1.0

57 2 17
                                        

Jeongguk yeni işe başladığı restoranda mutluydu, sonuçta yemekleri bedava ve işyeri evinin yakınında, daha ne olsun isterdi ki?

Fakat executive şefi taehyung, jeongguk'un işine burnunu sokmasa belki jeongguk daha mutlu olabilirdi, yani jeongguk'un düşüncesi bu yanaydı.

"Masa 12'nin yemekleri ne durumda arkadaşlar, hadi hızlanın biraz bu kadar uyuşuk olursanız biz sizinle ne yapacağız!" Taehyung mutfağa ellerini peçete ile silerek girdi, hızla peçeteyi çöpe attı ve komi'nin yanına gitti.

"Bu böyle yapılmaz, senin steward olmadığından emin miyiz jimin?" Taehyung, jimin'e bakmadan ona kızıyor aynı zamanda da yemeği yetiştirmeye çalışıyordu. Jimin ağzını tam açtığı sırada hoseok yanlarına geldi ve jimin'in omzuna elini koydu.

"Jimin yeni yeni alışmaya çalışıyor şef, ayrıca eski iş yerinin bu kadar yoğun olmadığı kesin-" hoseok sözünü bitirmeden taehyung yemeği önündeki tezgaha koydu ve garsonların yemeğin hazır olduğunu anlayabilmesi için zile bastı. Arkasına döndü, jimin'e baktıktan sonra hoseok'a baktı.

"Hoseok, eğer jimin biraz daha böyle giderse. Sonu hiç iyi olmayacak." Taehyung, hoseok'un konuşmasına bile izin vermeden ordan ayrıldı.

Jeongguk az önce yaşanan olayı seyrederken aynı zamanda yemek yetiştirmeye çalışıyordu. Fark etmeden parmağını kesmişti. Kendisinin bile fark etmiyeceği bir şekilde gerçekleşmişti bu olay. Yemeğin tamamlandığını sanan taehyung tabağı hızla aldı ve mermer tezgaha koyup zile bastı.

Jeongguk içinden kendisinin bile tahmin edemiyeceği kadar fazla küfürler savuruyordu. Aklında bir sürü olmaması için dua ettiği düşünceler vardı. Yavaşça parmağına baktığında ise parmağının uç kısmının neredeyse tamamını kestiğini fark etmişti. "Siktir." 

Jeongguk parmağına baktığı sırada yanındaki tezgahta sesler yükseliyordu. Ortam gerici bir hâl almıştı, mutfaktı burası sonuçta. Her an her şey olabilirdi.

"Sen iyi misin amına koyayım? yarım saatir sana yer aç diye götümü yırtıyorum senin yaptığına bak!" Jeongguk kafasını yan tezgahındakilere çevirdiğinde bu kişinin daha yeni konuşmaya başladığı jin olduğunu fark etti. Jin elindeki mayonez tenceresini sert bi şekilde metal tezgaha vurdu. "Ben ne yapıyorum sanıyosun orospu çocuğu." Yoongi önündeki tabağı süslemeyi bırakıp tamamen jin'e dönmüştü.

Jeongguk yan tezgahındaki yükselen sesleri susturabilmek uğruna yanlarına gitmişti. "Arkadaşlar sakin olun, sadece yemek yapıyorsunuz. Olmazsa tekrardan yaparsınız. Ayrıca jin sen benim yanımda çalışabilirsin, namjoon bu gün gelmedi nasıl olsa." Jeongguk ortamı yumuşatmaya çalışırken jin'in arkasında taehyung belirmişti. Taehyung bir yoongi'ye bir jin'e birde jeongguk'a bakıyordu.

"Ne bağrıyosunuz amına koyayım? Neyi aranızda çözemediniz?" Sinirini bastırarak konuşmuştu taehyung, sinirini bastırırken bike sinirliydi. Bir insanın bu kadar sinirli olması sağlığına zararlı olmalıdır diye düşünmüştü jeongguk. Yoongi bir anlığına taehyung'a döndü, sinirli olduğu her halinden belliydi. İşaret parmağını jin'in omzuna bastırdı. "Bu siktiğimin cahiline bir şey der misin taehyung? Burda işimin olduğunu bildiği halde yer açmam için yarım saatir beni zorluyor." Taehyung derin bir nefes aldı ve burnunu sertçe ovuşturdu.

Jeongguk yoongi ve jin'in omzunu sertçe tuttu bu sefer. "Gençler tamam, bu sorununuzu sonra çözersiniz. Yoğunluğun ortasında kavga etmenin sırası değil." Jin göz devirmişti, yoongi ise parmağını jin'in omzundan çekti ve önündeki tabağı süslemeye devam etti.

Taehyung yanlarından hızlıca ayrılmıştı. Jin ise boş gördüğü herhangi bir metal tezgaha geçmişti. Ortam birazcıkta olsa gerginlikten arındığında jeongguk hızlı adımlarla soğuk hava deposuna ilerledi, fazla strese alışık değildi fakat üstesinden gelmeye çalışıyordu. Sonuçta hayalindeki iş buydu. Yıllarını adadığı bu bölüme stresten dolayı bırakmak asla istemiyordu.

This is my kitchen. -TaekookHistórias para pegar e não largar. Descubra agora