Svetlana- Felix acele etsene artık
Elimdekileri mutfağa bırakıp göz devirerek masanın üzerinde kalan son parçaları aldım ve geri mutfağa geçtim.
Svetlana sanki beni çalıştırmaktan zevk alıyor gibi bacak bacak üstüne atıp bana bakarken onu süzüp yanından geçerek çıktım mutfaktan.
Yaklaşık 3 bucuk senedir bu yalıda çalışıyordum, ve tabikide şu Ukraynalı anne kızla hiç bir zaman anlamamıştım. Annesi bohdana tam sinir kadındı ama ondan daha beteri o piç kızıydı.
Derin nefes verip yukarı adımlarken arkamdan koştu Svetlana ve hızla önüme geçti.
"Nereye?"
"Nereye gideceğimi sana mı soracağım?"
"Hyunjin beyin odasıyla ben ilgilenirim"
"Orasıyla yanlız benim ilgileneceğimi Hyunjin bey kaç defa sana söyleyecek?"
"Sen kendini ne sanıyorsun pardon?"
Jungsoo- Svetlana bize kahve getir
Salondan gelen sesle birlikte yüzüme gülümseme takarak yanından geçip üst kata çıktım. Tabi jungsoo bey çağırıyorsa hemen olmalıydı, o adam kadar saygılı bir başkasını asla tanımazdım.
Hızla üst kattaki son odaya geçip kapı tıklattım. İçeriden adım sesleri geldiğinde dudağımı ısırarak parmak uçlarımda havalınıp inmeye başladım
Kapıyı evin küçük çocuğu Hyunjin açmıştı ama üzerinde sadece beline sarılı havlu vardı. Yüzümdeki gülümseme gittiğinde bakışlarımı hala ıslak üst vücudunda gezdirdim.
Off şu kaslar yokmuuu!
Yüzünde sırıtış oluştuğunda kolumdan tutarak içeri çekti. Kapıyı kapatıp benide oraya yaslayıp eğilerek dudaklarıma yapışmıştı...
3 yıldır sevgilimdi bu yunan tanrısı adamm
Dudaklarımı tutkulu şekilde emdiğinde çatık kaşlarla kendimden uzaklaştırıp onu süzdüm. Ellerimi damarlar çıkan kasıklarına kadar götürüp geri omuzlarına çıkardım. Benim her bakışım onun vücudunda dolaşırken onun parlak gözleri sadece gözlerimdeydi
"Sen bu şekilde niye çıkıyorsun pardon?"
"Nasıl çıkmamı istersiniz güzellik"
"Hiç cıvatma Hyunjincim. Bu şekilde odanda bile dolaşamazsın o mikrop Ukraniyalı piçi evde dolaşırken olmaz"
"Senin geleceğini biliyordum yoksa sana ait şeyleri başkasına göstermem"
"Aferin"
Dudaklarına öpücük bırakıp yanından geçerek koltuğa oturdum. Yine odasını düzene sokmuştu hep ben geleceğim için tertemiz tutup vaktimi onunla geçirmemi istiyordu.
İlk geldiğim günlerde çorabını yukarıdaki havalandırma üzerinde buluyordum.
Önümde üzerini değiştirdiğinde titrek nefes vererek bakışlarımı ondan zorla çektim. Yine yüzünden eksik olmayan sırıtışla yanıma atlayarak elini omzuma yerleştirdi.
"Bu ne güzellik ya tanrımm"
Kokumu içine çekerek boynumdan öptüğünde kolundan ittim ama eğilip tekrar öptü
"Kafamı güzel aşkım?"
"Duşta bile aklımdasın büyü falanmı yaptın bana"
"Ha evet bağlama büyüsü yaptım sana"
"Ben razı"
Gülümsemeyle göğsüne yaslandığımda belime okşamaya başladı.
"İzin ver kovayım şu ikisini"
"Boş ver"
Dakikalarca ona yaslanarak dinlendikten sonra ismesemde kalkıp kapıya gittim.
"Yarın izin günün"
"Bana hiç öyle bakma öğlenden sonraya kadar eniştenle olacağım"
"Aaa noluyo ya hep benden önce kapıyor bu ne bu Jisung'u gebertirim ha"
"Salak. Ama saat 4 den sonra yanlız olacağım"
"Hmm öylemi"
"Hıhı"
"Hiç o kadar beklemeyelim biz o zaman"
Belime yapışıp kendisine çektiğinde aşağıdan gelen sesle göz devirdim. Hyunjin dişlerini sıkarak bırakmadığında zorla kollarının arasından çıkıp kapıyı açarak dışarı çıktım.
Svetlana- on saatir napıyorsun
"Halay çekiyorum"
Jisung- aa Felix'cim bir güzel mekan buldum
Koşarak gelip merdivenlerde duran Svetlana'yı gördüğünde ağız büzdü. Svetlana kenardan gelen Minho'yu gördüğünde hızla dikleşerek saçlarını düzeltti ve yüzüne gülümseme yerleştirdi.
Minho- güzelim ben çıkıyorum
Jisung'un yanağından öpüp Svetlana'ya bakmadan aşağı indiğinde Jisung koluma girip ona omuz atarak aşağı indi.
Jisung- herkes sinirimi bozuyor ya
"Takma ya o hep öyle."
Jisung- neyse ya yarın saat belirleriz hevesim kaçtı
O salona geçtiğinde bende mutfağa geçtim. Tam işimi halledeceğim sırada Svetlana gelip koluma yapıştı.
Svetlana- bana bak sırf Jisung beye yakınsın diye kendini bir bok sanma
"Ağzını toparla benim asabımı bozma"
Svetlana- nasıl istersem öyle konuşup davranırım
Ayh bi kız olmadan var ya seni eşşek sudan çıkmış gibi bir güzel döverdim.
Bohdana- biz çıkıyoruz felix halledersin. Gel güzelim
Sonunda yarabbim
Onlar kendi dilinde birşryler konuşarak bana bakıp uzaklaştıklarında nefes verip arkamdaki masaya oturdum. Güa benden konuştuğunuzu bilmiyorum.
Akşam üzerimi değişip ışıkları kapatarak kapıya ilerlediğimde arkadan ses geldi, jungsoo beyin sesini duyduğumda arkama döndüm.
Jungsoo- felix oğlum
"Efendim birşey mi isttediniz?"
Jungsoo- bir gün sonra misafirimiz olacak bahdana hanıma söyle güzel hazırlık yapsın
"Tabi efendim iyi geceler"
Jungsoo- şöför bıraksın seni evine
Hyunjin- ben şey yapıcam oradan şeye geçicem Felix'in şeyinin- Eee evinin önünden geçeceğim seni bırakırım
Salondan koşarak çıktığında minho bey arkadan ağız büzerek onu süzdü. Jungsoo kaşlarını kaldırarak ona baktığında elimdeki paketi çekti Hyunjin. Seni geberteceğim.
"Napıyorsunuz ben yaparım. Tekrardan iyi geceler"
Baş selamı vererek arkadaki kapıdan çıktığımda hyunjin çıktı arkamdan. Kapıdaki korumalar ona baktığında işaret etmesiyıe hızla garaja koştu bir koruma
"Delirdin mi sen hyunjin, şey ne allah aşkına"
"Aşk işte"
"Rezil olduk"
"Akşam vakti senin gibi güzelliği nasıl dışarı bırakırım ben yavrum"
"Sus biri duyacak aptal"
"Tamamdır efendimm"
----
🪷🦋🦋🪷
Yeni şey işte oku geç 🖕
YOU ARE READING
Hwang Felix / Hyunlix
FanfictionHyunjin'den intikam almak için babasıyla evlenen Felix...
