''Dostum imkansızı istiyorsun'' taehyung arkadaşının omzuna başını koyup elindeki telefona baktı. nereden baksa oluru yoktu. basit bir hayranlıktan başka birşey olmadığını savunsa da arkadaşı anlamak istemiyordu.
''Birgün tae.. birgün onun elleri benimkileri sıkıca tutacak, denizlerden bile güzel gözleri sadece bana bakacak.''
''Üzülmeni istemiyorum. kookie senin etrafında deli gibi dolaşıp onu fark etmen için herşeyi yapıyor neden görmüyorsun?''
''Ona öyle duygularım yok, benden vazgeçmesini söyle..'' arkadaşına söz hakkı tanımadan pratik odasından ayrıldı. kısa bir süre sonra menejerleri soluğu yanlarında aldı. amerikadan gelen teklifi duyduğu anda kabul etmiş hazırlıklarına başlamıştı. Grup üyeleri menejere dikkatle bakarken, adam derin bir soluk alıp konuştu.
''Çocuklar hayatınızın deneyimini yaşamak ister misiniz?'' odadaki herkes merakla birbirine baktı.
'' Elbette hyung, seni dinliyoruz''
''Amerikadan bir teklif aldık. özel konuk olarak bir programa davet ediyorlar bir kaç performans sergileyeceğiz.'' üyeler bu kez şaşkınlıkla nefeslerini tuttuklarında tae gizlice odadan çıktı. bu haberin mutlu edeceği biri vardı. yurda geldiğinde yine aynı şarkı kulaklarını doldurdu. 'look after you' jimin bıkmadan gece gündüz bu şarkıyı dinliyordu. adamın sesi cidden dinlendirici etkisine sahip diye düşündü. Sessizce kapıyı açıp başını içeri uzattı. yatağında top gibi kıvrılmış jimini gördüğünde onun için üzüldü.
''Hey '' jimin ani sesle irkildiğinde telefonunu kapattı. hafif nemli gözlerini telaşla sildiğinde gelene baktı.
''Ne oldu?''
''Sen gittikten sonra menejer hyung geldi.. bir teklif gelmiş amerikadan..'' sözünü bitiremeden jimin arkadaşının kollarını tuttu.
''Kabul etmiş mi? ha? gidiyoruz öyle değil mi?'' sesi giderek yükselirken, tae başını salladı. sulu gözlü arkadaşının gözlerinden yaşlar hızla aktığında ona sıkıca sarıldı. Sonunda Tanrı dualarına cevap vermişti.
''Bırak artık şu ağlamayı sevin biraz. kavuşuyorsun ona..'' tae gözyaşlarını silip gülümsedi.
'' Hazırlanmaya başlamalıyız dostum. hadi bana yardım et..''
****
Uzun ve yorucu geçen uçak yolculuğu sonrasında grup havalaanında oluşan kalabalıktan zorlukla kurtuldu. Asya dışındaki fanları görmek herkesi mutlu etmişti. Otele geldiklerinde lobideki küçük grubu gören jimin heyecanla tae'nin koluna yapıştı.
''Bu-burada. o burda V. B-bak.'' titreyen elini uzatmadan iki üç metre uzağındaki adamı gösterdi. diğer üyelerde ona uyup 1D üyelerine baktılar. Harry ve Liam sessizce otururken, Louis ve Niall ise biraz gürültülü şekilde konuşup gülüyordu. Jimin titrek bir nefes aldı. Rüyada olmalıydı. yıllardır hayalini kurduğu bu an'nın gerçek olduğuna inanamıyordu. louis gülerken elinin tersiyle ağzını kapatıyor, küçük omuzları titriyordu. Jimin bir sapık gibi onu izlemek istesede arkadaşları tarfından sürüklenmeye başladı.
