We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

1. Bölüm

79 7 4
                                        

Antrenman sonrası spor salonundan çıkarken güneşin batıyor olması nedensizce huzurlu hissettirmişti. Günün sonunda burkulan bileğim ile günü kapatmayı başarabilmiştim. 

Erkek antrenör pişmanlıktır.

Yaman'ın gibi bir antrenörümüzün olması biri epey zorlarken elimizden bir şey gelmediği için buna da razı geliyorduk. Bugün yaptığımız ağır idmandan sonra kimseden ses çıkmıyordu. Hepimiz adımlarımızı zorlukla atarken en sonunda Doğa sessizliği bölerek "Sahilin oradan yürüyelim bugün buralar içimi daralttı." diye isyan edince kimse itiraz etmeden yönünü değiştirdi.

Atkuyruğu yaptığım saçım başımın ağrımasına neden olurken tokayı büyük bir çabayla saçımdan ayırarak bileğime taktım. Başımda hissettiğim rahatlama ile derim bir nefes alarak tokanın sıktığı yerlere kısa bir masaj yaptım.

Ben bozulan saçlarımı düzeltirken sahilin yürüyüş yoluna çoktan varmıştık. Denizin dalga sesleri kulağımda şenlik yaratırken yüzümde gülümseme olmasına engel olamadım. 

Umay sırıtarak bana döndüğünde "Ben bunun psikolojik sıkıntılarının olduğunu söylemiştim, alın işte kendi kendine gülüyor." diye alay etmesine karşılık diğerleri de gülümserken benim yüzümdeki gülümseme de genişledi.

Hedefi ona çevirerek "Geçen gün yerle bütünleştiğin aklıma geldi de kendimi tutamadım." dediğimde bu defa herkes kahkaha atmıştı. Düşme anı gözlerimin önüne geldiğinde kendimi tutamayarak ben de onlara eşlik ettim.

En son kendimi durdurduğumda bu defa Beste "Bir de turnuvalarda düşmüş olsaydın gülmekten maça devam edemezdim." diye gülmelerinin arasından konuştuğunda tekrardan güldüm. Umay sahte bir sinirle "Durun önünüze geçeyim de bari arkamdan konuşmuş olun günahımı alırsınız." demesiyle yüzümdeki gülümseme büyüdü.

Bade sevinçle saçlarını eliyle savururken "Neyse ki yarın pazar günü de izin günümüz" dedi büyük bir mutlulukla.  Bu haline gülümserken "Fazla sevinme pazartesi günü ağır idman, çarşamba günü de turnuva var." diye hatırlatma yaptığımda isyan eden mırıltılar çıkarttı hepsi.

Biz yani ben, Bade, Umay, Beste, Doğa ve Beren sahada oynayacaktık çarşamba günü ve rakiplerimizin bizim için zorlayıcı bir yanının olmayışı bize avantaj sağlıyordu. Ben orta oyuncu, Doğa sol smaçör, Beren sağ pasör, Umay defans, Bade libero ve Beste ise pasör çaprazı olarak her zamanki gibi sahada yer alacaktık.

Ben bunları kafamda planlarken Beren büyük bir rahatlıkla "Sahanın tozunu attıracağız." dediğinde ona karşılık olarak "Sahanın tozunu yalamayalım da gerisi okeydir." diyerek üzerimdeki ters bakışlarla telefonumu cebimden çıkardım. 

Şifreyi girdiğim anda düşen aramanın kimden olduğunu anlamak çok zor olmamıştı. Annemin her gün yaptığı gibi kurallardan bahsedecek olmasını bildiğim için sessize alarak telefonumu geri cebime koydum.

Eve zamanında geleceksin İzgi.

Sözümden çıkmayacaksın İzgi.

Arkadaşlarınla görüşmeyeceksin İzgi.

Telefonun sessizde olmayacak İzgi.

Ders notların düşmeyecek İzgi.

Belli başlı kurallarından sadece birkaç tanesinin aklıma gelmesiyle yüzümü buruşturdum. 

Hiçbir zaman o kurallara uymayacak İzgi.

Kendimden emin bir şekilde adımlarımı sürdürürken bunun pek uzun sürmemesinin nedeni çarptığım kişiydi. Sendeleyerek düşeceğim sırada belimden tutan kişi yerle birleşmemi engellemişti. Gözlerimi hızla açarken benden oldukça uzun olan adam "Denge kurmayı sağlaman gerekiyor ufaklık." diyerek aceleyle uzaklaştı.

İzgi Stories to obsess over. Discover now