Samantha wayne
Herşey okulumuzda rastgele bir gün sınıfın kapısının ısrarla tıklatılıp sıkıcı bir duyuru yapılması ile başlamıştı.Beden hocası ve Almanca hocası ezberlemeye üşendikleri için kağıda not ettikleri okul ve okul yönetimi ile alakalı meseleleri açıklıyorlardı.
“Gençler okul tuvaletlerini temiz kullanıyoruz peçeteleri boşa harcamıyoruz”
“Siz artık onuncu sınıf oldunuz diye dokuzuncu sınıfları kantin sırasında itip kaynak yapacağınız anlamına gelmiyor saygı lazım saygı!”
“Okul bahçesine çöp atmıyoruz ve sakın tuvalette veya arka bahçede sigara içmeyin okuldan atarız!”
Beni alakadar eden hiçbir uyarı olmadığı için almanca hocasının sözleri ninni gibi hissettirmeye başlamıştı önümde yığılı olan kitapları yanımda oturan haru’ya doğru itekledim ve kolumu yastık görevi görmesi için sıraya yerleştirip uyumaya hazırlandım.Ve tam o esnada uykum yeniden bölündü.
“Gençler bu arada üç günlük bir yaz kampı olacak katılmak isteyenler öğretmenler odasına gelip formu doldursun”
Beden hocası bunu kapıdan çıkarken o kadar hızlı söylemişti ki acaba ayıp olmasın diye mi söyleyip geçti diye düşünmeden edemedim.Bazıları futbol oynamak için bazıları tuvalete gitmek için bazıları ise benim gibi öğretmenler odasına koşmak için saati kontrol edip duruyordu.
Bana etkinlik olsun yeterdi.
Okuldan uzaklaşabileceğim ve sosyalleşebileceğim her aktiviteye dünden hazırdım.En azından okulda derslerde uyuklayıp sekiz saatimi burada harcayacağıma kampta eğlenirdim.Belli ki tek bu düşüncede olan kişi ben değildim.Teneffüs zili çaldığı anda öğretmenler odasına vardım gözlerim sahte olduğu belli yeşil bitkilerle donatılmış krem gibi sanki her yerinden kitap fışkıracak gibi hissettiren odayı tarayıp Star’ı aradı.
Beş seneyi aşan bir süredir olan samimiyetimiz ortaokuldan lise 10. Sınıfa kadar uzanıyordu.Farklı sınıflarda olsak da bu ilişkimizi etkilememiş aksine kuvvetlendirmişti.Birbirimize kendi sınıflarımızda olan dedikoduları anlatıyor ve pijama partilerimize konuşacak yeni konular çıkarıyorduk.
Tahmin ettiğim gibi star’da bu kamp etkinliğini duyunca benim gibi direkt katılmaya karar vermişti herkesi ve özellikle de yaklaşık iki senedir ilgi duyduğu alexi gözetleyebileceği bir açıya oturmuş yanına da benim için yer tutmuştu.
“Naber star?”
“Harikayım sam.Bu arada Alex’te katılacakmış kampa, belki otobüste yan yana otururuz düşünebiliyor musun?”
Onun en ufak bir olay duyunca olayın devamını ve yaşanabilecek tüm olasılıkları hayal etme huyunu bildiğim için onun yanındaki sandalyeme yaslanıp diğer katılmak isteyenlerde odaya girerken yanıtladım.
“Umarım oturursunuz bacım.”
İçeri tahmin ettiğim gibi ilk lola girdi sınıfımın başkanı,onuncu sınıfların temsilcisi ve daha adını bile bilmediğim bambaşka olaylarda başarısı ve liderlikleri ile tanınan lola elbette bu etkinliği kaçırmazdı.Neden kaçırsın ki?Sonuçta CV’sine bir şey daha eklenmiş olacaktı.Madalyadan madalyaya kupadan kupaya koşan bir yarış atı gibiydi.
Lola temsilci olduğundan ötürü kapıya kamp formları ile girdi ve yanında ki bir başka okul konseyi üyesi olan Yuri’ye kağıtları dağıtması için çağrıda bulundu.Yuri çekingen bir ifade ile kağıtları onun elinden alıp herkesin önüne bir adet kağıdı mükemmel bir açı olmasına önem vererek bıraktı.
İkili kağıtları dağıtırken içeri Alex girdi ancak Alex'in peşinden giriş yapan oğlanı tanımıyordum sarı dümdüz saçlı ve sanki annesinin zoru ile giydirilmiş gibi okul formasının tüm düğmelerini iliklemiş kısa boylu bir oğlandı.Boyunun kısalığı Alex’in yanında daha da belirgin görünüyordu öyle ki 175 boylarında olan alex bile onun yanında uzun kalıyordu.
Aslında alex bir çok özelliği ile insanlara ilham veren ve imrendiren bir insandı.Aynı sınıfta olmasak bile Star’ın anlattıklarına dayanarak onun derslerinin oldukça iyi olduğunu,müzikle ilgilendiğini ve aynı zamanda biraz da futbol oynayabildiğini biliyordum.Ben bunları düşünürken yanımda oturan Alex bana hafifçe dokundu.
“Sam dolapların olduğu koridorda defterini düşürmüşsün”
Defteri bana uzatınca onun elinden alıp çantama koyarken bir yandan da merakla sordum
“Benim defterim olduğunu nereden anladın
“Senin elinde defalarca görmüştüm ve bu şekilde yazabilecek tek kişinin sen olduğunu düşündüm”
“Oh..teşekkür ederim sanırım paparazzim varmış”
Alex bunu duyunca elini açık kahverengi saçlarının arasından geçirdi ve göz devirip yanıtladı.
“Paparazzi falan değilim sadece insanları gözlemleme de iyiyim”
Sınıfın kapısı son kez açıldı önce tek işlevleri insanı zorbalamaya yarayan,dedikodu makinesi olmuş Margaret ve Margaret’ın sanki götle don gibi gezdiği Ashley girdi ikisi yine etrafa bakıp fısıldaşıp kıkırdadılar.Bu kadar dedikodu yapacak malzemeyi nasıl buluyorlar diye içimden geçirmeden edemedim..
Ve onları peşinden de haru girdi sıra arkadaşım olduğundan ötürü onu yakından tanıyordum ama pek de can ciğer bir ilişkimiz yoktu ben gevşek ağzı laf yapan ve her şeyi makaraya vuran insanlardan hoşlanmıyorum ve lee haru sanki bu özelliklerin hepsini taşımak için yaratılmış gibiydi.
“Arkadaşlar yaz kampı duyurusunu yaparken bedencinin surat ifadesini gören oldu mu resmen adam ayıp olmasın diye duyurdu”
Haru bunları dedikten sonra lola ve haru arasında kısa bir bakışma oldu.Lola mavi gözleri ile karşısındaki Haru’yu sanki öldürecek gibi süzüyordu Haru bu bakışı anlamış olacak ki Alex’in yanına bir sandalye çekti lola onu dikizlemeye devam ediyordu.
"Hocalar hakkında düzgün konuşman gerektiğinin farkında değil misin?"
“Sakin ol tatlım sadece fikir özgürlüğümü kullandım bedenciyi öldürmedim.”
Lola ile Haru arasında yaşananlardan sonra herkes onların arasında ki dinamiğe karışmamak ve göze batmamak için formu doldurmaya odaklanmıştı.Adınız soyadınız,yaşınız,sınıfınız,aile ile alakalı bir kaç soruyu hızlıca doldurdum ancak en alta beklenmedik bir soruda sıkıştırılmıştı:Kampta hangi aktiviteleri yapmak istiyorsunuz?
Bizim okulun düşüncelerimize önem verdiğini görmek çölde kutup ayısı görmek gibiydi.
Soruyu okumamın ardından acaba diğerleri hangi soruda kaldılar diye göz atmaktan kendimi alamadım.
Öyle ki star soruları doldurmuş bir yandan Alex'i dikizliyor bir yandan da kağıdın arkasındaki boş kısma eskiz yapıyordu.Alex,lola ve yuri gibi öğrenciler çoktan hepsini doldurmuş arkasına yaslanıp telefonlarına gömülmüşlerdi.Haru da ise durum biraz ters işliyor gibiydi.Kendisinin bile okuduğundan emin olamadığım yazısı ile kağıdın her yerini doldurmuş kamp aktiviteleri kısmına ise deneme sınavlarındaki paragraflar ile yarışır düzeyde bir paragraf bırakmıştı.
Kendi kağıdımdaki boş kısma geri dönüp aklıma gelen bir kaç maddeyi uçlu kalemin ucunun gelmesi için bir kaç kez zorlayıp yazmaya başladım.
-doğa yürüyüşü
-ateş başında marshmelow
-gölde yüzmek
-belki su savaşı ??
Aslında bir kaçta gülen yüz eklemeyi düşünmüştüm ama kağıdımda ki gülen yüzleri görürse Lola'nın silebileceğinden şüphelenip vazgeçtim.
Artık yalnızca eve gittiğimde daha kampa üç gün olmasına rağmen sanki hayatımın en büyük yolculuğuna gidiyormuşum edasıyla bavul hazırlığı yapmam kalmıştı.
Not:Selam!sürekli yazı yazan,tipoloji, psikoloji ile ilgilenen genç bir yazarım çok fazla kurgu yazmama rağmen ilk defa yayımlamak için cesaret buldum.🙏🏼ilerleyen bölümlerde karakterlerin devamını tanıyacak ve olaylara hızlı bir giriş yapacağız!🥳 eğer beğenirseniz lütfen destek olmayı ve yorumlarınızı belirtmeyi unutmayın tüm yorumlar dikkate alınacak ve cevaplanacaktır seviliyorsunuz❤️
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Northwest
RomanceEv her zaman bir yer değildir ev bazende kendinizi ait hissettiğiniz insanlardır benim evimse o kampta tanıştığım insanlardı..
