First

59 7 12
                                        

Changbin arkadaşlıklarını pekiştirmek adına kantinden aldığı keki Minho ve Jisung'a verir. Öncesinden bir iletişimleri vardır ama pek de muhteşem değil.

‎ Minho ve Jisung keki afiyetle yerler. Okul çıkışı kol kola karşıdan karşıya geçerken yolun ortasında donakalırlar. Hızını azaltamayan bir araba onlara çarpar ve mutlu sona ulaşırlar.

‎Arabanın sürücüsü tutuklanır elbet ama otopsi raporu sonucunda ikilinin asıl ölüm nedeninin yedikleri bir kekin içerisindeki zehir olduğu anlaşılır.

‎Changbin'in onlara o keki verdiğini bazı güvercinler polise fısıldar. Changbin tutuklanır ama kısa bir süre sonra o da ölür. Kendini açıklama fırsatı bulamadan, o keki kantinden aldığını söyleyemeden yok oluverir.

‎Otopsi raporunda kanında zehir bulunmuştur. Böylelikle asıl katilin Changbin olmadığı anlaşılır. O da sadece zavallı bir kurbandır.

‎Şimdi tüm polis teşkilatı katili arıyordur. Olaylardan sonra herkes çocuğunu bu ölüm okulundan almaya başlar.

‎Katilin elini çabuk tutması lazımdır. Böyle giderse okul kapanacaktır. Oysaki onun infaz listesinde daha öldürülecek çok kişi vardır.

‎Nakili henüz tamamlanmayan öğrencilerin aileleri çocuklarına bir şey olur korkusuyla onları okulda beklemektedirler.

‎Bir gün soyunma odasının önünde el yazısıyla yazılmış bir not defteri bulunur. Defterde "Bugün öldürüleceklerin listesi" başlıklı bir sayfa vardır.

‎Defteri elinde tutanlar donakalırlar. Çünkü onların isimleri de o sayfada yer almaktadır. Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarlarken bir bıçağın deriye giriş sesi yankılanır boş koridorda.

‎Öğrenciler henüz not defterini diğerlerine ulaştıramamışken oldukları yerde yığılır kalırlar. Sırtlarından bıçaklanan bu iki öğrenci Chan ve Seungmin'den başkası değildir.

‎Cesetlerin bulunmasıyla ortalık yangin yerine döner. Veliler çocuklarını alıp okuldan çıkmak isterken kapıların açılmadığı farkedilir.

‎Camlar kırılmaya çalışılır ancak okulun camları üzerine eşya fırlatılmasından bile nasibini almaz.

‎Müdür böyle bir şeyin imkansız olduğunu, camların asla bu kadar dayanıklı olmadığını söyler.

‎Kamera kayıtları incelendiğinde camların birkaç gün önceden bir gece vakti değiştirildiği görülür. Ancak kayıt dosyasında sadece o güne ait kayıtlar vardır. Ne şimdinin ne de geçmişin kayıtlarına ulaşılamaz. Üstelik kameralar ve telefonlar çalışmamaktadır. Bir şeyler sinyalin kesilmesine neden olmakta ve acil aramalara teması bile engellemektedir.

‎Herkes kendini tuzağa düşmüş gibi hisseder. Ama aslında zaten öyledir. Onlar çoktan tuzağa düşmüş, kapana kısılmışlardır.

‎Sığınakların kilitleri açılır ve dolayısıyla yiyecek sıkıntısı çekilmez. Ama yine de kimse burada olmayı istemiyordur. Hiçbir şekilde içeri giriş-dışarı çıkış mümkün değildir.

‎Camlar karartıldığından kimse içeriyi göremiyor, yardım çığlıklarını duyamıyordur. Anlaşılan katil en ince ayrıntısına kadar her şeyi düşünmüştür. Çünkü her yerde katili arayan(!) polis bile okulda olanlardan habersizdir. Ya da belki de katil bağlantılarını kullanarak polisin bu işten haberdar olmamasını sağlamıştır.

‎Bir gün okulun en üst katında; bilişim sınıfının olduğu katta, koridorda bir cinayet daha işlenir. Seviye 2, B şubesinden Hyunjin kalbinden bıçaklanmış, göğüs kafesi parçalanıp kalbi bedeninden ayrılmış halde bulunur.

‎Daha önce bu hiçbir kurbanın başına gelmemiştir. Herkes neden özellikle kalp diye düşünmektedir. Gerçi, kurbanın o güzelim yüzü paramparça edilmiştir ama herkes kalbe odaklanmaktadır niyeyse.

‎Hyunjin cinayetinden sonra okulda aşk masalları baş gösterir. Hyunjin'in eski sevgililerinden ya da onu seven, ona aşık olan hatta belki de takıntılı olan birinin Hyunjin'i ve eskiden takıldığı herkesi tek tek öldürdüğü anlatılır.

‎Düşününce bu ihtimal çok da mantıksız değildir. Çünkü ölen herkesin Hyunjinle bir bağlantısı ya da bir geçmişi olduğu herkes tarafından bilinmektedir.

‎Bu ihtimal sadece biraz eksiktir o kadar...

‎Bununla beraber aynı gün Felix de öldürülür. Arkadaş oldukları için kimse bunu yadırgamaz. Sanki yaşananlar normalmiş gibi...

‎Sanki hepsi kaderini çoktan kabullenmiş, sadece uslu uslu oturup sıranın kendisine gelmesini beklemektedir...

‎*
‎*
‎*

‎Bir gün okulun içine bir gaz dolar ve herkes yavaş yavaş gözlerini kapatır. Gözler açıldığında gaz maskeli biri tavana asılıp öldürülen velileri oradan indiriyordur.

‎Öğrenciler oturdukları yerden kalkıp ölmüş ailelerine sarılırlar. Ama artık hepsi ölmüştür işte. O esnada okulun içinde korkunç bir kahkaha duyulur. Herkesin tüyleri korkudan diken diken olmuştur. Ailelerinin ölü bedenlerine daha çok sarılırlar gözyaşları içinde.

‎Ertesi gün o gaz ve uyku yine tüm okulu kaplar. Uyandıklarında öğrencilerin ailelerinin ölü bedenleri dışarı çıkarılmıştır. Duvarda ise "Kötü kokulardan hoşlanmıyorum" yazıyordur.

‎Yerde bir not kağıdı görmüştür öğrencilerden biri. Uzanıp onu aldığında okuduklarıyla şok olmuştur. Kağıtta "Duvardaki yazı hepinizin ailelerinin kanlarının karışımıyla elde edilmiştir. Baksanıza ne kadar da güzel parlıyor :)" yazmaktadır.

‎Öğrenciler oturup hüngür hüngür ağlarlar. Ve yine o ürkünç kahkaha yankılanır koridorlarda.

‎Okul idaresi çoktan rahmetli olmuş ve cesetleri 1-2 gün sergilendikten sonra ortadan yok olmuştur. Öğretmenler odasının duvarlarındaki kanlar ve ait oldukları bedenlerin isimleri kanların üstünde yazılı olmasa öğrenciler onların hiç var olmamış olacaklarını zannedecektir.

‎Cesetler okulun hiçbir yerinde olmadığına göre kapılar açılıyor ve mutlaka dışarı çıkarılıyor olmalılardır. Bu doğrultuda öğrenciler plan kurar ve onlara gaz verilme vakti geldiğinde -artık her gün bu gaza maruz kalıyorlardı- yüzlerini sıkıca kapatarak uyumamaya çalışırlar.

‎Gaz aktarımı bittiğinde önlem alan birkaçı hariç hepsi uyumaktadır. Kapılar açılır ve giriş-çıkışların boş olduğu görülür. Öğrencilerin hepsi birden oldukları yerden kalkar ve koşmaya başlarlar.

‎Dışarıda Joker maskeli biri vardır. Hepsi oldukları yerde donakalırlar. Katil o ürkünç kahkahasını atarak maskeyi çıkarır.

‎"aaaaaaaa, parti bitmedi, henüz nereye?"

‎Bütün alaycılığı ile konuşuyordur. Öğrenciler hep bir ağızdan "Demek sendin. Nasıl da tahmin edemedik !?!"

‎Cevabını verirler. Katil konuşmaya devam eder.

‎"Bence de nasıl oldu o, sizin için bu okuldaki tek potansiyel tehdit bendim,nasıl anlamazsınız ben olduğumu?"

‎Alt dudağını büzerek alaycı ve sahte bir kırgınlıkla konuşuyordur.

‎"Hatırlar mısınız bilmem ama en başında beni öldüreceğinizi söylemiştiniz. Hani? Neden gerçekleştiremediniz bunu? Oysaki ben en son karşılaşmamızda size canınızı yakacağımı söylemiştim ve bunu yaptım."

‎"Tch tch tch, siz sözünde durmayan kötü çocuklarsınız sahiden de."

‎Katil yüzündeki sahte kırgınlığı alay dolu kocaman bir kahkahaya çevirince öğrenciler onun dikkatinin dağılmasından faydalanarak kaçmaya çalışırlar.

‎Ama en öndekinin sırtına arkadan fırlatılan bir bıçak, diğerlerine ise kurşunlar saplanır. Hepsi oracıkta ölür ve cesetleri okula taşınır.

‎Verilen gazın etkisinin geçmesiyle uyanan öğrenciler arkadaşlarının ölü bedenlerini görürler. Tabi cesetlerin yanıbaşında bulunan not kağıdını da.

‎Bu görüntü karşısında yaşadıkları hayal kırıklığı uzaktan bile açıkça seçiliyordur yüzlerinden.

‎"Bence artık saçmalamayı bırakın, kaçmayı denemeyin. Çünkü ben istemediğim sürece burdan çıkış yok :) . Zaten işim bitti sayılır. Aranızdan üç beş kişiyi de alınca geri kalanınızı serbest bırakacağım. Sadece olduğunuz yerde uslu uslu oturun." yazıyordur notta.

‎Yüksek sesle okunan yazılardan sonra herkes suspus olur. Anlaşılan o ki hala birileri ölecektir...

 Anlaşılan o ki hala birileri ölecektir

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

:)

Death School Where stories live. Discover now