin."

Başımla onaylayıp arabaya bindim. Ethan bir kaç dakika arkasını dönüp manzaraya baktı. Sakinleşmeye çalışıyordu.

Arabayı çalıştırdığında hala çok sinirliydi.Yol boyunca ellerime baktım.Daha önce hiç böyle hissetmemiştim. Şey gibi utanç.

Eve geldiğimizde hiçbir şey söylenmeden odasına çıktı. Bende kendi odama çıktım. Üstümdeki çekimden kalma eşyaları çıkartıp bir gecelik giydim.Ve makyajımı temizledim. Düşünme yetimi kaybetmiştim.

Odamdan çıkıp karşı odaya Ethan'ın odasına gittim ve kapıyı hafifçe tıklattım.

" Gel Marry."

Kapıyı yavaşça araladım.Marry de kimdi?

Odaya girdiğimde Ethan arkası dönük bir şekilde oturuyordu.Vücudunu saran koyu mavi bir pijama altı giymişti. Geniş omuzları ve üstü çıplaktı. Çalışma masasına oturmuş bir şeyler karalıyordu.

" Erken geldin.Ama olsun hadi yanıma yaklaş."

Söylediklerine anlam veremeden masaya doğru yaklaştım. Şiir yazıyor gibiydi yada bir hikaye.Elimi tepkisinden korkarak yapılı omzuna koydum.

Arkasını döndüğünde yüzünde şok olmuş bir ifade vardı. "Serena?"

Hemen elimi çektim ve ellerime baktım. " Ben.."

" Sana beni rahat bırakmanı söylemiştim."

Ben geriye çekilirken o üstüme gelmeye başladı. "Artık seninle ilgilenmiyorum.Git buradan!"

Gözlerim dolmaya başladı. " Senden hoşlanıyorum Ethan lütfen.."

Sinirle beni baştan aşağı süzdü. " Seninle yatmayacağım.Odamda bir fahişeye yer yok."

"Ethan bak ben özür dilerim. Değişebilirim. Söz veriyorum ben.."

Sinirle kolumdan tuttu. " Git!"

Kendimi bir anda dizlerimin üstüne bıraktım. Dolan gözlerimden akan yaşları silmekle bile uğraşmadım.

" Serena? Sen iyi misin?"

Hayatım boyunca hiç böyle ağlamamıştım.Hiç. Hıçkırarak konuşmaya çalıştım.

"Bu..bunlar benim suçum değil. Yemin ederim. Seçim şansım yoktu. Bu hayatı istemiyorum Ethan. Lütfen.."

O da önümde diz çöküp bana sarıldı. Gerçek bir sarılma gibiydi.Sanki uzun zamandır beklenen bir şey gibi.

"Teşekkür ederim. Beni affettiğin için.. teşekkür ederim. "

Aniden çekildi ve beni boşlukta bıraktı. "Seni affedebileceğimi sanmıyorum. "

Nazikçe çenemden tutup yüzümü onunkine yaklaştırdı.

" Bir gece için ne kadar istiyorsun."

PoisonWhere stories live. Discover now