1.*

5.6K 293 237
                                        

Hİ GAYS

Ups! Ten obraz nie jest zgodny z naszymi wytycznymi. Aby kontynuować, spróbuj go usunąć lub użyć innego.

Hİ GAYS

Yepyeni içinizi sımsıcak yapacak bir çerez fic ile geldim

umarım beğenirsiniz

iyi okumalar dilerim

*

"Hangi üniversiteden geçiş yaptın?" diye tok bir ses kulaklarımda çınladığında, kısa bir an donup kaldım. Sorunun bana yöneltildiğini idrak etmemle birlikte içimde yankılanan boşluğun sesi kesildi. Kirpiklerim hafifçe titredi ve daha sonra başımı yavaşça kaldırarak sesin sahibine çevirdim harelerimi.

"Daegu Üniversitesi hocam" diye konuştuğumda sesim hafifçe çatallanmıştı ama kendimi hemen toparladım. Ve karşımda duran profesörün yüzünü incelemeye başladım. Yüz hatları sertti ama hareleri, sanki her öğrencinin içini görüyormuşçasına derindi. Bu yüzden başımı hafifçe eğdim. Bakışlarımı kaçırmak istercesine, önümdeki sıraya yöneldim. Parmaklarım kendi kendine hareket etmeye başlamıştı. Uzun ve ince eklemli parmaklarımın üzerinde bir süre gezdirdim harelerimi. Titrek bir odakla şekiller çizdim ahşap yüzeye.

"Peki, neden bu üniversiteye geçiş yaptın?" diye sordu bu kez; sesi aynı sakinlikte ama merakı bu defa daha belirgin bir şekilde duyuluyordu. Ardından cümlesine "Daegu Üniversitesi oldukça köklü bir üniversitedir" diye eklediğinde bakışlarımı yeniden kaldırdım.

"Aslında en başından beri bu üniversiteyi istiyordum hocam. Ama sınavda sıralamam çok iyi gelmedi. O yüzden önce Daegu'ya gittim." diye iç geçirerek cevapladığımda başımı öne eğdim yeniden. Sesimdeki pişmanlıkla karışık kararlılığı gizlemeye çalışmadım.

"Bazı dersleri alttan almak senin için sıkıntı olmaz mı?" dedi hoca, dosyasına göz atarken. Bende profesörün sorusuyla bu kez ellerimden birini saçlarıma daldırdım. Dağınık duran perçemleri geriye doğru taradım parmaklarımla. Gözlerimi hafifçe kısıp, dudaklarımı araladım.

"Ben hırslı biriyim" diye kısa bir yanıt verdiğimde profesör, dudaklarını birbirine bastırdı, alnındaki kaşlar hafifçe kalktı. Göz göze geldiğimiz o kısacık anda ise onayladığını hissettim. Sonra başını çevirip tahtaya döndü ve derse kaldığı yerden devam etti.

Tam o sırada sağ omzumda hafif bir dokunuş hissettim. Refleksle başımı çevirdiğimde ise yanımdaki çocuğun hareleri ile kendi kahverengiliklerimi buluşturdum. Sarı saçları ışığı yansıtıyor, neredeyse altın gibi parlıyordu. Dolgun dudakları ise hafifçe aralanmıştı ve suratında iç ısıtan bir gülümseme vardı. Tatlı, neredeyse çocuksu bir güzelliğe sahipti.

"Ben Jimin" diyerek elini uzattı bana. Ses tonu ise samimi ve yumuşaktı. Adını söylerken bile gözlerinde bir sıcaklık hakimdi.

Elini kavrarken, istemsizce ben de gülümsedim.

Backstage / TaekookOpowiadania do pokochania. Odkryj je teraz