yirmi altıncı bölüm

3.4K 650 170
                                        



insta ᥫ᭡. llarendiaz

˃˂  bölüm şarkımız : yara, kalben
˃˂ güzelce okuyun balım, bolca yorumlarınızı güzel oyunuzu ve takibinizi bekliyorum!!!  ˗ˏˋˎˊ˗

˃ᴗ˂  bölüm şarkımız : yara, kalben˃ᴗ˂ güzelce okuyun balım, bolca yorumlarınızı güzel oyunuzu ve takibinizi bekliyorum!!!  ˗ˏˋ ★ ˎˊ˗

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.



🖤

Dünyaya sırt çevirmek.

Beyza'nın aklından geçenler bir ipliğin ucuna diziliydi. Öylece akıp gidiyor, en ufak sarsıntıda ise döküleceğini belli ediyorlardı.

İşte tam da o anlardan birindeydi.

Düşünceler onu istila ederken aynı zamanda birer birer iplerden atlıyor, saklanacak delik arıyorlardı.

Utkan Alp'e sırt çevirdiği dakikadan itibaren hayatındaki tüm renkler kaybolmuş, yerine eski karamsarlıkları bırakmıştı.

Dakikalardır bıkmadan yürüyor, arkasından geldiğine emin olduğu eski sevgilisine de bir kez dönüp bakmıyordu.

Burnunu çektiğinde elinin tersi ile de kurumuş yaşlarının üzerinde gezdirdi. Dağılan makyajı, bozulan saçları, yürümekten ağrıyan ayakları umrunda bile değildi. Tek derdi Utkan Alp'in çaresiz bakışlarıydı.

Giderken bile gitmek istemediğini biliyordu.

"Aynı küpeler." diye tekrar tekrar geçirdi içinden.

Bir adım ileriye gidemiyordu. Tam olarak aynı cümleyi defalarca tekrarlıyor ve hemen ardından kendi aptallığı olduğunu düşünerek o anları düşünce ipliğine geri koyuyordu.

Nazikti.

Eline aldığı her kötü düşünceye bile dikkatli yaklaşıyordu. Ucu kendisine değil de Utkan Alp'e değiyor diye dikkatle tartıyordu düşüncelerini.

Ucu Utkan Alp'e değiyor diye.

"Beni kandırmış." tek bir cümle.

On üç harf ve iki kelime. Beş heceye tüm kalp kırıklığını aynı anda sığdırıyor, rafa kaldırmak istese de asla yapamıyordu. Defalarca tekrarlıyor, yüzlerce kez kendine telkin veriyordu.

Beni kandırdı. Beni kandırdı. Beni kandırdı.

"Bana yalan söyleme demiştim."

Sinirinden önünü göremezken bir taşa takılıp düşeyazdı ama sonrasında tekrar dengesini toparlayıp aynı hızda yürümeye devam etti.

Temposu yavaş, düşünceleri ise seriydi.

"Neden inandım ki?" dedi sakince.

Öyle korku doluydu ki bu iç ses, sanki fırtına öncesi bir sessizliğin haberciliğini yapıyordu.

ARAMIZDAKİ SESSİZ TUVALWhere stories live. Discover now