Büyüdüm Mü Ben Ve İzmarit Müsabakası

94 5 5
                                        

     Çalar saatin, beynime otomatik silaha taş çıkarırcasına seri bir şekilde sağladığı oklar gözlerimin açılmasına neden oluyor. Üzerimden kokuşmuş çarşafı fırlatıp ayakta gerildikten sonra yüzümü yıkamak için banyoya doğru yöneldim. Sabah ritüelim olan su dövüşünü tamamlar tamamlamaz, yatağımın başucunda duran sabah kahvaltısı için bir porsiyon sigaramı çıkarıp yaktım. Uyandığım gibi kahvaltımı boğazlarımdan, ciğerlerime indirmez isem tüm günüm aksiliklerle dolu geçiyor. Açık penceren içeriye dolan çocuk sesleri dikkatimi çekince camdan bakmak için bir kaç adım attım. Sigaram bitene kadar onları seyretme isteği içimde belirdi. Sonunun benim için pek iyi olmayacağını biliyor olsam da izleme isteğimi bastıramadım...

     Büyüdük mü? Büyüdüm mü bende artık? Belkide ben hala çocuk olarak kalmışımdır ya da hayatın verdiği yük ağır geldiğinden büyümek zoruma gitmiş bir türlü büyümek istememişimdir. İkilemler içerisinde kaybolmuş bir adamdım kendimi bildim bileli. Nedense çıkamadım bu sorunun içinden. Cevap aradım durdum senelerce, her gördüğüm çocuk sonrası, her duyduğum çocuk sesi sonrasında. Şu anda olduğu gibi aklımın beynimin içini kemirdi kendimi bildim bileli, başa sardım yine başa sardım, durmadan sardım gitti. Kontrolünü kaybedersin, şehvetle ararsın sohbetin devam eder içindeki senle, yok kabul ettim ben yıllar önce çünkü ikili yaşıyorum hayatı..

     Kabul ettim de büyüdüm mü ben artık?

     Unuttum mu, hatırlamak istemediğimden mi bilmiyorum ama yoktu zaten geçmişim, sildim her şeyi bir kalemde. Silecek bir geçmişim de yoktu. Etkisiz elemandım. Sıfır eşittir ben. Böyle derdi hep içimdeki ;

      -İkili oyna! Oynamalısın. Büyüyemezsin yoksa ona gülerken ona ağla, onu severken onla yaşa, ona doğru anlat ona yalan, bak o zaman büyüyeceksin hiç anlamadan'... 

     İçimdeki sesi dinlemeye başladıktan sonra. Herkes gibi görüntüde temiz, iyi, sözü doğru, güvenilir, dost, arkadaş, sevgili, aile, olabilmiştim. Aynı zamanda herkes gibi görüntüde uzak, pislik, kötü, yalancı, kahpe, arkadan vuran, aldatan, aileden uzak biri olabiliyorum olmaya çalışıyorum daha doğrusu. Ben kendi dediğimi yaptım her zaman ve sıkıldım hep hüsranla karşılaşmaktan. Birde şimdi hiç uzatmadan onu dinleyip deniyorum.

     Olabiliyorum da büyüdüm mü ben artık?

     Sıkıldıkça içiyorum, hatırladıkça içiyorum, sevindikçe içiyorum, üzüldükçe içiyorum ne olduğu belirsiz cevaplayamadığım her şeye içiyorum bu aralar... 

     Öyle bakıp sağa sola dalmıyorum, düşünmeden yaşamaya çalışıyorum unutarak. Unutmaya çalışarak, kötü yanlarımı görmeden herkes gibi 'bir numara benim' diyerek şimdilerde. Eskisi gibi sevmiyorum kimseyi mesela dostlarımı, ailemi, sevdiğimi, bağlanmıyorum onlarsız da yapacağımı bilerek aklımdan çıkarmadan. Korkmuyorum mesela karanlıktan, bana zarar verecek insanlardan, tanıdıklarımdan, tanımadıklarımdan, üstüne üstüne yürüyorum hepsinin! Üst üste duvarlar örüyorum, karşı duruyorum sebepsiz kesime. Soğuyorum insanlardan, git gide uzaklaşıyorum, hem onlardan hem kendimden. Usulca, sakin, derin, sessizce. Kesmiyorum kendimi uzun zamandır, bırakmıştım başkaları için acı vermeyi, başkaları adına üzülmeyi, başkalarını düşünüp, kendimi ihmal etmeyi...

     Acaba büyüdüm mü ben artık?

     Şimdi yanımda olanlar için mi ayakta kalmalıyım? Yoksa olamayanlara karşı direnmek için mi? Ya da yanımda olanlara aldırmadan düşmeli mi? Yoksa olamayanlara karşı direnemeyeceğim için mi düşmeli? İnanmazsın belki ama bunu da bilmiyorum, bunda da kararsızım, bununla ilgili de yanılmaktan korkuyorum. Tek sorum olacak boş ver bu düşüncelerimi.

      BÜYÜDÜM MÜ BEN ARTIK?   

     Sigaramın izmaritini uzağa atma yarışımda yeni müsabakaya hoş geldiniz sayın seyirciler... Evet gerildim, gerildim, parmaklarımda iyice sıkıştırdım sigarayı. Kolumu geri çekip, vücudumu ileri aldım. Vücut desteğimle elimi öne yatırarak, şık bir vuruş ile izmariti gönderiyorum. Bu yükseklikten düşmesini bekleyemeyeceğim. Başka müsabakalarda görüşmek üzere...


    ( Merhaba arkadaşlar; Uzun süredir yazımını sürdürdüğüm ( Zihin Parlama Noktası ) adlı kitabımın sonlarına yaklaşırken, buradan da farklı bir kısa hikaye ile sizlerle tanışmak istedim. Her üç veya dört günde bir yeni bölüm paylaşımı yapılacaktır. Hikayeyi okuyacak olan sizleri fazla bekletmenin bana yakışmayacağını düşünüyorum. Umarım hikayeyi ve gidişatını beğenirsiniz. Ayrıca tamamlanan her hikaye sonrasında yeni bir hikayenin başlamasıyla yazılarıma devam etme sözünü rahatlıkla verebilirim.  Aynı zamanda paylaşımına ve başka okuyuculara da ulaşmasına yardımcı olursanız sevinirim. Şimdiden teşekkürler ve iyi okumalar... )

RezidüelWhere stories live. Discover now