0.0

867 84 35
                                        

Kahvemden yudumlamaya devam ederken bir yandan da sizi izliyordum. Tam karşımda kardeşim Peyton'a sarılmış oturuyordun.
Sana baktığımı fark edip bakışlarımızı birleştirdin ve ardından gülümsedin.
Sana ve kucağında uzanan Peyton'a bakarak iç geçirdim. Çünkü iç geçirmekten başka yapabileceğim bir şey yoktu.

Lanet olsun.

Hayatımda ilk kez kız kardeşimi kıskanıyordum çünkü sana sahipti. Bense, sen hariç her şeye sahiptim Gerald.

Bu hiç adil değildi.

Senin kuzenin, benimse en yakın arkadaşım Rhinnon, size göz ucuyla bakıp hızla bana doğru yaklaştı.

"Söylemelisin Leslie. Ömrünün sonuna kadar bir köşede acı çekerek onları izleyemezsin. Bu kötülüğü kendine yapma, kızım."

Başımı iki yana sallayarak bakışlarımı parmaklarıma indirdim. Söylediğim zaman seni tamamen kaybedeceğimi ve kız kardeşimin de nefretini kazanacağımı çok iyi biliyordum. Peyton dürüstlüğüm karşısında bana bile nefret besleyebilirdi. Kim beslemezdi ki?

Seni en başta Peyton'la tanıştırdığım için kendime lanetler okumaktan gerçekten bıktım. Çünkü eğer tanışmamış olsaydınız, şu anda kucağında yatan Peyton değil ben olurdum.
Ne kadar acınası.

Düşüncelerimi okumuş gibi aniden bakışlarımızı birleştirdiğinde birbirimize endişeli bakışlar atmaya başladık. Adem elmasını hareket ettirdiğinde bakışlarımı senden kaçırdım. Sana yeniden dönüp bakarsam yanacakmışım gibi hissediyordum. Sana bakmamak için direniyordum fakat bakışların üzerimdeyken bu fazlasıyla zordu.
Bana bakıp ayağa kalkmaya çabaladın ama Peyton kucağındaki yerine daha da serildi.
Yutkunarak bana bakmaya devam ettin; bense aramızdaki bu aptalca şeye son vermek adına yanınızdan yavaşça geçip gittim. Her zaman yapmam gereken tek şey buydu. Defolup gitmek.

Shortcut To Paradise | G-Eazy Stories to obsess over. Discover now