Mükemmel geçen yılbaşının ardından Sakura, sabırsızlıkla ertesi günü beklemişti.
Sabah erkenden kalkıp Luna ile buluşacağı yere gitti. Bugün bu konuşmayı yapmaları gerekiyordu, ertesi gün herkes memleketine gidecekti.
Saat sabahın dokuzuydu, Luna'nın şimdiye kadar gelmesi gerekiyordu ama hala gelmemişti. Sakura endişelenmeye başlamıştı.
Luna akşam çok mutlu görünsede, gözlerinde anlam veremediği bir endişe vardı. Sakura ne kadar sormak istese de soramamıştı.
Aradan bir saat geçmesine rağmen hala gelen giden olmamıştı. Daha fazla beklemek istemeyen Sakura ayağa kalktı, ümitsiz bir şekilde arkasına döndü.
Arkasına döndüğünde kıyafeti uşakların kıyafetine benzeyen, beyaz saçlı biri duruyordu. Adam yavaşça Sakura'ya yaklaştı.
"Sakura Mikan siz olmalısınız?"
"Evet, benim. Buyrun?"
Adam elindeki zarfı Sakura'ya uzattı. "Bu ne?"
"Bunu size vermem için küçük hanım Luna gönderdi."
"Ne! Luna mı? Peki o nerede?"
"Şu an size bunu söyleyemem, küçük hanım öyle emretti."
"Anladım."
"Lütfen hemen okuyun. İyi günler."
"Teşekkür ederim."
Sakura adamın gitmesiyle banka geri oturdu. Zarfı açıp okumaya başladı.
"Sevgili Sakura,
Öncelikle bugünkü görüşmemize gelemediğim için çok özür dilerim. Saatlerce orada benim için beklediğin için teşekkür ederim.
Acalem olduğu için biraz kısa geçecem her şeyi, umarım beni anlarsın!
Ben, daha altı yaşındaydım. Sınıfta en zengin ve en çalışkan kişi bendim. İlk başlarda sınıftaki herkesle iyi anlaşıyordum ama zamanla hepsi bende uzaklaşmaya hatta görmemezlikten gelmeye başlamıştı.
Her seferinde cesaretimi toplayıp onlara neden böyle yaptıklarını sorsam da kimse tek kelime etmiyor sadece bana iğrenerek bakıyorlardı.
İlkokulda ilk yılım acımasız sözlerle, ufak zorbalıklar geçmişti. O yaz aileme okula gitmemek için çok direndim ama okulumuz bölgenin en iyisi ve zengin aileleri barındıran tek yer olduğu için, beni başka okula almayı kabul etmiyorlardı.
İçimde biriktirdiğim korkuyla zar zor gelmiştim okulun ilk gününe. Sınıf arkadaşlarım hemen etrafımda toplanıp, okulu terk etmem için tehtidlere başlamışlardı.
O an elimden hiçbir şey gelmediği için ellerimle kulaklarımı tıkayıp, ağlamaya başladım. Kimsenin tek bir kelimesini bile duymak istemiyordum.
Bir an herkeste bir sessizlik oldu. Kapalı olan gözlerimi açtığımda, o gözleri gördüm. Karşımızda bize umusamazca bakan Natsume'yi.
Natsume'nin arkasından öğretmenimiz de gelince herkes yerine geçti. Bende öğretmenim yüzümü görmesin diye mendile silip yerime geçtim.
Natsume sınıfta benim yanıma oturuyordu. Kimseyle konuşmuyor, sadece derslerde cevap verirken konuşuyordu. Birkaç kere Natsume'yi kendi gruplarına katmaya çalışsalar da başarısız olmuşlardı. Kızlar ise onunla konuşmak için can atıyordu ama dönüpte birkez bile onlara bakmıyordu.
Bazı kızlar beni tuvalette yine yakalamış, gitmem için ısrar ediyorlardı. O sırada kızlar tuvaletinin kapısı hızla açıldı, hepimiz şaşkınlıkla kapıda duran Natsume'ye baktık.
YOU ARE READING
SaKuRa
Teen FictionDuygular hafife alınmayacak en büyük şeydir, peki değişen ve değişmeyen duygular? Hikayemin baş karakterleri Sakura ve Natsume, Gakuen Alice animesinden alınmış olup, olaylar ve diğer kahramanlar tamamen Gakuen Alice'den bağımsızdır. Başlar biraz s...
