1
2
3
Her üç saniyede bir tutup bıraktığım nefesimle göğsüm artık sıkışıyordu.
Bir yıl önce buraya ilk geldiğimde bu kadar ağır çalışmak yerine daha serbest idman yapardık.
Yüzbaşı Mehmet Kocağ'ın emekli olmasıyla birlikte karargâha, askeriyenin en korkunç adamı verilmişti.
Binbaşı Yaman Çakıcı.
Benim bildiğim kadarıyla bu adamın kendi ekibi vardı. Kulağıma gelen dedikodulara göre hepsi birdenbire emekli olmuştu.
Derin bir nefes alarak mekik çekmeye devam ettim. Göz ucuyla baktığımda, bakışlarım Efsun ile konuşan Yaman'a takıldı. Oldukça genç duruyordu... Peki nasıl olmuştu da tüm ekibi emekli olmuştu?
Efsun'a bir şeyler söylerken yüzünde tek bir kas bile oynamıyordu. Heykel gibiydi mübarek.
Yanımda duran Kağan can çekişir gibi sesler çıkarıyordu. Pars ise alnındaki teri umursamadan devam ediyordu.
Gürtekin, bizim sayemizde fark edilmeyeceğini umarak bırakmıştı. Baran'ın gözleri ise artık dolmuştu, neredeyse ağlayacak gibiydi.
Yüzbaşı Efsun bize, "Yazık size amına koyayım" der gibi bakıyordu. Kadının artık bakışlarından ne demek istediğini anlayabiliyordum. Harika.
"Asker, rahat!" emri gelir gelmez hepimiz kendimizi yere attık. Kısa kollu olmamıza rağmen bu Kasım ayının havasında terlemiştik. Yutkunmak bile zor geliyordu.
Gözlerimi hafifçe aralayıp karşımdaki adama baktım.
"Serbestsiniz." Efsun'un sesiyle içimize su serpilmişti adeta. Binbaşı daha fazla bir şey demeden yanımızdan uzaklaştı. Egoist herif.
"Bir saat aranız var. Sonra ortak alana gelin, görev için plan yapacağız," dedi Efsun yanımızdan geçerken. Oturur pozisyona gelip gözlerimle onu takip ettim.
Kağan'ın yanına gelmiş, hafifçe ayağıyla dürtmüştü. "Öldün mü lan?"
Kağan aldırış etmeden yerde yatmaya devam etti.
"Amınoğlu, askerlik harika." Dedi Gürtekin gülerek onun olduğu tarafa baktım.
Efsun yerdeki küçük bir taşı alıp Gürtekin'in kafasına attı. Pars ayağa kalkmış, bana elini uzatıyordu. Elinden tutup kalktım.
Hile yapıp erkenden bırakan Gürtekin'e nazaran Baran harıl harıl çalışmaktan bitkin düşmüştü; bileğindeki saate gözüm kaydı, 16.19. Siktir, bu çocukla bir buçuk saattir durmaksızın mekik mi çekiyorduk?
Tükenmiş haldeki Baran'ı koltuk altlarından tutup kaldırdım. Pars ise Kağan'ı pas geçip Gürtekin'e uzandı.
"Bırak puşt herifi. Biz bir buçuk saattir antrenman yapıyorsak o yarım saat yaptı yalnızca."
Sözlerimle Pars'ın gözleri yavaşça büyüdü. Elini tuttuğu Gürtekin'le kısa bir an bakıştı ve hile yaptığını anladığı an elini geri çekmeye çalıştı. Ama Gürtekin yüzünde muzip bir gülümsemeyle Pars'ı aniden kendine doğru çekiverdi. Pars neye uğradığını şaşırıp pat diye Gürtekin'in kucağına düştü.
VOCÊ ESTÁ LENDO
Kod adı; Hatar
Ficção GeralYüzbaşı Yaman'ın hayatı basitti: Emir ver, disiplini sağla ve her şeyi kontrol et. Ta ki timin içine, neşesiyle barutu birbirine karıştıran Karam düşene kadar. Yaman için "Hatar" (Tehlike) demek, düşman hattı demekti; ama artık Hatar, Karam'ın o her...
